Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12949 E., 2025/556 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12949 E., 2025/556 K. (14.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12949
Karar No
2025/556
Karar Tarihi
14.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12949 E. , 2025/556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1112 E., 2024/1373 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/258 E., 2024/22 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işlemlerinin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, babasından dolayı aldığı maaşının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle Kurumca kesildiğini, yapılan bu tespiti kabul etmediklerini, özel günler ve çocukları için arada bir, bir araya geldiklerini, bunun dışında ayrı yaşadıklarını, davacının babasından aldığı maaşla geçimini temin ettiğini ve sağlık sorunları da olduğunu ileri sürerek, tedbiren sağlık güvencesinin devamı ile Kurum işleminin iptaline, davacının kesilen maaşının tekrar bağlanmasına, 2018 Ocak ayından başlayarak, ödenmeyen tüm maaşlarının faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemlerin doğru olduğunu, herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, celp olunan ve ibraz edilen bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşandıktan sonra dava dışı boşandığı eşi ... ile birlikte yaşadığı yönündeki denetmen raporundaki tespitlerin aksinin ispatlanamadığı, ancak taraflar arasında görülen Ankara 3 İş Mahkemesinin 2010/205 E. sayılı dosyasına konu edilen dönemde Kurumca işlemin geri alınması sebebiyle konusuz kalma kararı verildiği, kesinleşen hükme aykırı şekilde davacı aleyhine bu dönem bakımından da ödenen aylıkların yersiz ödeme olarak tahakkuku yönündeki Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmenliğinin 24.10.2017 gün ve 2017/405146/68 sayılı Denetmen Raporu dayanak alınarak davalı Kurumca tesis edilen davacının aylıklarının kesilmesi işlemlerinin 23.10.2008-22.05.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden iptaline, davacının bu döneme ilişkin aylık ödemeleri bakımından davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tam kabulünün gerektiğini, davalı adına toplanan delillerin masrafının davacıya yüklenmesinin, karar aşamasında da yargılama giderinin pay edilmesi ve karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, Kurumca yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum kontrol memurlarınca tutulan tutanağın somut verilere dayandığı, boşanılan eşin kayıtlı adresinde yaptırılan araştırmada bu adreste oturmadığının tespit edildiği, davacının boşandığı eşinin 01.06.2016 ve 01.02.2017 tarihli sağlık kuruluşu müracaatlarında ikamet adresi olarak davacının adresini bildirdiği ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Kurum kontrol memurlarınca düzenlenen raporun aksi ispatlanamadığından, Kurumun aylık kesilmesine yönelik işleminin yerinde olduğu, ancak Ankara 3. İş Mahkemesinin 2010/205 E. sayılı dosyası kesinleştiğinden anılan dosyaya konu edilen dönemde ödenen aylıkların tekrar yersiz ödeme olarak tahakkuk edilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece bu dönem yönünden iptal kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işlemlerinin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 56. maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı