10. Hukuk Dairesi 2024/14344 E. , 2025/1791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/129 E., 2024/13 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 1981 yılında SGK'ya giriş yaptığını, 2011/Haziran ayına kadar çalıştığını ve 01.09.2011 tarihinde emekli olduğunu, emekli olduktan sonra çalışmaya devam ettiğini ve halen çalıştığını, davacının 03.02.2008-20.06.2011 tarihleri arasında dava dışı Ergüneş İnşaat Şirketinde çalıştığını ve emeklilik nedeniyle ayrıldığını, SGK'nın hiçbir denetim ve araştırma yapmadan davacının ifadesine başvurmadan 12.12.2016 tarih, 2016/KD:131 sayılı denetmen raporuna istinaden dava dışı ... Ltd. Şti.'de çalışmalarının fiili olmadığına ve buna bağlı olarak 01.09.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının durdurulmasına karar vererek davalı şirkette çalıştığı dönemi sahte sigortalılık olarak belirttiği ve davacının emekliliğini iptal ettiğini, davacının Kuruma itiraz ettiğini, itirazının reddedildiğini beyanla usulsüz ve hukuka aykırı kurum işleminin iptali, iptal edilen çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespiti, yersiz ödeme nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemi ile işbu davayı açmıştır.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumda 1125996.01....iş yeri sicil numaralı dosyada işlem gören ... İnş. Mad. Su Hayvan. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı iş yeri ile ilgili olarak 12.12.2006 tarih ve 2016/KD:131 sayılı rapora istinaden 2008-2009-2010-2011 dönemlerinde toplam 836 günlük bildirimlerinin iptal edildiğini, aylık bağlama şartı olan 5075 günü tamamlamadığından aylık bağlandığı tarih olan 01.09.2011 tarihinden itibaren de aylığının durdurulduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi gereğince Kurum denetmen raporunun geçerli olduğunu, Kurumun denetmenlerince hazırlanan raporda davacının dava dışı işverendeki çalışmalarının gerçek olmadığının tespit edildiğini ve düzenlenen rapora istinaden toplam 836 günlük bildirimlerinin iptal edildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve hukuka uygun olduğunu beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarih, 2017/392 E., 2021/100 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2022 tarih, 2021/583 E., 2022/805 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı vekilinin sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin son fıkrasında; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren, a) 2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını, b) 4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını, c) 6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını, d) 8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını, e) 10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara 56, erkeklere 58 yaşını, doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının 02.05.2009-30.06.2009 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edilmesine yönelik tespit yerinde ise de, aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı, davacının aylık-kısmi aylık (55 yaş, 3600 prim gün sayısı ve 15 yıl sigortalılık süresi) şartları bu kapsamda değerlendirilmeli ve kısmi aylık şartlarının varlığı halinde oluşabilecek istirdata konu fark aylık tutarları usulünce belirlenip davacı istemi bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 14.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''... davacının iptal edilen hizmetleri dahil tüm hizmetlerinin 506 sayılı Kanun kapsamında olması nedeniyle, davacının kısmi aylık şartlarının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81.maddesinin "C)" bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının iptal edilen hizmetleri sonrasında toplam prim hizmet gün sayısının 4253 olduğu, 01.06.1981 tarihinde tescil edilmiş davacının 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış olması nedeniyle, davacıya 55 yaş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeme şartıyla kısmi aylık bağlanmasının mümkün olabileceği, 05.06.1965 doğumlu olan davacının, 55 yaş şartını 05.06.2020 tarihinde tamamlayacak olması karşısında, davacıya 01.09.2011 - 01.03.2017 döneminde ödenmiş aylıklar toplamı 69.751,59 TL'nin tamamının davacıdan 5510 sayılı Kanun'un 96/a fıkrası uyarınca talep edilebileceği, davalı Kurum tarafından yersiz ödeme kapsamına alınmış aylıklar toplam tutarında herhangi bir hata olmadığı ...'' kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bu durumda, bozma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporu ile hesaplamada hata olmadığı sonucuna varıldığı, 14.08.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bununla birlikte işbu davanın işverene karşı açılmadığı, yargılama aşamasında işverenin davaya dahil edilmesine karar verilmiş ise de işbu ara karardan dönüldüğü, gerekçeli karar başlığında işverenin taraf olarak yer almadığı, istinaf ve temyiz aşamasında da bu hususa değinilmediği, dolayısıyla taraf olmayan şirketin ihyasına yönelik davanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370, 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası, Geçici 81. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası, 59. maddesi hükümleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12..02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 07eb85be532dae0f 5ad9f1bec0b70950