Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13898 E., 2025/1917 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13898 E., 2025/1917 K. (12.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13898
Karar No
2025/1917
Karar Tarihi
12.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13898 E. , 2025/1917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2677 E., 2024/363 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/719 E., 2023/32 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı iş yerinin kurulması aşamasında yer aldığını, 01.12.2020 - 30.05.2021 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, davalı iş veren tarafından sigorta primlerinin ödenmediğini beyanla 01.12.2020 - 30.05.2021 tarihleri arasında davalılar iş yeri nezdinde tam gün ve bilfiil olan çalışmasının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili firmada hiç bir çalışması bulunmadığını, davacı iddialarının aksine müvekkili firma ile aynı plazada bulunan ... İnşaat isimli iş yerinde 14 yılı aşkın süredir çalıştığını, şirketin aktif olarak ticari faaliyetinin olmadığını, davacı ile aralarında sadece şirketin sahibi olduğu taşınmazın satın alınmasından kaynaklı ilişki kurulduğunu, bu ilişkinin de komisyon alacağı konusunda ihtilaf yarattığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2-Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarına göre davacının davalı iş yerinde hiç bir çalışması bulunmadığını, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden seçilmesi, Kurumun resmi kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının ise hükme esas alınmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile davalı şirket arasında gerçekleşen hukuki ilişkide bağımlılık ve ücret unsurlarının bulunmadığı, hizmet akdine tâbi fiilî bir çalışma bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı adına 4/1-b kapsamında 1 günlük bildirimde bulunanın davalı olduğunu, bu hususların Mahkemece irdelenmesi gerekirken hiçbir araştırma yapılmadığını, davacının davalı bünyesinde tam zamanlı çalıştığının dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, davalı şirkette çalıştığı dönemde, şirkette pek çok çalışanın da olduğunu ve bu çalışanlar adına da herhangi bir bildirim yapılmadığını, dosyadaki deliller değerlendirilmeksizin karar verildiğini, davalı şirket yetkilisinin kendi sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımların davacının davalı işyerinde çalıştığına dair ikrar niteliğinde olduğunu, davalı şirket adına alınan ürün ve demirbaş malzemelerinin teslim alma fişlerinde adının geçtiğini, davacının Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/76 E. sayılı dosyasındaki beyanının detaylı bir beyan olmadığını, beyanında aralarındaki iş sözleşmesinin yazılı değil, şifahi olarak kaldığının belirtildiğini, davacı ile davalı işveren arasında yazılı bir iş sözleşmesi olmasa da şifahen bir sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmenin iş akdinin zaman, bağımlılık ve ücret unsurlarını taşıdığını, dosyaya bulunan somut deliller ve dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarıyla da davacının çalışma durumunun ispatlandığını, Mahkemece eksik ve yanlış inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.12.2020 - 30.05.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e9e7e80227897266 e5d7e5652e80fe1c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı