Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/13613 E., 2025/10126 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13613 E., 2025/10126 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13613
Karar No
2025/10126
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/13613 E. , 2025/10126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/487 E., 2024/1388 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2023/74 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverenlikte mikser şoförü olarak çalışmakta iken 17.06.2014 günü meydana gelen iş kazasında ağır yaralandığını, müvekkilinin %40 oranında iş göremezliğinin bulunduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığın, kazanın davacı işçinin şahsi kusurundan kaynaklandığını, davacı iş sağlığı ve güvenliği yönünden eğitim verildiğini, davacının mikser şoförü olduğunu, mikserin temizliğinden sorumlu olmadığını, bu nedenle kazanın meydana geldiğini, müvekkiline atfı kâbil kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..-Davanın kabulü ile 1)Davacı için 1.000,00 TL iş gücü kaybından kaynaklı maddi tazminatın kazanın meydana geldiği tarih olan 30.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve hakkın saklı kalmasına, 2)Davacı için 75.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan kazanın meydana geldiği tarih olan 30.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, .." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ".. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre ve özellikle; Mahkemece hükme esas alınan raporda ihlal edilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmiş olması, kusur oran ve aidiyetlerinin dosya kapsamına oluşa uygun olması, gerçek ücretin miktarının ortadan kaldırma kararına uygun olarak araştırılmış olması ve hükme esas alınan hesap raporunda hata olmaması karşısında Mahkemenin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından kaynaklanan eğitim, bilgilendirme ve özen gibi yükümlülüklerini yerine getirdiğini, gerekli her türlü önlemi aldığını, buna ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğunu, kazada işçinin ağır kusurlu olduğunu, mikser şoförü olan davacının görevi olmamasına rağmen iş sahasının dışında mikser üzerine çıkarak kendi kusurundan kaynaklı yaralandığını, işçinin kusurunun göz ardı edilemeyeceğini, ücret hususunda davacı talebinin bulunmamasına rağmen Mahkemece tanık beyanları ve emsal ücret esas alındığını, ihtilafın çözülmediğini, davacının asgari ücretin üzerinde kazancının olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın orantılılık ilkesine aykırı olduğunu ifade etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2.Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fea4f2808dbdce19 4ff23eaaf082247d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı