Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/1347 E., 2025/569 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1347 E., 2025/569 K. (14.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1347
Karar No
2025/569
Karar Tarihi
14.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/1347 E. , 2025/569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/274 E., 2023/326 K. Taraflar arasındaki asıl davada fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesiyle sigortalılığın ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti; birleşen davada aylık şartları oluşmamasına rağmen tahsil edilen aylıkların yersiz ödeme oluşturması nedeniyle iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, asıl davanın davacısı / birleşen davanın davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; Kurum tarafından 17.04.2014 tarihli, 5911495 sayılı işlemi ile sahte hizmet kazandırıldığı iddiasıyla davacının yaşlılık aylığının kesildiği, aylıkların yersiz ödendiği gerekçesiyle davacı aleyhine 53.410,65 TL borç çıkarıldığı, davacının 55 günlük hizmetinin gerçek ve fiili hizmetler olduğu iddiasıyla hukuka aykırı Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davanın davacısı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı olan ...'ın sosyal güvenlik denetmeninin 31.07.2013 tarihli, SA:160 sayılı raporuna göre 2 4711 05 05 10664450340889 işyeri tescil numaralı işyerindeki çalışmalarının fiili olmadığı tespit edildiğinden sigorta bildirimleri ve aylıkları iptal edildiği iddiasıyla 01.04.2009 - 17.05.2014 tarihleri arasında yersiz ödenen 53.410,65 TL Kurum zararının her bir maaşın ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Asıl davanın davalısı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARI Mahkeme tarafından 14.05.2015 tarihli ve 2014/272 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararla; ...'ın SGK'dan yaşlılık aylığı almakta iken yapılan denetim neticesinde 2 4711 05 05 10664450340889 işyeri tescil numaralı işyerindeki çalışmalarının gerçek olmadığının tespit edilerek bu dönemdeki sigortalılığının iptal edildiği, bunların iptal edilmesi neticesinde yaşlılık aylığı almaya hak kazanmadığının tespit edildiği, bağlanan aylığın bağlama tarihinden itibaren kesildiği, İbrahim'in çalışmalarının gerçek olduğuna ilişkin delil bildirmediği, işverenin denetimdeki beyanı, vergi kayıtları ve kolluk araştırmasına göre ...'ın bu işveren yanında çalışmadığının ispatlandığı, İbrahim'e maaşın kesildiği tarihe kadar toplam 53.40,65 TL maaş ödemesi yapıldığı, davacının sonradan bağlanan aylığından yapılan sağlık ödemelerinin kesildiği gerekçesiyle Mahkemenin 2014/272 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddine, Samsun 3. İş Mahkemesinin 2014/223 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulü ile 53.410,65 TL'nin her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-davalı ...'den alınıp davalı-davacı SGK'ya verilmesine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 14.05.2015 tarihli ve 2014/272 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 09.05.2017 tarihli ve 2015/14383 Esas, 2017/3968 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Mahkemece, davacının Kurumca iptal edilen bildirimlerinin fiili çalışmaya dayalı olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden ve dava konusu dönem içerisinde davacı çalışmalarını Kuruma bildiren işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı; davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, eldeki davaya yönelik olarak, Mahkemece, öncelikle davadışı işyerinin faaliyetinin hangi tarih itibari ile sonlandırıldığı hususu üzerinde durulmalı ve vergi ve muhtasar beyannameleri getirtilmeli, davacının çalışmalarını bilebilecek şekilde bordrolu tanıkların bulunup bulunmadığı hususu irdelenmeli, yok ise ... Et olarak bilinen şarküteri işyerinin adresine komşu olan işyerlerinin emniyet tespiti veya zabıtaca düzenlenen kroki ile tespit edilerek komşu işyerlerinde davacının çalışmalarını bilebilecek tanıkların bulunup bulunmadığı hususunda beyanlarına başvurulmalı, yine yoklama tutanağında tespiti yapılan diğer işveren ile ilgili olarak bu işyerinin hangi tarihten itibaren tescil edildiği ve Kanun kapsamına alındığı veyahut vergi yoklama tutankları ile davacının iptal edilen dönemlerinde faaliyetinin bulunup bulunmadığı hususu irdelenmeli ve re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde belirlenebilecek kişilerin beyanlarına başvurulduktan sonra çalışmanın fiili olup olmadığı hususunda tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 19.07.2019 tarihli ve 2017/364 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararla; tanıklardan ...'ın beyanında davacının çalıştığı iş yerine komşu iş yeri olduğunu davacıyı tanıdığını ve çalışmalarına şahit olduğunu beyan ettiği; yine tanıklardan ..., ... ve ...'in davacının dava konusu iş yerinde ve dava konusu tarihlerde çalıştığına dair kuşkudan uzak görgüye dayalı bilgilerinin bulunduğunu beyan ettikleri; yine her ne kadar davacının çalışma yaptığını iddia ettiği iş yerinin vergi dairesi kayıtlarına göre 30.05.2005 tarihinde faaliyetine son verildiği anlaşılmış ise de müzekkere cevaplarında iş yerinin re'sen terk ediliği ve bu halde iş yerinin faaliyetine resen terk tarihinden sonrada devam edebileceği; yine her ne kadar işveren ...'ın denetimdeki ifadesinde iş yerinin kapatıldığını beyan etmiş ise de yine ifadesinde iş yeri ile kendisinin ilgilenmediğini, iş yerinde kimlerin çalıştığını bilmediğini, sadece iş yerinin kendisi adına olduğunu beyan ettiği; bu bağlamda tüm dosya kapsamında yapılan kolluk araştırmasına, komşu iş yeri tanık beyanlarına ve görgüye dayalı somut nitelikteki tanık beyanlarına göre davacı-davalı ...'ın bu işveren yanında dava konusu dönemde çalışma yapmış olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin 2014/272 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulü ile, davacı ...'ın 01.02.2007 - 31.05.2007 tarihleri arasındaki sigortalı bildirimlerinin iptaline ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin davalı Kurumun 17.04.2014 tarih ve 5911495 sayılı işleminin iptaline, Samsun 3. İş Mahkemesinin 2014/223 Esas sayılı dava dosyası ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. 3.Mahkemenin 19.07.2019 tarihli ve 2017/364 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 01.06.2021 tarihli ve 2019/6054 Esas, 2021/7405 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Eldeki davada ise, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde, öncelikle dava dışı olan İpek Arslan’a ait işyerinin iptale konu olan dönemde 01.02.2007-310.05.2007 tarihleri arasında vergiye kayıtlı olmadığı ve vergi kaydının 30.05.2005 tarihinde bitmiş olduğu dikkate alınmalı, emniyet tespiti ile komşu işyerleri çalışanları belirlendikten sonra beyanlarına başvurulmalı ve sonucuna ilk bozma kararımızda belirtilen araştırma ve resen araştırma ilkeleri çerçevesinde fiili çalışmanın varlığı irdelenmelidir. Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının 06.03.2017 tarihli BİMER başvurusunda 2009 yılında emekli olduğunu, 5 yılın sonunda SSK'dan yazı geldiğini, emekli olmadan önce 53 gün eksik günü bulunduğunu, bunu tamamlamak için bir Kurumda kendini sigortalı gösterdiğini, o arada eşinin ciddi rahatsızlıkları olduğundan işin başında bulunamadığını ve bunun usulsüz emeklilik olarak adlandırıldığını beyan ettiğinin görüldüğü; bu kapsamda gerçek çalışmasının tespitine yönelik somut bilgiye ulaşılabilmesi kapsamında gerekli araştırmalar yapılabilmesi için davacı asilin isticvap olunduğu ve beyanında 01.02.2007 - 31.05.2007 tarihleri arasında ... Et isimli iş yerinde çalıştığını, getir - götür işlerine baktığını, servis işlerini yaptığını, çalıştığı iş yerinin şarküteri olduğunu, et ve peynir - zeytin türü gıda ürünleri satıldığını, iş yerinin yanında tekel bayi büfe ve manav bulunduğunu, kısa bir süre çalıştığını, 3-4 kişi çalıştıklarını, kişilerin isimlerini unuttuğunu, bu iş yerinin kime aitti hatırlayamadığın, işe bir arkadaşın kendisini aldığını, işe alan arkadaşın ismini de hatırlamadığını, aradan uzun zaman geçtiği için bu kişilerin isimlerini hatırlayamadığını, BİMER başvurusunda kendisini bir Kurumda sigortalı gösterdiği diye bir beyanda bulunduğunu hatırlamadığını, beyan ettiği; davacının kendi beyanında da somut olarak çalıştığını ispata yarar beyanda bulunmadığı ve çalıştığını iddia ettiği bordrolu tanık olarak da dinlenebilecek herhangi birini hatırlamadığını beyan etmesi hususları birlikte gözetildiğinde davacı asil beyanları, gerek bordro tanıkları beyanı gerekse dosyaya gelen tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının iddialarını karşılar nitelikte deliller sunamadığı, re'sen yapılan araştırmalar ve dinlenen tanık beyanlarında da davacının talep ettiği süreler yanından çalışma olgusunun varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle asıl dava yönünden açılan davanın reddine, Samsun 3. İş Mahkemesinin 2014/223 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulü ile 53.410,65 TL'nin her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-davacı ...'den alınıp davacı-davalı SGK'ya verilmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davanın davacısı / birleşen davanın davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra da sosyal güvenlik destek primi ile çalışmaya devam ettiği, tanıkların davacının çalışmasını doğruladığı, re'sen terkin sonrasında da işyerinin faal olduğu, yargılamanın süresine rağmen yeterli delil toplanmadığı, lehe delillerin değerlendirilmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesiyle sigortalılığın ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti; birleşen davada aylık şartları oluşmamasına rağmen tahsil edilen aylıkların yersiz ödeme oluşturması nedeniyle iadesine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davacının davacısı / birleşen davanın davalısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı