Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12421 E., 2025/676 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12421 E., 2025/676 K. (15.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12421
Karar No
2025/676
Karar Tarihi
15.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12421 E. , 2025/676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/631 E., 2024/146 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar ve ek karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı, murisi ...'in, davalılardan işverene ait işyerinde 15.10.1994 ile 30.01.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine, davacıya ...'in ölüm tarihi olan 30.01.2005 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.04.2021 tarihli 2017/337 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 13.02.2023 tarihli ve 2023/3022 E. 2023/2403 K. sayılı ilamında; eldeki dosyada, işyerinden, biri davacının murisi olmak üzere iki sigortalı bildiriminin yapıldığı, muris dışındaki bordro tanığı ...'ın 1998/2 dönemi ile 2000 /1 arası dönemde, her dönem ancak ayda 30 günden az bildirimi bulunduğu, ve anılan tanığın sürekli çalışmayı teyit ettiği, yine Mahkemece tespit edilen kamu tanıklarının davaya konu dönemde çalışma olgusunun varlığına ve sürekliliğine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmakla, dava dışı bildirimler ve askerlik süresi de gözetildiğinde, davacının 31.01.1995 ile 21.11.1995 ve 21.05.1997 ile 01.01.2001 tarihleri arasında çalıştığının kabulü gerektiği, davacının ölüm aylığı tahsis isteminin de buna göre irdelenmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulü ile Davacının 31.01.1995- 21.11.1995 ve 21.05.1997- 01.01.2001 tarihleri arasında davalı ...'a ait (2 1610 01 01 0019801 057 01-77) işyeri sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilen günler haricinde sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, belirtilen tarihler arasında Kuruma bildirilmeyen günlerin Kurumca sigorta hizmet cetveline eklenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, Davacının, ... oğlu ...'in hak sahibi olarak (müteveffanın ölüm tarihi olan 30.01.2005 tarihinden itibaren) ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. Davalı Kurum vekili tarafından kararda davalı olarak bahsedilen işverenin ... olduğu, kararda sadece davalı dendiği, davalının kim olduğunun belirtilmediği beyan edilerek, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesi şeklinde düzeltilme yapılması yönünde tavzih talebinde bulunulmuş, Mahkemenin 04.06.2024 tarihli ek kararı ile tavzih yoluyla tarafların hak ve borçlarını genişletecek şekilde bir ekleme yapılmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi gereği tavzih yoluyla düzeltme yapılamayacağı gerekçesine dayalı olarak davalının tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davacının Kuruma müracaatının bulunmadığını, olayda zaman aşımı süresinin geçtiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Ek karara ilişkin olarak ise davalı Kurum vekili tarafından tavzih talebinin reddine ilişkin Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulması talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ile davacıya vefat eden oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Ek karara yönelik davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ve 04.06.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı