Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/15574 E., 2025/10327 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15574 E., 2025/10327 K. (19.06.2025) – Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15574
Karar No
2025/10327
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Manevi Tazminat, Tazminat, Çek, İş Kazası

10. Hukuk Dairesi 2024/15574 E. , 2025/10327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/454 E., 2020/134 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21.( Kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin devraldığı ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ... Diyaliz Merkezi'nde tekniker olarak çalıştığını, 11.02.2009 tarihinde kullandığı araçla diyaliz merkezine hasta taşırken trafik kazası yaptığını, kazada hastalardan bir kişinin öldüğünü, davacının ise ağır yaralandığını davacının davalıya ait işyerine tekniker olarak girdiğini, sonrasında görevi olmadığı halde şoför olarak çalıştırıldığını, dolayısı ile işverenin tam kusurlu bulunduğunu belirterek 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 210.000,00 TL tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile dava konusu olayda davacının Şubat 2009 tarihinde klinik aracı ile hasta taşırken asli kusurlu olarak trafik kazası yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 1 III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.05.2016 tarih 2015/639 Esas 2016/399 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 03.05.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarih ve 2016/19403 Esas 2018/5721 karar sayılı ilamı ile " .... Dava konusu olayda, davacı bakımından değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı, olayla birlikte zararın öğrenildiği ve zamanaşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu ortadadır. İş kazasının 11.02.2009 tarihinde gerçekleştiğinin iddia edildiği, ceza yargılaması kapsamında da aynı tarihin olay tarihi olarak zikredildiği ve davanın 02.12.2015 tarihinde açıldığı, bu bağlamda 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediğinin anlaşılması üzerine; Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. "gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 18.02.2020 tarih 2018/454 Esas 2020/134 Karar sayılı kararla; "Somut olayda işcinin % 100 kusurlu olduğu, dolayısı ile illiyet bağının kesilmesi nedeni ile tam kusurlu bulunan işçinin kusurlu davranışının sonuçlarından sorumlu tutulamayacağından davanın reddine ilişkin aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen18.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının asıl işinin şoförlük olmadığı, davalının davaya konu kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 439. maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde davacının tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 3 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9bb9e04891e1fb56 2ac4d0e39968c963

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı