Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/4876 E., 2025/5724 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4876 E., 2025/5724 K. (02.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4876
Karar No
2025/5724
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/4876 E. , 2025/5724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/171 E., 2025/155 K. MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/113 E., 2020/223 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; tarafların, davalı işçinin proje kapsamında yurt dışında görevlendirilmesine ilişkin karşılıklı anlaşarak 24.10.2017 tarihli taahhütnameyi imzaladıklarını, ancak davalının taahhütnamedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taahhütnamenin ilgili maddeleri kapsamında davalı işçi aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/2515 Esas sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı işçi aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/2514 Esas sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın dayanaklarının ne olduğu ve hangi ödemelere karşı istendiğinin belli olmadığını, icra takibinde dayanılan taahhütnamenin 18.01.2019 tanzim ve 25.01.2019 vade tarihli taahhütname olduğunu, davanın ise 24.10.2017 tarihli taahhütnameye göre açıldığını, takiplerin dayanağı ile davaların dayanağının birbirini tutmadığını, açılan davaların haksız olduğunu, davacı aleyhine alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararı ile; davacı Şirket tarafından davalı işçi aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2019/2514 ve 2019/2515 Esas sayılı dosyaları ile ilâmsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içinde icra takiplerine itiraz etmesi üzerine icra takiplerinin durduğu, her iki icra takip talebinde de borcun sebebi olarak 18.01.2019 tanzim ve 25.01.2019 vade tarihli taahhüt alacağının gösterildiği, icra dosyalarına takip dayanağı belgenin eklenmediği, ancak işbu davalara konu dava dilekçelerinde ise borcun sebebi olarak 24.10.2017 tarihli taahhüdün gösterildiği, icra takiplerine dayanak borcun sebebi ile davalara konu dayanak borcun sebeplerinin farklı olduğu, bu şekilde itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 20.09.2023 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 20.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; dosyadaki bilgi ve belgelere göre itirazın iptali davalarındaki alacağın kaynağı ile icra takiplerine konu edilen alacağın kaynağının aynı olduğu dikkate alındığında aksi yöndeki gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddi kararının yerinde bulunmasının hatalı olduğu, İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilip işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamına göre somut uyuşmazlıkta davalı işçinin davacı Şirket bünyesinde çalışırken davacı Şirketin taraf olduğu yurt dışındaki bir projede çalışması için davacı işverence görevlendirildiği, 24.10.2017 imza tarihli taahhütnamede davalı işçi için birtakım yükümlülükler öngörüldüğü, iş sözleşmesinin eki niteliğinde olduğu belirtilen taahhütnamenin 3. maddesinde taahhüt edilen süre dolmadan iş sözleşmesinin davalı işçi tarafından feshedilmesi veya davacı işveren tarafından haklı veya geçerli nedenle feshedilmesi durumunda davalı işçinin proje kapsamında yapılan bütün harcamaları davacı işverene ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, ancak davalı işçinin yurt dışında görevlendirilmesinin işi bakımından bilgi ve tecrübesini artıracağı muhakkak olmakla birlikte yurt dışı projesine eğitim amacıyla değil davacı işverenin taraf olduğu projede iş sözleşmesi kapsamında çalışmak üzere gönderildiği, taahhütnamenin 3. maddesinde yer alan düzenlemenin cezai şart niteliğinde olduğu, hükmün karşılıklılık şartını sağlamadığı için geçersiz olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafından imzalanan taahhütnamenin ceza koşulu içermediğini, 2. Davalının görevlendirildiği projenin sadece müvekkilinin menfaatlerini gerçekleştirmeye yönelik olmayıp doğrudan kendisinin mesleki ve kişisel gelişimine katkı sağlayacak piyasadaki konum ve değerini arttıracak mahiyette olduğunu, 3. Davalının icra takiplerine yapmış olduğu haksız itirazların iptali gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı işçi tarafından imzalanan taahhütnamedeki düzenlemenin cezai şart niteliğinde olup olmadığı ve buna göre davacının dava konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8e9ef02a1da732c6 0a136d00cacc06d2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı