Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1251 E., 2025/5908 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1251 E., 2025/5908 K. (15.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1251
Karar No
2025/5908
Karar Tarihi
15.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1251 E. , 2025/5908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/117 E., 2024/489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/195 E., 2023/266 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan 2018/12677 takip numaralı ödeme emrinin ve takibin iptaline; esas hakkında karar verilinceye kadar ödeme emrine konu icranın/işlemin yürütülmesinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde durdurulmasına, tedbirlerin/hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ödeme emrinde belirtilen tarihlerde yönetim kurulu üyeliğini yaptığını kabul ettiğini beyan ederek, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 37. maddesinin üçüncü fıkrasında da süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurum alacağına dönüşeceği ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (7061 sayılı Kanun ile değişik) (51., 102. ve 106. maddeleri hariç diğer maddelerin uygulanacağı belirtilmiştir. Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51., 102. ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanacağı, Kurumun, 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu Kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanacağı belirtilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesinde – Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.(1) Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114. maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir, denmektedir. 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ancak yapılan değişiklik ile 7061 sayılı Kanun ile değişik, 01.1.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir. 6183 sayılı Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, kamu Kurumu olan Sosyal Güvenlik Kurumuna idari icra takibi yetkisi vermektedir. Tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş Kurum alacaklarının nasıl tahsil edileceğini düzenleyen bir usul kanunudur. SGK, icra dairesine başvurusuna gerek kalmadan kendisi ödeme emri düzenleyerek takip yapabilme yetkisini haizdir. Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. HGK'nın 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir. Diğer taraftan, 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. (HGK'nın 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E. - 1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur. Eş söyleyişle, henüz ortada usulüne uygun olmayan bir tebligat dahi bulunmazken, böyle bir tebligatın gönderileceği öğrenilmiş olsa bile, bu şekilde sonraki bir tarihte yapılacak tebligata muttali olunduğunun kabulüne olanak yoktur. Usulsüz tebligatın yapıldığı tarihten sonraki bir tarihte gerçekleşen ittıla ile ancak bu tebligat geçerli sayılabilecektir. 3. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır. Buna göre; Kurum tarafından davacıya yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılması gerekir iken Vergi Usul Kanununa göre yapıldığı, tebligatın usulsüz olması nedeni ile davacının yapmış olduğu 12.06.2023 tarihli itirazın içeriğinde ödeme emirlerini öğrendiğini belirttiği ve itiraz sonrasında Kurumun cevabının 22.06.2023 tarihinde davacıya tebliğ olduğu böylelikle dava tarihine göre davanın süresinde olduğu gözetilerek mahkemece, işin esasına girilmeden hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine dair yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı