Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/521 E., 2025/4107 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/521 E., 2025/4107 K. (06.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/521
Karar No
2025/4107
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/521 E. , 2025/4107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2158 E., 2024/2096 K. DAVA TARİHİ : 05.08.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/462 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 24.08.2009-16.01.2018 tarihleri arasında davalı Şirketin Türkmenistan’daki Aşkaabat projelerinde sıhhi tesisat ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından sona erdirildiğini, haftanın 6 günü 07.00 - 21.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki pazar 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını ancak hafta tatil ücreti alacağının ödenmediğini, almış olduğu ücretin net 2.500,00 USD olduğunu, ücretinin 700,00 USD'lik kısmının yurt dışında ihtiyaçlarını görmesi için elden avans olarak verildiğini, kalanının ise bankaya kısım kısım yatırıldığını, resmî ve dinî bayram ve tatillerde yapılan çalışmaların ücretlerinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yurt dışında çalışması nedeniyle ücretinden gelir ve damga vergisi kesilmediğini ve vergiden muaf olduğunu, bu nedenle net ve brüt ücretinin aynı olduğunu, davacının 24.08.2009-30.09.2009 tarihleri arasında mekanikçi olarak dava dışı ... Grup Proje İnşaat Elek. Mekanik. Taah. AŞ'de alt işveren işçisi olarak çalıştığını, ücretinin karşılıklı imzalanan Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) sözleşmesi ile 550,00 USD olarak belirlendiğini, Türkmenistan’daki çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olduğunu, davalı Şirkette fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışması ya da hafta tatili çalışması yapılması durumunda yapılan fazla çalışmaların davacıya banka kanalı ile ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sona erdirildiği, buna göre ihbar tazminatına hak kazandığı, dosya kapsamına göre davacının brüt 3.496,94 USD ücret aldığı, tanık beyanları ve davacı tarafın iddiasına göre alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, davacının fazla çalışma alacağı olduğu, dinî bayramlardan Ramazan bayramının bir ve Kurban bayramının iki günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu açıklamaya göre, davalı taraf süresi içerisinde bu yönde bir itiraz ileri sürmediğinden, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir hata bulunmadığı, davacının 24.08.2009-16.01.2018 tarihleri arasında kesintili olarak toplamda 8 yıl 14 gün süre ile davalı ve ihbar olunan Şirketlerde çalıştığı, davacının kıdemi, yaptığı işin niteliği ve tanık anlatımlarına göre en son ücretinin aylık net 2.500,00 USD / brüt 3.496,94 USD olduğu, davacıya fesih öncesi ihbar öneli verilmediği ve ihbar tazminatı da ödenmediği, ancak davacı taraf dava dilekçesinde ihbar tazminatı talebini 4.666,66 USD olarak sınırlamış olmasına rağmen, talep aşılarak net 5.813,41 USD ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu, dosya içeriğine, tanık anlatımlarına ve emsal dosya içeriklerine göre davacının haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, b. Davacının ihbar olunan Şirketler nezdinde çalıştığını, c. İş süresinin hatalı tespit edildiğini, d. Ücret miktarının hatalı belirlendiğini, e. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, f. Alacaklardan yapılan indiriminin yetersiz olduğunu, g. İhbar tazminatına yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının tanık beyanlarına göre haftalık 30 saat fazla çalışma yaptığını ispatladığını, b. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36/1 hükmü şöyledir: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27/1 hükmü ise "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler." düzenlemesini içermektedir. 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yer bulan hukuki dinlenilme hakkı gereğince davanın tarafları, müdâhiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkının, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince süresinde 09.10.2024 tarihli katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunulduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusu hakkında bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebi değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı