Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/4358 E., 2025/4915 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4358 E., 2025/4915 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4358
Karar No
2025/4915
Karar Tarihi
28.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/4358 E. , 2025/4915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/533 E., 2025/84 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı Kurum aleyhine alacak davası açıldığını, anılan davanın Aydın 2. İş Mahkemesinin 2019/141 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, kanun gereği ilk önce davacı tarafça 09.01.2019 tarihinde Aydın Arabulucuk Bürosuna başvurulduğunu, başvurudan sadece 5 gün sonra iptalini talep ettikleri görevlendirme işleminin gerçekleştiğini, davacı ile birlikte aynı yerde görev yapan 2 kişinin de Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına görevlendirildiğini, bu kişilerin görevlendirilmeden önce dava açacağının, davalı Kurum tarafından duyulduğunu, ancak sadece aynı birimde olan ve ilk başvuruyu yapan 3 kişinin farklı bir birimde görevlendirildiğini, davacının 2004 yılından beri İtfaiye Daire Başkanlığında şoför olarak görev yapmakta olduğunu, İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesinde pek çok araç olduğunu, müvekkilinin bu araçları kullanan en kıdemli şoförlerden olduğunu, görevlendirildiği Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı kadrosunda ise çok daha fazla işçinin çalışmakta olup bunlar için çok tecrübe gerekmediğini, görevlendirmenin ceza niteliğinde olduğunu, müvekkilinin İtfaiye Daire Başkanlığı kadrosunda görevli iken 14.01.2019 tarih ve 77 sayılı kararı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına görevlendirilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yeni görevinde işe başladığını, görev değişikliğini kabul etmediğine dair itirazı bulunmadığını, mahalli ihtiyaçlara göre görev yerlerinin değiştirilebileceğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli kararı ile; taraflar arasında iş ilişkisinin devam ettiği, davacı tarafının görev yerinin değiştirildiğinin her iki tarafın da kabulünde olduğu, bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, işçi statüsündeki davacı yanın talebinin, kanun gereği feshe bağlı olan veya olmayan alacak kalemlerinden olmadığı, görev yeri değişikliğinin esaslı olup olmamasına göre değişiklik gösteren bir talepten de bahsedilemeyeceği, bu hâli ile davacının devam eden iş ilişkisinde tarafların iradesine müdahale niteliğinde olan görev yeri değişikliğinin iptaline ilişkin talebinde davacının güncel ve doğmuş bir hukuki yararının varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 29.12.2022 tarihli kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, kanuna uygun nedenlere, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre; davacının nakil işleminin iptali talebinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının nakline ilişkin kararın hukuka aykırı olup olmadığı değerlendirilerek bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda davacı hakkında yapılan işlemin ardından davacının çalışmaya devam ettiği, aynı işlem sebebiyle görev yerleri değişen ve aynı nedenlerle dava açan diğer iki işçinin de açmış oldukları davalarda davanın reddine dair verilen kararların Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği (Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 2021/12961 Esas ve 2022/50 Karar sayılı ilâmıyla onanan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2019/1627 Esas sayılı kararı), davacının ispat yükümlülüğünü de yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin 09.01.2019 tarihinde Aydın Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu, 5 gün sonra iptalini istedikleri görevlendirme işleminin gerçekleştiğini, 2.Müvekkilinin tayininin kendi isteğiyle gerçekleşmediğini, 3.Açılan dava ve görev değişikliği nedeniyle büyük maddi kayıplarının olduğunu, nakil kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafça yapılan görevlendirmenin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı