Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2020/5338 E., 2025/316 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/5338 E., 2025/316 K. (09.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5338
Karar No
2025/316
Karar Tarihi
09.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2020/5338 E. , 2025/316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2015/452 E., 2019/42 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Kapatılan 21.H.D) Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.02.2009 tarihinde emekliliği hususundaki müracaatı kabul edilerek 01.01.2009 tarihi itibariyle emekliliğine karar verildiğini ve kendisine maaş bağlandığını, ancak bir müddet emekli maaşı ödendikten sonra SGK hiç bir gerekçe göstermeksizin emeklilik işlemini iptal ettiğini, müvekkilinin işitme kaybı, astım bronşit ve depresyondan kaynaklanan vücut fonksiyonu göz önüne alındığında emekliliğin malulen oluştuğu, davalı Kurum tek yanlı müvekkilinin emekliliğinin iptal ettiğini, yaptığı müracaatların SGK tarafından neticesiz kaldığını, %47'den fazla malullük raporu olan müvekkilinin SGK hastanelerinde %22 orana düşürüldüğünü bildirerek ...'nın 01.01.2009 tarihi itibariyle emekliliğinin tespitini ve ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı maluliyet oranının %60 oranında kaybettiğini iddia etse de bu iddialarını ispat edemediği, maluliyet aylığına hak kazanması için % 60 oranında maluliyet oranının olması gerektiği, 11.10.2008 tarihli Resmi Gazetede Yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Kurum yönetmelik ve ilgili mevcut uyarınca maluliyet tespitine ilişkin cetvellerde gözetilerek belirlenmesi gerektiği, maluliyet tayin ve tespitine ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmelik hükümleri gereğince davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairece (Kapatılan 21.H.D) özetle; “... raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun'un 60/C-b ve geçici 87. maddesine ilişkin olup bu doğrultuda davacının malüliyet oranının % kaç oranında olduğu tespit edilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur...” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Kararda özetle: “...Davanın reddi ile ...'nın 01.01.2009 tarihi itibariyle emekliliğinin tespitine ve ödenmeyen aylıklarının faizi ile birlikte verilmesine ilişkin talebin Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporunun engellilik oranının % 40 olarak tespit edilmiş olmakla bu konudaki talebin reddine,” dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun'un geçici 1/2. maddesinde; "17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun hükümleri uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un geçici 7/1. maddesinde "(Değişik: 17.04.2008-5754/68 md.) bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir." hükmü düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri başlıklı 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde " 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 53. maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. (Değişik ikinci fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanun'un yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir. Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz. (Ek fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı Kanun'lardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malullük aylığı bağlanır..." düzenlemesi yer almaktadır. Diğer yandan; 506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesi, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olan sigortalıların yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacaklarını” öngörmekte olup, bu koşulların başında ise öncelikle ve özellikle “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise 199 sayılı Gelir Vergisi Kanun'unun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporla Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması da, yasal bir gereklilik olmaktadır. Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılması gerektiğinden, dosya içinde mevcut Adli Tıp Kurumu tarafından verilen sağlık kurulu raporu da dahil olmak üzere, Maliye Bakanlığı bünyesindeki Merkez Sağlık Kurulundan derece tespiti yönünden rapor alınması için tüm dosya kapsamı ilgili Kurula gönderilerek, varsa derece tespiti yapılıp yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2.Peşin yatırılın temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d6b3a80e22184ae5 1a07b0846b0de583 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2020/5338 E. , 2025/316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2015/452 E., 2019/42 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Kapatılan 21.H.D) Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.02.2009 tarihinde emekliliği hususundaki müracaatı kabul edilerek 01.01.2009 tarihi itibariyle emekliliğine karar verildiğini ve kendisine maaş bağlandığını, ancak bir müddet emekli maaşı ödendikten sonra SGK hiç bir gerekçe göstermeksizin emeklilik işlemini iptal ettiğini, müvekkilinin işitme kaybı, astım bronşit ve depresyondan kaynaklanan vücut fonksiyonu göz önüne alındığında emekliliğin malulen oluştuğu, davalı Kurum tek yanlı müvekkilinin emekliliğinin iptal ettiğini, yaptığı müracaatların SGK tarafından neticesiz kaldığını, %47'den fazla malullük raporu olan müvekkilinin SGK hastanelerinde %22 orana düşürüldüğünü bildirerek ...'nın 01.01.2009 tarihi itibariyle emekliliğinin tespitini ve ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı maluliyet oranının %60 oranında kaybettiğini iddia etse de bu iddialarını ispat edemediği, maluliyet aylığına hak kazanması için % 60 oranında maluliyet oranının olması gerektiği, 11.10.2008 tarihli Resmi Gazetede Yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Kurum yönetmelik ve ilgili mevcut uyarınca maluliyet tespitine ilişkin cetvellerde gözetilerek belirlenmesi gerektiği, maluliyet tayin ve tespitine ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmelik hükümleri gereğince davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairece (Kapatılan 21.H.D) özetle; “... raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun'un 60/C-b ve geçici 87. maddesine ilişkin olup bu doğrultuda davacının malüliyet oranının % kaç oranında olduğu tespit edilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur...” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Kararda özetle: “...Davanın reddi ile ...'nın 01.01.2009 tarihi itibariyle emekliliğinin tespitine ve ödenmeyen aylıklarının faizi ile birlikte verilmesine ilişkin talebin Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporunun engellilik oranının % 40 olarak tespit edilmiş olmakla bu konudaki talebin reddine,” dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun'un geçici 1/2. maddesinde; "17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun hükümleri uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un geçici 7/1. maddesinde "(Değişik: 17.04.2008-5754/68 md.) bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir." hükmü düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri başlıklı 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde " 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 53. maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. (Değişik ikinci fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanun'un yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir. Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz. (Ek fıkra: 17.04.2008-5754/71 md.) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı Kanun'lardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malullük aylığı bağlanır..." düzenlemesi yer almaktadır. Diğer yandan; 506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesi, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olan sigortalıların yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacaklarını” öngörmekte olup, bu koşulların başında ise öncelikle ve özellikle “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise 199 sayılı Gelir Vergisi Kanun'unun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporla Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması da, yasal bir gereklilik olmaktadır. Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılması gerektiğinden, dosya içinde mevcut Adli Tıp Kurumu tarafından verilen sağlık kurulu raporu da dahil olmak üzere, Maliye Bakanlığı bünyesindeki Merkez Sağlık Kurulundan derece tespiti yönünden rapor alınması için tüm dosya kapsamı ilgili Kurula gönderilerek, varsa derece tespiti yapılıp yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2.Peşin yatırılın temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d6b3a80e22184ae5 1a07b0846b0de583 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı