10. Hukuk Dairesi 2023/10340 E. , 2025/627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/429 E., 2022/945 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan İş Mahkemesi SAYISI : 2015/41 E., 2022/12 K. Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden ise davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ... Şirketi tarafından temyiz edilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek temyiz isteminin süresinde olduğu, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.03.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... Enerji Tesisleri Müh....San. ve Dış Tic.Ltd.Şti. adına gelen olmadı. Davacı adına da gelen olmadı. Davalı ... İnş.San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ... geldi. Davalı ... Enerji Tesisleri Müh....San. ve Dış Tic.Ltd.Şti. vekili Av. ...’ın 27.03.2023 tarihli ve davacı vekili Av. ...’un 28.03.2023 tarihli mazeret dilekçeleri gönderdiği görüldü. Duruşmaya başlanarak, hazır olanların beyanı alındıktan sonra 120 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile buna dayalı olarak Yargıtay Başkanlar Kurulu tarafından alınan 13.02.2023 tarihli karar gereğince duruşmanın 23.05.2023 Salı gününe talik edilmesine karar verilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... Enerji Tesisleri Müh....San. ve Dış Tic.Ltd.Şti. adına gelen olmadı. Davacı adına Av. ... ve davalı ... İnş.San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ... geldiler. Davalı ... Enerji Tesisleri Müh....San. ve Dış Tic.Ltd.Şti. vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın davalıların kusurundan kaynaklandığından bahisle dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettikten sonra aşamalarda davacı vekili sadece davalı ... Şirketi yönünden maddi tazminat istemini 501.686,54 TL’ye arttırmıştır.
II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davalı ... Şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, keşif yapılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece aynı vakıaya ilişkin verilen kararların çelişkili olduğunu, bu durumun hukuki güvenlik ilkesine ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğini, istinaf mahkemesinin davacı tanıklarının beyanlarını esas yönünden delil saymamasına rağmen bu hususta çelişkiye düşerek istinaf taleplerini reddettiğini, kusur raporları arasında örtüşme bulunduğuna ilişkin istinaf kararının gerçek durumu yansıtmadığını, zira raporların birbirinden tamamen farklı içerikte olduğunu, yalnızca 1,5 metre yükseklikten düşen davacının %37,00 oranında meslekte kazanma gücü kaybı yaşadığına dair raporun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, üst mahkemenin gerekçeli kararında “yaşam koşulları” ve “paranın alım gücü” gibi soyut gerekçelerle karar kurmasının hatalı olduğunu, zira bu ekonomik koşulların müvekkili şirketin tasarrufunda olmayan genel ekonomik gelişmelerden kaynaklandığını, davacının deneme sürecinde olan vasıfsız bir işçi olmasına rağmen, ücret araştırması yapılmaksızın bilirkişinin takdiriyle belirlenen bedelin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının kazanın nasıl meydana geldiğini, hangi pozisyonda çalıştığını ve aldığı ücreti ispatlayamadığını, yerel ve üst mahkemelerin bu ispat yükünü dikkate almadan karar kurduklarını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin maddi tazminat ile birlikte 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09.06.2022 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. 2. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince bir adet hesap raporu alınarak bu rapora itibar edildiği, hesap raporunda bilirkişi tarafından "her ne kadar mahkemece ücret araştırması yapılmamış ise de tanık beyanları ve davacının yaptığı işin niteliği de nazara alınarak net 2.250,00 TL ile çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılacaktır." denilerek asgari ücretin 2,67 katına isabet eden ücret üzerinden maddi zarar hesabı yapıldığı, ve sonuç olarak davacının maddi zararının 501.686,54 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, emsal ücret araştırması yapılmaksızın bilirkişi takdiriyle tespit edilen ücret üzerinden düzenlenen bilirkişi hesap raporu hükme dayanak kılınmak suretiyle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki kıdemi, iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK’den, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve meslek odalarından sigortalının bilinen devrede alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmeksizin 29.01.2021 tarihli hesap raporundaki gibi kabul edilmesi gerektiğini gözetip kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 85ca3bd19fa11075 53b3ee66de55c37a