10. Hukuk Dairesi 2024/10765 E. , 2025/733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/95 E., 2024/1851 K.. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2022/465 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı yanında Mayıs 2014 tarihinden 09.10.2020 tarihine kadar kesintisiz ve aralıksız şekilde çalıştığını, davalıya ait iş yerinde uygulamacı olarak çalıştığını, davacının asgari ücret üzerinden primlerinin ödendiğini, bu durumun davacı tarafından sonradan öğrenildiğini, davacının işten ayrılmadan önceki net maaşının 4.200,00 TL olduğunu, bu ücretin bir kısmını elden bir kısmını da banka aracılığıyla aldığını, ayrıca davacının aylık ücretleri de dahil fazla mesai, AGİ ile kullandırılmayan yıllık izin alacağı ücretlerinin de ödenmediğini, bunun için Ankara 21. İş Mahkemesi'nin 2021/5 E. sayılı dosyasında işçilik alacağı davasının derdest olduğunu beyanla davacının Mayıs 2014 ile 09.10.2020 tarihleri arasında davalı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığı döneme ilişkin primlerin eksik yatırıldığının tespitine talep etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı iş yerinin 11.01.2018 tarihinde kurularak tescil edildiğini, bu nedende davacının Mayıs 2014 tarihinde işe başladığı iddiasının doğru olmadığını, davacının şirket uhdesinde 17.05.2018 tarihinde işe başladığını, davacının şirkette kesintisiz 1 yıl çalışmadığını, davacının şirket kurucularının akrabası olduğunu ve bunu kötü yönde kullandığını, 17.05.2018 tarihinde işe başlayıp 08.02.2019 tarihinde işten ayrıldığını, yine tekrardan 02.03.2019 tarihinde işe başlayıp 30.11.2019 işten ayrıldığını, 18.04.2020 tarihinde yeniden işe başlayıp 02.06.2020 tarihinde işten ayrıldığını, 04.08.2020 tarihinde işe başlayıp en son 09.10.2020 tarihinde 3 gün işe gelmemesi nedeniyle iş akdinin haklı şekilde feshedildiğini, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, AGİ alacağının maaş içerisinde ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; derdestlik, yetki, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, işin mahiyetinin araştırılması gerektiğini, gerekli kamu araştırılmasının yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında sunulan belgeler ve tanık anlatımları değerlendirildiğinde davacının beyan edilen ücretten fazla bir ücretle çalıştığının usulüne uygun bir şekilde ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, banka kayıtlarının dikkate alınmadığını, kamu düzenine ilişkin bu tür davaların her türlü delille ispatlanabileceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80.i maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, 4/1(a) maddesi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı öngörülmüştür. Buna göre, maddenin 1/(b) bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Anılan Kanunun 3 üncü maddesinde ücret, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 nci maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a)/(1) alt bendindeki “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi unsurlar da girmektedir. (3) numaralı alt bend gereğince, idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. İnceleme konusu eldeki davada; davacının davalı şirketler nezdinde çalışmasının bulunduğu Mayıs/2014 - 09.10.2020 tarihleri arasında prime esas kazancının en son aylık net 4.200,00 TL. olduğunu iddia ettiği, Mahkemece davacının beyan edilen ücretten fazla bir ücretle çalıştığının usulüne uygun bir şekilde ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. Dosya kapsamında yapılan yargılama sırasında davacının uyuşmazlık konusu dönemde dava dışı ... Yapı Botanik İnş. ve Taah. San. Tic. Ltd. Şti., ... Yalıtım İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. - ... Müh. Ve Yap. Kim. Ltd. Şti. Adi ortaklığı ile ... Kaplama San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işyerlerinden bildirimi olduğu anlaşılmakla; davacıdan bu çalışmaların gerçek olup olmadığı, iptalini isteyip istemediği hususları sorulmalı, davacının bu hizmetlerin iptalini istemediğinin belirlenmesi halinde ise prime esas kazancın tespiti talebi hakkında verilecek hükmün bu işverenlerin hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle davaya dahil edilmeleri sağlanmalı, davaya dahil edilen işverenlerin delilleri sorulup toplanılmalı ve yapılacak araştırma neticesinde tüm deliller dikkate alınarak varılacak sonuç uyarınca dava konusu istem hakkında karar verilmelidir. Öte yandan somut uyuşmazlıkta mevcut banka kayıtlarına göre; davalı şirket tarafından "Şantiye Giderleri için" açıklaması ile davacıya yapılan ödemeler ile yine şirket ortaklarından ... tarafından borç kaydı ile yapılan ödemelerin varlığı karşısında Mahkemece, bu ödemelerin hangi amaçla yapıldığının araştırılması, bu kapsamda tanık beyanlarına başvurulması, davacı tarafça dosyaya sunulan Whatsup yazışmaları da değerlendirilerek davacıya yapılan ödemelerin ücret alacağına karşılık yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 24ac895a7080b663 48a63999bdf1db4f