10. Hukuk Dairesi 2024/13680 E. , 2025/1106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/377 E., 2021/431 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinden 21.03.2006 tarihinden 08.02.2008 tarihine kadar ... sicil numaralı sigortalı işçi olarak aylık 1.000 TL, net maaşla çalışmakta iken 08.02.2008 tarihinde hiçbir bildiri yapılmadan akdin feshini gerektirecek geçerli bir neden ileri sürülmeden iş akdinin tek taraflı haksız olarak feshedildiğini, ihbar ve kıdem tazminatının ödenmediğini, belirtilen tarihler arasında eksiksiz çalışmasına rağmen 15.06.2006 tarihinde sigortalı gösterilmiş olup çalışmalarının eksik olarak bildirildiğini, beyanla 21.03.2006-08.02.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerini tam olarak tespiti ile eksiksiz olarak sigortalılıktan sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı adına müvekkili kurum kayıtlarında iki farklı işyeri tespit edilmiş olup davacının her iki işyerinden prim ödeme gün sayısının mevcut olduğunu, ... sicil numaralı dosyada işlem gören ... Danışma İlt. Biliş. Paz. Turizm. İth. İhr. Ltd.Şti.'nin 26.10.2005 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, davacının bi işyerinde 2006 yılında 172 gün 2007 yılında 273 gün prim ödeme gün sayısının tespit edildiğini, ... sicil numaralı dosyada işlem gören ... Dan. İletişim Bilişim Pazarlama Tur.İth. İhr. Ltd. Şti.'nin 02.08.2007 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınmış olup halen faaliyetine devam ettiğini bu işyerinde 2007 yılında 35 gün 2008 yılında 12 gün prim ödeme gün sayısının tespit edildiğini, davacının çalışmaları bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia etmekte olduğunu, bu nedenle hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin kuruma verilip verilmediğinin yada çalışmaların kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının işyerinde çalıştığını tanık beyanları dışında resmi yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini,hizmetin geçtiği iddia edilen sürede işyerinin 506 sayılı Kanun'un uygulama alanında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini,davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu bunun aksinin ancak kurum kayıtlarına eş değer nitelikte resmi belgelerle ispatlanabileceğini, tanık anlatımlarına dayanarak davanın ispatlanma olgusunun kabul edilemez olduğunu, işyerinin varlığının ve yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, çalışmanın hizmet akdine dayalı olarak olduğunun ispatlanması gerektiğini ücretinde somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve savunmuştur. 2.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 15.06.2006-06.02.2008 tarihleri arasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, devamsızlık nedeni ile iş akdinin 06.02.2008 tarihinde feshedildiğini, davacının işe başlama tarihinin 15.06.2006 günü olup bu tarihten iş akdinin feshedildiği tarihe kadar tüm SSK primlerinin eksiksiz ve tam olarak yatırıldığını, SSK bildirimlerinin gerçek ücret üzerinden yatırıldığını,beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece özetle; "...Mahkemece, kısa kararda “açılan davanın 17.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen süre ve miktarlar doğrultusunda kabulüne” denilmek suretiyle, usul ve yasaya uygun şekilde kısa karar oluşturulmaksızın gerekçeli karar yazıldığı anlaşılmaktadır. Ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut olmadığı gibi hüküm bu yönüyle infaza da elverişli değildir. Davacının hangi tarihlerde, ne kadar süreyle çalıştığı hükümde açıkça belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." denilerek karar bozulmuştur. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi için kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 907df0d9449b5ef3 50a4444c070ea198