9. Hukuk Dairesi 2025/2439 E. , 2025/4918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/272 E., 2024/2287 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/128 E., 2019/120 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada kabul edilen ve asıl davadaki davalı tarafından temyize konu edilen miktar ile birleşen davada reddedilen ve birleşen davadaki davacı tarafından temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. Asıl davada davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ilk olarak 16.12.2009 tarihinde davalı ile belirli süreli iş sözleşmesi imzaladığını, sürenin bitiminde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya devam ettiğini, bu sırada davacının Romanya'da bulunan ve davalı iştiraki olan .... ... S.A Şirketinde görevlendirildiğini, burada çalışmadan önce 01.06.2014 başlangıç tarihli 3 yıl süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu şekilde çalışmakta iken 23.05.2015 tarihinde Romanya'daki şirketin özlük hakları proje müdürü tarafından e-posta ile ilişiğinin kesildiğinin bildirildiğini, kendisine ikale sözleşmesi sunulduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından 3 yıl dolmadan haklı bir neden olmadan sona erdirildiğini, Türkiye'ye döndüğünde davalı Şirkette 04.05.2015 tarihinde iş başı yaptığını, buradaki şirket genel müdürü tarafından Romanya'daki görevinin 30.04.2015 tarihinde sona erdiğinin yazılı olarak bildirildiğini ve yine 30.10.2015 tarihine kadar operasyonel performans iyileştirme proje müdürlüğüne atandığının belirtildiğini, bu tarihten sonra da iş sözleşmesinin sona erebileceğinin kendisine bildirildiğini, davacının yeni görevi kabul etmediğini ancak yapılan görüşmeler ve yoğun baskıyla kabul ettiğini, bu süreçten sonra ücretinin eksik ödenmeye başlandığını, pozisyonuna uygun işler verilmediğini, çalışması için zorunlu olan masa, sandalye gibi malzemelerin de verilmediğini, psikolojik taciz (mobbing) yapıldığını, iş sözleşmesinin eylemli olarak davalı tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bakiye ücret, 21 aylık ücret, yıllık izin, yıllık 14 maaş çalışması karşılığı ücret ve manevi tazminat alacaklarını talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin davalı işçi tarafından haksız nedenle feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı alacağını talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Romanya'daki çalışması için imzalanan iş sözleşmesinde sürenin 3 yıl olarak belirlendiğini ancak söz konusu sürenin daha uzun ve daha kısa olabileceğinin de belirtildiğini, sözleşmenin 24. maddesinde “şirket operasyonel veya şirket için gerekli her durumda söz konusu sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir” şeklinde bir düzenleme olduğunu, Romanya'daki şirketin yapılanmaya gitmek zorunda olması nedeniyle davacının pozisyonunun kapatıldığını, davacının Romanya'daki sözleşmesinin 30.04.2015 tarihinde sona erdirildiğini, davacının Türkiye'ye döndüğünde durumuna uygun pozisyon araştırması yapıldığını ve 30.10.2015 tarihine kadar sürecek ... Samsun elektrik performans iyileştirme proje müdürlüğü görevinin teklif edildiğini, davacının kabul ettiğini, davalı işyerinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının işe başladıktan iki ay sonra 04.09.2015 tarihinde insan kaynakları departmanına iş sözleşmesinin feshedilip edilmediğinin bildirilmesini istediği bir e-posta gönderdiğini, bunun üzerine davacının görüşmeye çağrıldığını, ancak davacının görüşmeye gelmediğini, devamsızlık yaptığını, iş sözleşmesini kendisinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshettiğini, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı işçi vekili; iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli neden olmadan eylemli olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan son sözleşmenin belirli süreli olduğu ve süresinin 3 yıllık olduğu, sözleşmenin başlangıç tarihi 01.06.2014 olduğundan, sona erme tarihinin de 31.05.2017 olması gerektiği, ancak süresinden önce davalı Şirketçe ekonomik gerekçeyle yani geçerli fesih nedeni olabilecek gerekçelerle feshedildiği, bu nedenle davacının bakiye süre ücretine hak kazandığı, dosya kapsamına sunulan belge ve tanık beyanlarından davacının iş sözleşmesini baskıyla feshettiğine veya davalı tarafından iş sözleşmesine son verildiğine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davacı tarafından iş sözleşmesinin eylemli olarak istifa suretiyle feshedildiği, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ispatlayamadığından davalı-birleşen davada davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, davacı-birleşen davada davalının asıl davada psikolojik taciz iddiasını ispatlayamadığından manevi tazminat talebinin reddinin gerektiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belge ve bilgiler ile tanık anlatımlarından davacının Türkiye'ye döndükten sonra görev değişikliği ve ünvanının düşürülmesine muvafakat ederek çalışmaya devam ettiği sabit ise de tanık anlatımlarından davacının işyerinde çalışma ortamının göreviyle mütenasip bir şekilde sağlanmadığı, daha önce mevcut olan aracın verilmediği, bunun yanında işverenin davacıyla yapmış olduğu görüşme ve yazışmalarda iş sözleşmesinin işverence işin durumuna göre ileride feshedilebileceğinin davacıya iletildiği, bu durumda işverenin çalışma şartlarını uygulamadığı ve bu olgunun ise davacı işçiye 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(f) hükmü uyarınca iş sözleşmesini haklı sebeple feshetme imkânı verdiği, davacının psikolojik taciz iddiasını kanıtlayamadığı, davalı işverenin davacıya yönelik iş ve işlemlerinin psikolojik taciz boyutunda olmadığı ancak yapılan bu işlemlerin iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı sebeple feshini doğuracak mahiyette olduğu, ayrıca yaklaşık 6 yıllık kıdemi bulunan bir çalışanın tazminat haklarından mahrum kalacak şekilde işten ayrılmasının hayatın olağan akışına da aykırı olacağı dikkate alındığında feshin haklı sebebe dayandığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatına hak kazanmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kıdem tazminatının reddine ilişkin kararının hatalı olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde davacının kıdemine göre 37.424,33 TL yıllık izin ücreti alacağı olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yıllık izin alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı kendisine sistematik bir biçimde psikolojik taciz uygulandığını kanıtlayamadığından manevi tazminat talebinin reddinin yerinde olduğu, davacı vekili yıllık 14 maaş çalışma karşılığı ücret alacağını talep etmiş ise de davacıya gerek ikramiye ve gerekse performans primi olarak yapılan ödemeler bilirkişi raporunda tespit edilmiş olup taraflar arasında Romanya'da akdedilen iş sözleşmesinin 8. maddesinde birden fazla ikramiye ile ödüllendirilmenin gelecekte yasal hak kazanmak anlamına gelmediğinin açıkça belirtildiği, bu durumda davacı 14 maaş çalışma karşılığı ücret alacağını kanıtlayamadığından bu alacak kaleminin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, taraflar arasında davacının Romanya'da bulunan davalının iştiraki olan Şirkette çalışması için imzalanan iş sözleşmesinde, sözleşmenin süresi 3 yıl olarak belirlenmiş ise de aynı iş sözleşmesinde "Uluslararası atamanız burada belirtilenden daha uzun veya daha kısa bir süre sürmesi mümkündür." şeklinde hüküm bulunduğu, bu hükmün işverene iş sözleşmesini kararlaştırılan süreden önce de fesih hakkı tanıdığı, ayrıca sözleşmenin bu maddesinin iş sözleşmesinin belirli süreli olma özelliğini ortadan kaldıracak mahiyette olduğu, davacının Romanya'daki çalışmasının sonlandırılmasından sonra davalı işverenin Türkiye'deki işyerinde çalışmaya devam ettiği, buna göre davacının Romanya'daki iş sözleşmesinin sona erdiğinden söz edilemeyeceğinden davacı tarafın bakiye süre ücret alacağına hak kazanmadığı, İlk Derece Mahkemesinin bakiye süre ücret alacağının kabulüne yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleşen davada davalı vekili asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin Romanya'daki çalışması için belirli süreli iş sözleşmesi imzaladığını, sözleşmesinin süresinden önce haklı bir neden olmadan işveren tarafından feshedildiğini, davacının bakiye süre ücretine hak kazandığını, Türkiye'ye dönerken ikale sözleşmesi imzalaması için kendisine baskı yapıldığını, yurt dışında ailesi ile düzen kurmaya çalışan davacının tekrar Türkiye'ye döndüğünü, Türkiye'ye döndüğünde eski çalışma düzen ve ortamının sağlanmadığını, iş sözleşmesinin sona erdirileceği yönünde baskı yapıldığını, psikolojik tacize uğradığını, planlı olarak davacıyı işten çıkarmak için eylemlerde bulunulduğunu, bu hususların Bölge Adliye Mahkemesince irdelenmediğini, tüm bu sebepler dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından eylemli şekilde feshedildiği ve davacının ihbar tazminatına hak kazandığını, b. Davacının 14 maaş çalışma karşılığı ücretine sözleşme hükmü gereği hak kazandığını, c. Davacıya sözleşme boyunca psikolojik taciz yapıldığı hususunun dosyadaki belgeler ve tanık beyanlarıyla kanıtlandığını, d. Dosyada hükme esas alınan hesaplamaların eksik ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi, buna bağlı olarak ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, manevi tazminat alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile bakiye süre ücreti, yıllık 14 maaş çalışma karşılığı ücret alacakları ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı - Birleşen Davada Davacı Temyizi Yönünden Davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davacı - Birleşen Davada Davalı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c8027fb6cd00a538 9c1abfbdc8f72655