10. Hukuk Dairesi 2024/12619 E. , 2025/1915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/607 E., 2020/695 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.08.1999 tarihi itibariyle almakta olduğu yaşlılık aylığının iptal edildiği, Kurum tarafından yaklaşık 13 yıl boyunca yapılan ödemelerin geri istenildiği, 25 yıl ve 5000 prim gün koşuluna karşılık davacının Emekli Sandığına tabi 3120 gün ve SSK'ya tabii 3416 gün olmak üzere birleştirilmiş toplam 6536 günü üzerinden 01.09.1999 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının aynı zamanda 1989-1994 yılları arasında Kozluk Belediye Başkanlığı yaptığını, yaşlılık aylığı aldığı sırada bu dönemdeki sürelerin hizmetine sayılmadığını öğrenen müvekkilinin değişik tarihlerde davalı Kuruma müracaat ettiğini, ancak kendisine Belediye tarafından keseneklerin yatırılmadığının bildirildiğini, Belediyenin müvekkiline ait keseneklerin İller Bankası alacaklarından kesilmesini talep ettiğini, ancak davalı Kurumun bunu kabul etmeyerek müvekkilinin yatırılmayan kesenekler nedeniyle sözkonusu sürelerin Sandığa tabi hizmet olarak alınmasının mümkün olmayacağını bildirdiğini, bunun üzerine davacının bu talebinden vazgeçerek SSK emeklisi olarak aylık almaya devam ettiğini, emekli iken 2007-2009 tarihleri arasında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine bağlı DİSKİ’de bir dönem Emekli Sandığına tabi Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunduğunu, davacının bu hizmetini bildirmek istediğinde kendisine Belediye Başkanlığı dönemine ait 52,24 TL borcunun olduğunun bildirildiğini ve davacının hemen ödeme yaptığını, bu kez davalı Kurumun davacının SSK’ya tabi yaşlığını iptal ederek kendisine borç çıkardığını, aynı yazıyla davacının Emekli Sandığına yönlendirildiğini ve davacıya Emekli Sandığı tarafından yaş haddi dolayısıyla emekli aylığı bağlandığını beyanla Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.11.2014 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun davacının emeklilik işleminin de aylığının iptaline ilişkin işleminin iptaline dair talebinin reddine, davalı Kurumun emeklilik süresince ödenen 85.348,53 TL aylığın iadesine ilişkin işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.03.2016 tarihli kararında; "...Eldeki davada, mahkemece öncelikle davacının hangi tarihten itibaren Emekli Sandığı’ndan emekli olabileceği üzerinde durulmalı daha sonra da tahsis koşullarının oluştuğu tarih esas alınarak 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin “b” fıkrasındaki “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;...b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise, bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…" hükmü uygulanmak suretiyle, davacının borçlu olduğu dönem yeniden denetime elverişli şekilde aldırılacak bir bilirkişi raporu sonrasında belirlenmelidir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacıya yönelik dava konusu işlemin kısmen iptali ile davacının davalı Kuruma karşı 3.085,28 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurumca yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının 02.08.1999 tarihinde tahsis talebine istinaden Emekli Sandığına tabi 3416 gün olmak üzere toplam 6536 gün üzerinden 01.09.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, bilahare 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi gereğince Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne atanmasından dolayı 16.06.2006 tarihinde aylıklarının kesildiğini, ancak Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin Yargıtayca onanmış ilamına istinaden aylıklarının kesildiği tarih itibari ile başlatıldığını, sigortalının (4c)'ye tabi 3120 gün olan hizmetinin Kurum tarafından 15.04.1989 - 14.02.1994 süresi (4 yıl 10 ay) 1740 gün ilavesi ile toplam 4860 gün olarak bildirilmesi üzerine 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında davacının yedi yıllık hizmet süresi içinde yarıdan fazlasının 5434 sayılı Kanun'a tabi olması nedeni ile adı geçenin aylıklarının başlangıç tarihinden itibaren iptal edilerek 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereğince 24.11.2004 - 24.05.2012 süresi 85.348,53 TL borç kaydedildiğini, yapılan işlemlerin yerinde olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 23b622b01b9cd6e7 5f51112e84bad7fb