Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13520 E., 2025/2934 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13520 E., 2025/2934 K. (25.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13520
Karar No
2025/2934
Karar Tarihi
25.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13520 E. , 2025/2934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3557 E., 2024/1490 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/213 E., 2022/303 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı, fer’i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin, .... Mahallesi, ... Caddesi No: 25, ... İstanbul adresindeki .... şubesinde 06.03.2017-05.06.2020 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalışması ve noksan bildirilen gerçek maaşının hafta tatil ücreti, ulusal bayram tatil ücreti, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve yıllık ücretli izin hakkının, brüt toplam üzerinden sigorta primine esas kazancın tespitine ve sigortaya bildirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde iddia ettiği gibi 06.03.2017 tarihinde değil, 10.03.2017 tarihinde genel büro amiri olarak işe başladığını, iş akdini, 05.06.2020 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak kendisinin feshettiğini maaşın asgari ücret üzerinden almakta olduğunu davacının, maaşının hiçbir zaman net 3950 TL olmadığını, davacının, maaşının banka hesabına yatırıldığını ve açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nun, 132....iş yeri sicil numaralı davalı şirket bünyesinde; 1-) 06.03.2017 - 09.03.2017 tarihleri arasında günlüğü brüt 59,25 TL den 4 gün süre ile çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-) Davacının 10.03.2017 - 10.06.2020 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebi yönünden; davalı şirket tarafından Kuruma sigorta bildirimi yapıldığından bu tarih aralığı açısından açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 3-) Davacının prime esas ücret tespiti talebinin reddine," karar verildiği görülmüştür. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı, fer’i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı, fer’i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Kıdemli muhasebe elemanı olan davacının asgari ücret aldığının kabulü; TÜİK verilerine, tanık beyanlarına, İLO sözleşmelerine, hayatın olağan akışına aykırıdır. Dilekçemizde belirttiğimiz tanık beyanları ve TÜİK kazanç bilgisi sorgulama ekranına göre güncellenen aylık ücret 6.084,92 TL tüketici fiyat endeksine göre aylık ücret 4.472,26 TL olduğu halde müvekkilin nitelikli işçi olması 5 yıllık kıdem itibarıyla almış olduğu 3.950,00 TL rayiç piyasa değeri altındayken, asgari ücret altında maaş hesaplaması hatalıdır. Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin emsal içtihatları istinaf dilekçesinde belirtilmiştir. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin parasal sınırlar yıllara göre ve TÜİK oranına göre güncellenmekte olup tanık delili ve TÜİK verileri ispata yeterlidir. Senetle ispat sınırı yıllar itibarıyla dikkate alındığında belirtilen parasal sınırların altında da tanık deliline dayanılabilir. Bu nedenle davanın tam kabulüne karar verilmelidir.'' gerekçesiyle kararın temyizen incelenmesini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Müvekkil şirket işe giren kişilerin sigortalarını derhal başlatmakta olup sigortasız eleman çalıştırması kesinlikle söz konusu değildir. Yine müvekkil şirketin elden maaş ödemesi uygulaması kesinlikle bulunmamaktadır. Maaşlar banka hesaplarına yatırılmaktadır. Bu durum talimatla dinlenen tanıklardan ... ve ...’in ifadeleri ile de sabittir. Dosyada düzenlenen her iki bilirkişi raporunda da açıkça davacının hizmet tespitine yönelik iddialarını ispatlayacak bir delil sunulmadığı ve bu deliller ile bunun değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişinin bu raporuna rağmen Mahkemenin hiçbir gerekçe göstermeden davacının hizmet tespitine yönelik davasının kabulü yönünde verilen karar açıkça usul ve kanuna aykırıdır. Dosyadaki her iki bilirkişi raporunda da hizmet tespitine yönelik davacı iddialarını ispat edecek dosyaya delil sunulmadığı halde ve yine bu dosyadaki mevcut deliller ile davacının hizmet tespitine yönelik iddialarının değerlendirilemeyeceği belirtilmiş olmasına karşın Mahkemenin gerekçeli kararında hiçbir gerekçe göstermeden ve hangi delile istinaden böyle bir karar verdiğini bile açıklamadan denetime elverişsiz, davanın kısmen kabulü kararı açıkça usul ve kanuna aykırıdır. '' gerekçesiyle kararın temyizen incelenmesini talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''esasa girilmeden hak düşürücü süreden davanın reddi gerekir. Sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispatı kabul etmiyoruz Yargıtayın emsal kararlarına göre titizlikle araştırma yapılmalıdır. SGK fer'i müdahil olup dava açılmasına sebebiyet vermediği açıkken, Mahkemece Kurum aleyhine yargılama gideri hükmedilmesi de hukuka aykırıdır.'' gerekçesiyle kararın temyizen incelenmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazancın tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7d90b2c96cb2bb53 9216f22b83e581bb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı