10. Hukuk Dairesi 2024/11846 E. , 2025/1335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2846 E., 2024/1062 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/148 E., 2022/258 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverenlikte 01.02.2007 tarihinden iş sözleşmesinin fesih tarihi olan 26.10.2017 tarihine kadar usta başı olarak kesintisiz şekilde çalıştığını, işe giriş tarihinin Kuruma geç bildirildiğini, çalışmaya başladığı tarihten 2015 yılına kadar geçen çalışma süresi boyunca maaşının bir süre sadece elden, bir süre de asgari ücret üzerinden hesabına yatırıldığını, bankaya yatan kısım dışında kalan ücretin kendisine elden ödendiğini, 2015 yılında Bakanlıkça işyerinde teftiş yapıldığını, sonrasında maaşların bankadan ödenmeye başlandığını, son aldığı ücretin Net 2.160,00 TL olduğunu, kayıtlı olmayan çalışma süresi ve eksik bildirilen prime esas kazancının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile davacının davalı işveren nezdinde 02.05.2007 tarihinde işe başladığı ve aynı tarihte davacının da imzasını taşıyan işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, davacının İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesinin 2017 / 713 E. sayılı dosyası ile derdest olan işe iade davasının dava dilekçesindeki "davacı müvekkil, 02.05.2007 tarihinden iş akdinin feshedildiği 26.10.2017 tarihine kadar davalıya ait iş yerinde en son montaj-kurgu görevlisi olarak çalışmıştır" şeklindeki beyandan da anlaşılacağı üzere, işe başlama tarihinin 02.05.2007 olduğunu, Mahkeme dosyasında ikrar edildiğini, davacı işçinin imzasını havi iş sözleşmesinin de tarihinin 02.05.2007 olduğunu, işten ayrılırken davacı işçinin imzaladığı 26.10.2017 tarihli sulh ve ibranamede ve imzalı Ekim 2017 ücret hesap pusulasında da işe giriş tarihinin 02.05.2007 olduğunun yazılı olduğunu, hesap hareketlerinin ilgili bankadan celp edildiğinde, imzalı bordrolar ile uyumlu maaş ödemelerinin görüleceğini, zaman aşımı sebebiyle itiraz ettiklerini, yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesi ve davanın reddini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının Kuruma başvuruda bulunmadığını, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, davanın reddini, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının, 01.02.2007 tarihinden 30.04.2007 tarihine kadar günlük 18.75 TL ücretle 90 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ''Davalı işveren nezdinde elden ödeme yapıldığı açıktır. Davalı aleyhine açılmış birden fazla dava vardır. Gerek bu davada, gerekse diğer davalarda dinlenen tanıklar elden ödeme aldıklarını ifade etmişlerdir. Bilirkişi raporunda tanıkların bu konuda beyanda bulunmadıklarını ifadesi hatalıdır. Bilirkişi raporunda 2015 yılına kadar SPEK hususunda yazılı delil olmadığı ifade edilmiş ise de Koop İş Sendikası davacının alabileceği emsal ücreti hesap etmiştir. Davacının son net maaşı 2.160 TL'dir. Davalı tanıklarının işe giriş tarihleri çelişkili olup SGK kayıtları ile örtüşmemektedir.'' gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulünü istemiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ''Dosyadaki resmi ve yazılı delillerle davacının işe başlama tarihi bellidir. İşveren aleyhine açtığı İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi 2017/713 Esas 2019/1037 Karar sayılı işe iade davası dava dilekçesinde de bu konuda ikrarı mevcut olup yazılı delillerle uyumludur. Tanık beyanına ihtiyaç yoktur. Yargıtay kararlarına göre bordro tanıklarının beyanları ile çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Davacı tanığı... davacıdan önce işe girmiş ve davacıdan önce ayrılmıştır. Bordro tanığı ... davacıdan önce işe girmiş ve halen çalışan bir işçi ise de davacının hangi tarihte işe girdiğini hatırlamadığı beyan etmiştir. Tanık ... davacıdan önce işe girmiş ve davacıdan sonra işten ayrılmıştır. ''Davacı 2007/ Ocak ayı gibi çalışmaya başladı.'' beyanında bulunmuş ise de, 13 yıl öncesini gün ve ay olarak hatırlaması mümkün değildir. Bordro tanık ifadeleri somut ifadeler değildir. Dava ispatlanamamıştır. Karar hatalıdır.'' gerekçesiyle kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ''Dava kamu düzenini ilgilendirdiği için özenle araştırma yapılması gerekir. Belediyeye yazılan müzekkere yanıtı gelmeden yokluğumuzda karar verilmiştir. Tanıklar dönem bordrosunda adı geçenlerden değildir. Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Kurum harçtan muaftır. Dava açılmasına sebebiyet vermemiştir. HMK 27. mad. göre hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş, bilirkişi raporu tarafımıza tebliğ edilmeden, beyanlarımız beklenmeden karara çıktığından bu hakkımız ihlal edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/11186 Esas 2015/20073 Karar no.lu ilamı emsaldir.'' gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, davalı şirket vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ile sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, diğer ilgili maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tanıklarının işe giriş tarihlerinin çelişkili olduğu, tanık ifadeleri var iken davacı müvekkilin ücretinin tespitinde bilirkişi tarafından salt bordro kayıtlarının dikkate alınması ve bu meyanda verilen hüküm hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olarak resmi belgeler ve yazılı deliller mevcut olduğu, bu tür kanıtların bulunmaması halinde tanık beyanlarına başvurulabileceği, bordro tanıklarının ifadeleri çalışma olgusunu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlemeye yarar ayrıntılı ve somut açıklamalar olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalının yanında kesintisiz ve fiili olarak çalıştığını ispat edemediği, işçinin sigorta primlerinin ödeme yükümlülüğü işverene ait olduğu, tanık beyanlarına göre verilen hükmün hukuka uygun olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin, davalı şirket vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.