Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/4834 E., 2025/738 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4834 E., 2025/738 K. (15.01.2025) – Velayet

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4834
Karar No
2025/738
Karar Tarihi
15.01.2025
Konu
Velayet, Tazminat, Kıdem Tazminatı

10. Hukuk Dairesi 2023/4834 E. , 2025/738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1568 E., 2023/238 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/469 E., 2021/98 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. Kararın davalılardan ......A.Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılardan ......A.Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...’nin davalı ...-... Beton ve Asfalt Enerji Üretim ve Dağıtım Tesisleri Su Kanalizasyon Tic. ve San. A.Ş. adlı şirkette en son iş makinesi yağcısı ünvanı ile uzun süreden beri işçi olarak çalışmakta iken 10.02.2017 tarihinde mülkiyeti ve işleteni davalı ... A.Ş. olan ve aynı şirkette işçi olarak çalışan Sekan Yılsız’ın sevk ve idaresindeki 35 HBE 71 plakalı emisyon malzemesi (yağ) yüklü tankerle görevli olarak Buca’dan Yenişehir’e araç sürücüsünün yan koltuğunda giderken İzmir Gürçeşme yakınlarında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, E sınıfı sürücü belgesinin yanında yük taşıyan ve tanker niteliğindeki araçların kullanılmasında aranan SRC 5 belgesinin bulunmaması ya da belgenin geçerlik süresinin geçmiş olmasının davalı işveren şirketin ve sürücünün ayrıca sorumluluğunu gerektirdiğini, 35 HBE 71 plakalı aracın 31.12.2016/2017 tarihleri arasında geçerli 3278543 nolu ZMMS poliçesi ile davalı Halk Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olduğunu, olayla ilgili olarak açılan ceza davasının İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/426 E sayılı dosyasında görüldüğünü, belirterek fazlaya ilişkin hakları kalmak üzere eş Şenay için 60.000 TL maddi (bedel artırım dilekçesi ile 416.190,49 TL), 70.000 TL manevi, çocuk ... için 20.000TL maddi (bedel artırım dilekçesi ile 93.821,14 TL) 35.000 TL manevi, çocuk ... için 20.000 TL maddi (bedel artırım dilekçesi ile 93.821,14 TL), 35.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; usul yönünden davacının iş kazası nedeni ile tazminat talep edebilmesinin ön koşulunun olayın iş kazası olduğunun SGK tarafından kabul edilmesi olduğunu, bu nedenle bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacılara yapılan herhangi bir yardım ve ödeme varsa bu durumun Kurumdan sorularak varsa bu ödemelerin talep edilen tazminattan düşülmesi gerektiğini, İzmir CS tarafından 2017/15058 sayılı Soruşturma nolu dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde bilirkişi İsmet Karaman tarafından hazırlanan raporda 35 HBE 71 plakalı aracın kaza öncesi frenleme yapılması sırasında frenlerinin patlamadığı, frenlerinin kaza sonrasında kilitlendiğinin anlaşıldığı, yine kaza tarihinde ilgili Kurumdan görev belgesi ile çıktığı ve kaza sırasında gereğinden fazla yük yüklenmediğinin belirlendiğini, sürücünün E sınıfı sürücü belgesi yanında yük taşıma SRC4 belgesine sahip olduğunu, aracın ZMMS’nın vade tarihlerinin geçerli olduğunu, aracın teknik incelemesinde herhangi bir arızasının olmadığı vb. gibi hususların tespit edildiğini, dolayısı ile kazanın sürücünün kusuru ile meydana geldiği anlaşıldığından müvekkili şirket ile illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle olayda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığının ortaya çıktığını, talep edilen miktarın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; 6704 sayılı Kanun uyarınca dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, görevli Mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması nedeni ile davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının sigortalısının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, zarar görenin birden fazla olması durumunda KTK’nun 96. maddesi gereği teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kazanın teknik arıza dolayısıyla meydana geldiğini, hesaplamanın müteveffanın SGK kayıtlarında görülen maaşı üzerinden belirsizlik halinde ise asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacılara SGK tarafından yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini, tazminat hesabı yapılırken davacının yaş ve evlenme olasılıklarının tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, istenilen manevi tazminatın çok fahiş olduğunu manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, gelen yazı cevapları, bilirkişi heyet raporu, aktüerya raporu birlikte ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacıların müteveffası olan ...'nin davalı ...'a ait işyerinde iş makinaları yağcısı olarak çalışmakta iken yine davalı ... çalışanı olan ve işyerinde şoför olarak çalışan diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın kaza yapması sonucunda vefat ettiği, bu