Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/14333 E., 2025/10125 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14333 E., 2025/10125 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14333
Karar No
2025/10125
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/14333 E. , 2025/10125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2201 E., 2024/2766 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/741 E., 2022/612 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın emekli iken davalıya ait işyerinde elektrik teknisyeni olarak çalışmakta iken 03.08.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, ... sigortalının hak sahiplerine iş kazası aşlığı bağlanmadığını, sigortalının ölüm nedeninin kalp yetmezliği olduğu husunda Karaman C. Başsavcılığının 2008/4437 soruşturma, 2009/2910 Karar sayılı kararı ile karar verilmesine rağmen müteveffanın ölüm nedeninin elektrik çarpması olduğu yönünde delillerin mevcut olduğunu, müteveffanın ölümünün, işyerinde kalp yetmezliği olarak kabul edilse bile olayın iş kazası olduğunu işveren risk nazariyesi uyarınca BK 55. maddesi gereğince istihdam edenin sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olduğunu, müteveffanın eşi ve çocuklarınının ölüm nedeninin belirsizliği nedeni ile son derece üzüntüye düştüğünü eşinin psikolojik yönden çöküntüye uğradığını belirterek 5.000,00 TL maddi tazminatın müteveffanın eşi ... adına, 5.000,00 TL maddi tazminatın kızı... adına, 75.000,00 TL manevi tazminatın müteveffanın eşi ... adına, 50.000,00 TL manevi tazminatın müteveffanın küçük kızı... adına, 40.000,00 TL'nin Diler adanır adına, 40,000 TL manevi tazminatın ... adına davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı İc İçtaş vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından olayın bir iş kazası olup olmadığı yönündeki işlem tamamlanmadan davacıların iş kazasının tespiti talebiyle dava açmalarının yerinde olmadığını, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müteveffanın ölüm olayında müvekkili şirketin kastı veya kusuru da bulunmadığını, işçinin daha önce kalap ve diyabet rahatsızlığının bulunmasının bu iki hastalığın birleşmesi sebebiyle işçinin yaptığı işten bağımsız olarak kalp krizi geçirme riskinin işyeri dışında dahi her zaman mevcut olması karşısında müvekkili şirketin müteveffanın kalp krizi geçirmesinin önlenmesi konusunda alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun maddi ve manevi tazminat yönünden bir sorumluluğu bulunmadığından iş kazası tespit davası ile maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren davaların tefrik edilmesini, olay nedeniyle Karaman C. Başsavcılığının 2008/4437 soruşturma sayılı dosyasında müteveffanın ölümünün kalp yetmezliği nedeniyle meydana geldiğini, ayrıca iş kazası yönünden davacıların davasının bu konuda Kurum işlemi henüz tamamlanmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2014 tarih kararıyla; "..Mahkememizce yapılan yargılama, davacı vekilinin ve davalı vekilinin beyanları, Kurum ve işyeri kayıtları, bilirkişi raporları, C. Savcılığı dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre söz konusu vefat olayının yürütülen iş ile veya işyeri ile ilgisi olmayıp fizyolojik nedenlerle meydana gelen tabii bir ölüm olayı olduğu, iş kazası ve meslek hastalığı olarak vasıflandırılmasının mümkün olmadığı tam ve açık bir şekilde anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın ve dava içerisindeki taleplerin ayrı ayrı reddine,.." karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 12.05.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesince, ".. Mahkemece yapılacak iş; tespit davasını tazminat davasından tefrik edip ayrı esasa kaydetmek, tespit davasını tazminat davası için bekletici mesele saymak, tespit davasını sonuçlandırıp tespit davasında verilen hüküm kesinleştikten sonra çıkacak sonuca göre tazminat davasını sonuçlandırmaktır..." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına karşı direnildiğinden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2019 tarihli kararı ile "..Mahkemece, yukarıda ve bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak ve olay iş kazası sayılmak gerekirken, aksine düşüncelerle, olay iş kazası sayılmayarak direnilmesi ve davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.." gerekçesi karar bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu tarihli kararla: "..1-Davanın davalı Kurum yönünden husumet yokluğundan reddine, 2-Davanın davalı ...Ş. yönünden reddine,." şeklinde karar verilmiştir. V.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2024 tarihli kararı ile ".. dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi kusur raporunun maddi olgular, olay ve sigortalıya ilişkin veriler ile iş güvenliği mevzuatına uygun olmasına, iş kazasının meydana gelişinde tarafların herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve kusursuz sorumluluk için gerekli şartların oluşmadığının anlaşılmış olmasına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddedilmesine.." karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin davalı ...Ş. ve gerekse davalı ... yönünden vermiş olduğu karar hukuki dayanaktan yoksun olup davalı şirketin kusuru ile davaya konu olayın elektrik çarpması sonucu meydana geldiğini, bilirkişi raporunun olaya göre olmadığı, Yaklaşık 10 yol tazminat davası ve iş kazasının tespiti davası aynı esasta devam etmiştir. Dava açıldığı tarihte mahkeme ve Yargıtay uygulamasında tazminat ve iş kazasının tespiti davaları aynı esasla görülebilmekte idi. Sonradan Yargıtay bu konuda görüş değiştirmiş ve tazminat davaları ile iş kazasının tespiti davalarının ayrı esaslarda görülmesi gerektiği yönünde içtihat oluşmuştur. Nitekim dosya arasında bulunan Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2014/16038 Esas-2015/7663 Karar sayılı ve 09.04.2015 tarihli da bu yöndedir. Sonradan oluşan içtihattan dolayı müvekkiller aleyhine ve tefrik olan iş kazası tespit dosyasının tarafı olan bu dosyadan ayrılmayan Kurum lehine tazminat davasında husumet yokluğundan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesi kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Somut olayda; maddi tazminat ve Kurum hakkında açılan iş kazası tespit davası birlikte açıldığı daha sonra Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2014/16038 Esas 2015/7663 Karar sayılı ve 09.04.2015 tarihli kararına göre tazminat davası ile iş kazasının tespiti davası 24.09.2019 tarihinden itibaren ayrı esaslar üzerinden yürütülmüş olup Mahkemece Kurum hakkında açılan tespit davasının tefrikine karar verildiği halde iş bu tazminat davasında halen Kurumun davalı olarak gösterildiği bu nedenle husumetten reddine karar verildiği ve Kurum lehine vekalet ücretine takdir edildiği anlaşılmıştır. Ancak Kurum aleyhine açılan iş kazası tespit davası tefrik edildiği taraf sıfatının da tespit davasında devam ettiği bu nedenle işbu tazminat davasında taraf sıfatının bulunmadığı gözetilmeksizin hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı