9. Hukuk Dairesi 2025/5050 E. , 2025/5614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/5 E., 2025/94 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı ... Belediyesi nezdinde çalışırken 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (6111 sayılı Kanun) kapsamında davalı Kuruma nakledildiğini, ... Sendikasına üye olmasına rağmen toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalandırılmadığını iddia ederek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve fark hizmet zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, devre konu işçiler bakımından devirden önce doğmuş alacaklardan devralan Kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanabilmesi için sendika üyesi olup olmadığının, üyelik tarihinin, dayanışma aidatı ödeyip ödemediği hususlarının tespitinin gerektiğini, davacının ödenmeyen bir ücret alacağının olmadığını ve talep edilen faiz başlangıç ve türlerine de itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile; davacının 09.03.2011 tarihinde dava dışı ... Belediyesinden davalı Bakanlığa devir yoluyla geldiği, devir tarihindeki gerçek yevmiyesinin 73,50 TL olduğu, davacının 17.06.2011 tarihinde sendika üyesi olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğinin tespit edildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan raporun, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu da gözetilerek raporda gösterilen rakamlar doğrultusunda değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 29.12.2022 tarihli kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda Sağlık Bakanlığının üyesi bulunduğu ... Sendikası ile Türkiye ... Sendikası arasında bağıtlanan 01.01.2011-31.12.2012, 01.01.2013-21.12.2014, 01.01.2015-31.12.2016 ve 01.01.2017-31.12.2018 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmeleri ve 2019 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolünün ilgili hükümleri ile arabuluculuk son tutanak düzenleme tarihi de dikkate alınarak isabetli şekilde hesaplamaların yapıldığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davacının Sendika üyelik tarihi itibarıyla, 01.01.2011-31.12.2012 arası döneme ilişkin toplu iş sözleşmesinden 01.01.2011 yürürlük tarihi itibarıyla faydalanacağı ve bu tarihteki yevmiye tutarı baz alınarak hesaplanan fark alacaklara hak kazandığının anlaşıldığı ayrıca ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.10.2023 tarihli kararı ile; davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında 09.03.2011 tarihinde davalı Bakanlığa devredildiği, davacının devirden sonra ... Sendikasına üye olduğu ve üyeliğinin 23.06.2011 tarihinde davalı işyerine bildirildiği, 6111 sayılı Kanun hükmü gereği davalıya ait işyerinde yeni toplu iş sözleşmesinin düzenleme (imza) tarihi 26.07.2011 olmasına rağmen toplu iş sözleşmesi hükümlerinden naklen geldiği tarih olan 09.03.2011 tarihinden de önce olmak üzere 01.01.2011 tarihinden itibaren yararlandırılmasının hatalı olduğu ayrıca davacının devir geldiği tarihte dava dışı ... Belediyesinde yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi olup olmadığının, varsa davacının bu toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkına sahip olup olmadığının araştırılarak davacının ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının yenisi düzenleninceye kadar devir işleminden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirleneceği gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ve ilave tediye alacağına uygulanan faiz noktasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının devren geldiği ... Belediyesi ile ...-Sendikası arasında toplu iş sözleşmesinin imzalandığının görüldüğü, davacının 09.03.2011 tarihinde davalı Kuruma devredilmesinden sonra ilk olarak 01.01.2013-31.12.2014 tarihleri arasındaki toplu iş sözleşmesinin imzalandığı bu itibarla 01.01.2010-31.12.2012 tarihleri arasındaki dönemde dava dışı ... Belediyesi ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin uygulanması gerektiği, 01.01.2013 tarihinden itibaren ise davalı işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin uygulanması gerektiği ve 08.01.2025 tarihli ek bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, işçilerin kadroya geçirilmeden önceki bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, tereddütleri gidermek üzere Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün görüşü doğrultusunda 01.01.2019 tarihindeki günlük brüt ücretlerin 85,28 TL'nin altında kalması hâlinde ücretlerin asgari ücret seviyesine yükseltilerek üzerine %4 oranında zam yapıldığını, 85,28 TL'nin altında kalmadığının tespiti hâlinde ise mevcut ücret üzerine %4 oranında zam yapıldığını, İdare tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı taleplerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, b. Hükmedilen faiz ve türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür 2. Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda bazı dönemlerde yevmiye tespiti yapılırken hatalı hesaplama yapıldığını, 01.01.2017-30.06.2017 dönemi yevmiyesi belirlenirken %1,73 enflasyon farkı zammının uygulanmadığını ayrıca 01.01.2019-30.06.2019 tarihleri arası yevmiye belirlenirken bir önceki dönemden devreden enflasyon farkı için uygulanması gereken zam oranı %6,69 iken %6,19 olarak uygulandığını buna göre tespit edilen bakiye alacakların eksik hesaplandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında devredildiği davalı işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği tarih ile buna bağlı olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanma yöntemi ve ilave tediye alacağına uygulanan faizin başlangıç tarihi ve türü hususlarındadır. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava dışı ... Belediye Başkanlığı ile ...-Sendikası arasında imzalanan 01.01.2010-31.12.2011 ve 01.01.2012-31.12.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerine göre 01.01.2010-31.12.2012 tarihleri arasındaki dönem ait ücretler tespit edilmiştir. Davacının dava dışı ... Belediyesinde çalışmakta iken 06.07.2009 tarihinde ... Sendikasına üye olduğu ve davalı Bakanlığa devredildiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığı anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Belediye Başkanlığı ile ...-Sendikası arasında 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin hesaplamalara esas alınması yerinde ise de davacının davalı Kuruma devredildiği tarihten sonra imzalandığı görülen 14.03.2012 imza tarihli ve 01.01.2012-31.12.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin hesaplamalarda esas alınması hatalı olmuştur. 6111 sayılı Kanun'un 166/6 hükmü şöyledir: "Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” Davacının ... Belediyesinde çalışırken 6111 sayılı Kanun kapsamında 09.03.2011 tarihinde davalı Bakanlığa nakledildiği anlaşılmaktadır. Davacının naklen geldiği ... Belediyesinde nakil tarihinde yürürlükte bulunan ve davacının yararlandığı toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri olarak belirlendiği görülmektedir. Davacının davalı işyerine devrinden sonra davalı ile yetkili sendika arasında imzalanan ilk toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ise 26.07.2011 tarihi olup yürürlük süresi 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri olarak kararlaştırılmıştır. Bu hususlar dikkate alındığında; yukarıda ifade edilen 6111 sayılı Kanun hükmü gereği davalıya ait işyerinde yeni toplu iş sözleşmesinin düzenleme (imza) tarihi olan 26.07.2011 tarihine kadar, davacının ücret, mali ve sosyal haklarının nakil işleminden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir. Davacının nakilden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinden nakil sonrasında yararlanmayı sürdürmesi 6111 sayılı Kanun'un açık hükmünün gereğidir. Bu itibarla söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edebilmek için sendika üyeliğinin devamı şartı aranmaz. Aynı şekilde bir başka sendikaya üye olunması yahut işkolu değişikliği, toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam etme bakımından herhangi bir etki yaratmayacağı gibi işbu dosyadaki gibi davacının nakil sonrasındaki işyerindeki toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya üyeliği ve davalının da bu üyelik sebebiyle işçiyi söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlandırması, yani taraf iradelerinin ortak olması da sonuca etkili olmayacaktır. Sonuç olarak somut olayda davacının ücret, mali ve sosyal haklarının; ... Belediyesi ile ...-Sendikası arasında imzalanan 01.01.2012-31.12.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre belirlenemeyeceği, davacının ... Belediyesinin tarafı olduğu ve 01.01.2010-31.12.2011 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden kanun hükmü gereği davalı işyerinde devir sonrası imzalanan yeni toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 26.07.2011 tarihine kadar yararlanabileceği, davalı işyerinin tarafı olduğu 26.07.2011 imza tarihli ve 01.01.2010-31.12.2011 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise sözleşmenin imza tarihi olan 26.07.2011 tarihinden itibaren yararlanabileceği kabul edilmelidir. Davacının, fark ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili Kanun hükmüne uygun şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre varsa fark alacakların hüküm altına alınması gerekir. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyulduğu açıklanmış ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden verilen karar hatalı olmuştur. Kabule göre ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının 01.01.2017-30.06.2017 tarihleri arasındaki ücreti tespit edilirken 31.12.2016 tarihindeki ücreti olarak tespit edilen 120,61 TL'ye %1,73 enflasyon farkı ve ilgili toplu iş sözleşmesi hükmü gereği %7,50 oranında zam uygulanması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen 120,61 TL'ye yapılan %1,73 oranındaki enflasyon farkının hesaplama tablosuna yansıtılmayarak bir alt satıra 122,69 TL yerine 120,61 TL'nin aynen geçirilmiş olması, ayrıca 01.01.2019-30.06.2019 tarihleri arasındaki ücret tespit edilirken bir önceki dönemden devreden enflasyon farkı için uygulanması gereken zam oranı %6,69 olmasına rağmen hesaplama tablosunda %6,19 olarak uygulanması da doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı bozma gerekçeleri yerine getirildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.12.2022 tarihli ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle davalı lehine oluşabilecek usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6ffd1a258dd049f9 ac5968344d551afd