Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12455 E., 2025/561 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12455 E., 2025/561 K. (14.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12455
Karar No
2025/561
Karar Tarihi
14.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12455 E. , 2025/561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1107 E., 2024/1478 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/378 E., 2021/342 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl davada sahte sigortalılık nedeniyle bir kısım sigortalılık iptali ile yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsili ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Davacı birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının emekli aylığının, dava dışı ... Özel Eğitim Sağlık Güvenlik Sis. Tic. San. Ltd. Şti. unvanlı iş yerindeki 13.01.2010-28.12.2010 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle tahsis tarihinden itibaren iptal edildiğini ve hakkında 167.872,37 TL borç bildirim belgesi düzenlendiğini, Kuruma itirazların reddedildiğini, davacının ... Özel Eğitim Sağlık Güvenlik Sis. Tic. San. Ltd. Şti.'de 2010 yılında yaklaşık 10-11 ay çalıştığını, çalışmalarının gerçek olduğunu, Kurum işleminin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, emekli aylığının kesilmesine dair işlemin iptali ile emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların devlet borçları için öngörülen en yüksek mevduat banka faizi ile birlikte tahsiline, 167.872,37 TL borç bildirim belgesinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı birleşen Düzce 1. İş Mahkemesinin 2019/453 E. sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumun Düzce Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü sigortalılarından ... TC kimlik numaralı ...'ın 2105575979 tahsis numarası ile yaşlılık maaşı almakta iken Kurum denetmenlerince düzenlenen 29.12.2017 tarih ve 2017/YK/106 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Düzce Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Araştırma İnceleme Denetim Raporu neticesinde ... iş yeri numaralı ... Özel Eğitim Sağlık Güvenlik Sistem. Tic. San. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerindeki hizmetlerinin fiili olmadığı tespit edilerek iptal edilmesi sonucu emekliliği hak etmeyen davalı ...’ın emekli yaşlılık aylığı iptal edilerek davalıya yersiz ödeme olarak yapılan toplam 122.950,08 TL kendisine borç çıkarıldığını, borca ilişkin olarak davalı tarafa borç bildirim belgesi tebliğ edildiğini, bu bildirime rağmen dava konusu borca ilişkin davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca davalı tarafça, Kurumun yapmış olduğu dava konusu işlemin iptali ve borçlu olmadığının tespiti için Kurum aleyhine Düzce l. İş Mahkemesinin 2019/378 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, söz konusu davanın derdest olduğunu belirterek, işbu davanın bahsi geçen dosya ile birleştirilmesine ve 122.950,08 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili ve davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarih ve 2023/1951 E.-2023/1607 K. sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının incelenmesine yer olmadığına, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararı ile inceleme konusu eldeki davada, davacı dava dışı ... Özel Eğitim Sağlık Güvenlik Sis. Tic. San. Ltd. Şti. iş yerinden 13.01.2010–28.12.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilen hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle iptali üzerine yaşlılık aylığının kesildiğini ve tarafına yersiz ödenen aylıklar ile sağlık giderlerinin borç tahakkuk ettirildiğini, oysa ki iptal edilen dönemde anılan iş yerinde bilfiil çalıştığını belirterek, hakkında tesis edilen işlemin iptali ile iptal edilen çalışma sürelerinin geçerliliğinin tespitine, aylığın yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline ve Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama ile hükümde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de davalı Kurum tarafından davacı aleyhine yersiz ödenen aylıkların tahsili istemiyle Düzce 1. İş Mahkemesinin 2019/453 E. sayılı dosyasına kayden açılan davanın 05.11.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında, anılan dosyanın işbu eldeki dosya ile aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmesine karar verildiği, ne var ki Mahkemece birleşen Düzce 1. İş Mahkemesinin 2019/453 E. sayılı dosyası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, öte yandan, davacı asilin 19.09.2019 tarihli dilekçesi ile eldeki davadan kaynaklanan borcun 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığından bahisle feragat ettiğinin beyan edilmesi karşısında, borçlu bakımından borcun sona erdirilmesi nedeniyle ortada borç kalmadığından, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususu üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken, feragat nedeniyle davanın reddinin doğru olmadığı belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarih ve 2024/1107 E.-2024/1478 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile asıl dava yönünden, dosya kapsamına göre davacının, 7440 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak için Kuruma yapılandırma başvurusunda bulunduğu, davacının yapılandırmadan yararlanabilmek için yasal zorunluluk nedeni ile işbu davadan feragat ettiğinin anlaşıldığı, bu durum karşısında 7440 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 13-a-ç ve aynı Kanun'un 10/11. maddeleri gereğince taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer'ilerine hükmedilmemesi gerektiği, 7440 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 13-a-ç ve aynı Kanun'un 10/11. maddelerindeki düzenlemeler dikkate alınarak tarafların leh ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine ve tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, birleşen dava yönünden, birleşen davaya konu borcun, yargılama devam ederken davalı tarafça, 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak ödendiği, bu durum karşısında davanın konusuz kaldığı, bu nedenle konusuz kalan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, diğer yandan 7440 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 13-a-ç ve aynı Kanun'un 10/11. maddeleri gereğince taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer'ilerine hükmedilmemesi gerektiği anlaşılmakla, 7440 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 13-a-ç ve aynı Kanun'un 10/11. maddelerindeki düzenlemeler dikkate alınarak, tarafların leh ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve ayrıca tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen dava yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Birleşen Davada Davacı Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı birleşen davada davacı Kurum vekili, asıl davada davacı tarafça davadan feragat edildiğinden Kurum lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönüyle temyiz etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada sahte sigortalılık nedeniyle bir kısım sigortalılık iptali ile yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsili ve borçlu olmadığının tespitine, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı birleşen davada davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı