9. Hukuk Dairesi 2025/993 E. , 2025/4289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1865 E., 2024/1943 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/227 E., 2024/182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Sendika vekili dava dilekçesinde; dava konusu olumsuz yetki tespiti kararında davalı ... tarafından (Bakanlık) işyerlerinde çalışan işçi sayısına dair tespitin gerçeği yansıtmadığını, müvekkili Sendikanın çoğunluğu sağlamasını engellemeye yönelik olarak davalı işverence işçi sayısının arttırıldığını, Sendika üye sayısının 64 olarak tespitinin hatalı olduğunu, davalı işverenin yeterli çoğunluğa ulaşılmasını engellemek adına 32 işçinin iş sözleşmesini feshettiğini, bu işçilerin tamamı bakımından işe iade sürecinin başlatılmış olduğunu, davalı Şirketin aynı işkolunda birden fazla işyeri bulunduğunu, müvekkili Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi yapma yetkisine hak kazandığını beyanla olumsuz yetki tespitinin iptali ile başvuru tarihi itibarıyla davalı işyerinde işletme toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yeterli çoğunluğunun bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yetki tespiti kararının yerinde olduğunu, davacı Sendikanın başvuru tarihinde yeterli çoğunluğa sahip olmadığını, olumsuz yetki tespiti yazısında müvekkili Şirkete ait 3 işyeri olduğu belirtilmiş ise de müvekkilinin Tekirdağ ve İstanbul adreslerinde üretim faaliyeti gerçekleştiren 2 birimi bulunduğunu, söz konusu birimlerin işyeri-bağlı yer ilişkisi kapsamında tek bir işyeri olduğunun araştırılması gerektiğini, gümrük vergilerinde yapılan düzenlenemeler sonucu davalı Şirketin işlerinde ciddi bir artış meydana geldiğini, sipariş yüksekliğinden dolayı işçi alımı yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, Sendika Yetki Sistemi'ne SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, davalı işverene ait davacı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda 3 işyeri olduğunu, işletme düzeyinde yetki tespiti işlemi yapıldığını, Bakanlık tarafından usul ve hukuka uygun olarak tesis edilen dava konusu yetki tespitinin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere başvuru tarihinde işe alınan 5 işçinin işe giriş bildirgelerinin Kuruma ne zaman verildiğinin bilinmediğini, dosyadaki veri ve delillerin yetersiz olduğunu, başvuru tarihi itibarıyla Sendikaya üye işçilerin sayısına ilişkin yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f75757d488bf6e80 5fac6ecc0b0e8e36