kazanın iş kazası mahiyetinde olduğu, iş bu davanın müteveffanın eşi olan ... ile çocukları ... ve ... tarafından maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla açıldığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda değinildiği üzere; meydana gelen iş kazasında davalı Serdar Yılsız'ın %100 oranında kusurlu olduğu, savcılık aşamasında ve SGK tahkikatı sırasında alınan bilirkişi raporlarının da Mahkememizde alınan bilirkişi raporlarını doğruladığı, davalı Serdar Yılsız'ın davalı ... şirketinin çalışanı olduğu, bu nedenle aralarında işçi-işveren olmaları nedeniyle iç ilişki bulunduğu, böylece davalı ... şirketinin davalı Serdar Yılsız'ın kusuru nedeniyle meydana gelen zarardan iş bu davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... Şirketinin ise imzalamış olduğu poliçe nedeniyle ve bu poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere meydana gelen maddi tazminattan diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, hükme esas yeterlilikte bulunan ve aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre; davacılar yönünden oluşan destekten yoksun kalma tazminatının; davacı ... yönünden 535.847,26 TL, davacı ... yönünden; 105.168,84 TL ve davacı ... yönünden 105.168,84 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış, bu şekilde karar tarihine en yakın tarihli olarak yapılan hesaplama benimsenmiştir. Manevi tazminat yönünden ise,davacıların uğramış olduğu manevi zararın tazmini amacıyla, ...'ya olan yakınlıkları, davacıların yaşadığı üzüntü, olayın meydana geliş şekli, zararın niteliği-ağırlığı, tarafların mali ve içtimai durumları, olayın gerçekleşme biçiminde hak ve nesafet kuralları, ...'nın kusurunun olmayışı nazara alınarak ayrıca davacıların zenginleşmesine davalı tarafın ise fakirleşmesine mahal vermeden, manevi tazminatın özendirici ve zenginleşme meydana getirecek seviyede olmaması gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak davacı ... yönünden 25.000,00 TL, davacılar ... ve ... yönünden ise 30.000,00' er TL manevi tazminata hükmedilmiş ve taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur... " gerekçesiyle "A)Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile 1)416.190,49 TL maddi tazminat alacağının; olay tarihi olan 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 2)93.821,14 TL maddi tazminat alacağının; olay tarihi olan 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 3)93.821,14 TL maddi tazminat alacağının; olay tarihi olan 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, -Maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, B)Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 1)25.000,00 TL manevi tazminat alacağının; olay tarihi olan 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 2)30.000,00 TL manevi tazminat alacağının; olay tarihi olan 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 3)30.000,00 TL manevi tazminat alacağının; olay tarihi olan 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ......A.Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ...Ş vekili, davacılar ... ve ...'in küçük olmaları nedeniyle hükmün onlar açısından velayeten kurulması gerektiği, tüm kusurun sigortalı araç sürücüsüne verilmesinin hatalı olduğu, ölenin de kusurunun araştırılması gerektiği, şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu bulunduğu, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden faize hükmolunması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. 2.Davalı ... vekili ise " ..Kazanın meydana gelmesinde kusurları bulunmadığı, hüküm altına alınan tazminatların fahiş olduğu, davacılara SGK'dan gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmadığı, davacılara ödenen kıdem tazminatı ve ölüm tazminatının göz önünde bulundurulmadığı, ölenin eşi olan davacının evlenme ihtimalinin %0 olarak kabul edilemeyeceğini belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ". ..Dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi yerinde olmakla davalıların istinaf başvurularının esastan reddi gerekmektedir. Karar başlığında davacı küçükler ... ve ...'in anneleri ...'nin velayeti altında bulunduklarına ilişkin ibarenin bulunmaması, mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak değerlendirilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ......A.Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ......A.Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekili, temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararı temyiz etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4. maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz sebepleri ve kapsamına göre, davalı ......A.Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR: Açıklanan sebeple; Davalı ......A.Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c878486330827596 af9a077109264867

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı