Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/4176 E., 2025/5728 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4176 E., 2025/5728 K. (02.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4176
Karar No
2025/5728
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/4176 E. , 2025/5728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1941 E., 2025/480 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/806 E., 2024/222 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde uydu kontrol direktörü olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin 21.07.2016 tarihinde feshedildiğini, Ankara 1. İş Mahkemesinde işe iade talebi ile dava açtığını, ancak 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (672 sayılı KHK) ile kamu görevinden çıkarıldığından 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince dosyasının OHAL Komisyonuna gönderildiğini, kamu görevinden çıkarılma kararına itirazının OHAL Komisyonu tarafından kabul edildiğini ve 09.09.2019 tarihinde yeniden görevine başlatıldığını, müvekkiline 4 aylık boşta geçen süre ücretine yakın bir tutarda ödeme yapıldığını, halbuki 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un (7075 sayılı Kanun) 10/1 hükmü gereğince davacının kamu görevinden çıkarılma kararını takip eden aybaşından göreve başlatıldığı tarihe kadar tüm mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiğini, bu süre içerisinde işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmeleri ile ücret ve haklarında meydana gelecek artışlardan da yararlandırılması gerektiğini iddia ederek ve taleplerinin 21.07.2016-09.09.2019 dönemine ilişkin olduğunu açıklamak suretiyle ücret, ilave tediye, ikramiye, kira yardımı, asgari geçim indirimi, yönetim ve denetim tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe teşebbüsü ve terör olayları ile etkin ve hızlı mücadele amacı ile ülke genelinde OHAL ilan edildiğini, millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan kişilerin başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarıldığını, davacının bu nedenle iş sözleşmesinin davalı Şirketin Yönetim Kurulu kararı ile 21.07.2016 tarihinde feshedildiğini, davacının adının 672 Sayılı KHK Ek-1 sayılı listede yer aldığını, davacının OHAL Komisyonuna başvurduğunu, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvurusunun kabul edildiğini, bu karar üzerine davacının yeniden işe başlatıldığını, ancak davalı Şirketin özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir ticari şirket olduğunu, kamu kurumu olmadığını, davacının da 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tâbi işçi olduğunu, bu nedenle 7075 Sayılı Kanunun 10/1 hükmü düzenlemesinden yararlanamayacağını, Yönetim Kurulu kararı ile davacının işe iade kararı sonrası hak etmesi mümkün olan 4 aylık ücret ve haklarının davacıya ödendiğini, davacının başkaca bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.07.2016-09.09.2019 tarihleri arasındaki süre bakımından 7075 sayılı Kanun uyarınca uğradığı zararların tazmini gerektiği, davacının bu döneme ilişkin alacakları işyerinde imzalanmış olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya 06.02.2016 tarihinden itibaren üye olması dikkate alınarak bilirkişi tarafından alacaklarının hesaplandığı, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 7075 sayılı Kanun'un 10/1 hükmü uyarınca OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı doğrultusunda yeniden işe başlatılan davacıya görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından göreve başladığı tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesinin gerektiği, davacının 4857 sayılı Kanun'a tâbi çalışmasının, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin uyuşmazlığa uygulanmasına engel olmadığı, fesih öncesi ücret bordrolarında davacıya yönetim ve denetim tazminatı adı altında her ay tahakkuk yapıldığı görülmekle toplu iş sözleşmesinde yönetim ve denetim tazminatına ilişkin bir düzenleme de bulunmadığından bu alacağın yasal faizi ile hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yönetim ve denetim tazminatı, ilave tediye ile asgari geçim indirimi alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kamu görevlisi olmaması, müvekkili Şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulup, özel hukuk hükümlerine tâbi bir anonim şirket oluşu, tüm çalışanlarının iş mevzuatına göre istihdam edilmeleri ve davacıya boşta geçen süre ücretinin ödenmiş olması nedenleriyle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, OHAL Komisyonu tarafından başvurusu kabul edilip göreve başlayan davacının işten çıkarıldığı tarih ile işe başlama tarihi arasında dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile uyuşmazlığın adli yargıda mı yoksa idari yargıda mı çözümlenmesi gerektiğine ilişkindir. Yargı yolu, kamu düzenine ilişkindir. Bu sebeple yargılamanın her aşamasında mahkemenin davada yargı yolunun caiz olup olmadığını kendiliğinden gözetmesi gerekir. İş mahkemelerinin görev alanını hâkim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na göre belirler. Uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun kapsamında kalmaması hâlinde iş mahkemesine açılan davada, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddi ve adli yargı görevli ise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. İdari yargının görevli olması hâlinde İlk Derece Mahkemesince, dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalı nezdinde kadrolu işçi olarak çalışmakta iken 21.07.2016 tarihinde iş sözleşmesi feshedilmiş, akabinde de 01.09.2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 672 sayılı KHK'ya Ekli (1) Sayılı Liste'de ismine yer verilmiştir. 31.07.2019 tarihli ve 2019/33131 sayılı OHAL İnceleme Komisyonu kararı ile davacının terör örgütleri ile Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belge elde edilmediği gerekçesiyle kamu görevine iadesine karar verilmiş ve Türksat Yönetim Kurulu kararı ile davacı 09.09.2019 tarihinde işe başlatılmıştır. Davacının talebi, iş sözleşmesinin feshedildiği 21.07.2017 tarihi ile işe başladığı tarih arasındaki döneme ilişkin hak ve alacakların davalıdan tahsiline ilişkin olup talebin yasal dayanağını 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi oluşturmaktadır. Zira 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinde; "... İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. ..." düzenlemesi yer almaktadır. 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan OHAL Komisyonunun, kendisine yapılan başvurular hakkında vereceği kabul veya ret kararları birer idari işlemdir. Davacı 672 sayılı KHK'ya ekli liste uyarınca ihraç edilmiş ve OHAL Komisyon kararı ile işe iade edilmiş olduğuna göre idari işlem olan OHAL Komisyon kararının mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlığın idari yargıda çözüme bağlanması gerekir. Hâl böyle olunca davanın, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddi yerine esastan reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Her ne kadar davacı tarafça eldeki dava açılmadan evvel aynı taleplerle idari yargıda açılan davada uyuşmazlığın çözümünde adli yargı kolunda yer alan iş mahkemelerinin görevli bulunduğuna karar verilmiş ve bu karar istinaf aşamasından geçerek kesinleşmiş ise de yukarıda yer verilen açıklamalara göre uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması, adli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildikten sonra, ayrıca idari yargı yerinin de vermiş olduğu kesin karar bulunduğundan, görevli yargı yolunun belirlenmesi için dosyanın talep hâlinde Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9d0fcd472361f4a4 afed4c7fa1c88940

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı