10. Hukuk Dairesi 2024/12590 E. , 2025/1851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/601 E., 2024/403 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; iş kazasında %23,2 oranında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelirin, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinin tahsilini 5510 sayılı Kanun'un 21/2, 23. maddeleri uyarınca talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; meydana gelen kazanın işçi ...'ın kendi kusurundan ve dikkatsizliğinden dolayı meydana geldiğini, bu nedenle davalı tarafından açılan rücuan tazminat talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin iş yeriyle ilgili ve işçi güvenliği ile ilgili her türlü önlemi almış ve her türlü eğitimi yaptığını, işçinin malulen emekli olmak için kendisini tedavi ettirmediğini, bu nedenle kolundaki maluliyet oranını arttırmaya çalıştığını, maluliyet oranının da Adli Tıp Kurumunda belirlenmesi gerektiğini, ayrıca kolda, var ise iş gücü kaybının daimi olup olmadığı, tedavinin yaptırılmaması nedeniyle maluliyetin artıp artmadığı hususunun Adli Tıp Kurumundan tespit ettirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın haksız olduğunu beyan ederek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, 4.070,93 TL tedavi yardımının sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.665,55 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16.595,13 TL peşin sermaye değerinin tahsis ve onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı işverenin, 5510 sayılı Kanun'un 23. maddesine dayalı sorumluluk oranı belirlenmeli, yine davacının 21/2 maddesine yönelik talebi de irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işveren davalının %50, sigortalının %50 kusurlu olduğunu kabul ile İlk PSD yönünden davalının 5510/ 23. madde kapsamında %75 kusur karşılığı zarardan sorumluluğuna, GİG ödeneği yönünden kaza bildirim tarihi 30.09.2011'e kadar yapılan ödemelerin %100 ünden sonrası için ise %75 inden, tedavi giderinin %75 inden sorumlu olduğuna dair olmak üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a.Kusur raporuna itiraz ettiklerini, bu kusur raporuna göre yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, b.Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2.Davalı vekili: a.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Kusur raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, kök ve ek raporun hükme esas alınamayacağını, c.%75 Kusur karşılığı tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik yönünden hesaplamanın %100 esas alınmasının hatalı olduğunu, buna göre yapılan hesaplamaların da hatalı olduğunu, d.Sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiklerini ve ATK'dan rapor alınması gerektiğini, keşif yapılarak kusur durumunun ve sigortalının sürekli iş göremezlik oranının artmasına tedavisini yaptırmayarak sebep olrduğunun tespitini talep ettiklerini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.