9. Hukuk Dairesi 2025/4160 E. , 2025/5102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/665 E., 2025/142 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2023/814 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.06.2020 tarihinde davalı Bakanlık bünyesindeki Hastanede sürekli işçi kadrosuna atandığını, mesleki bilgi ve becerisi gözetilerek bilgi işlem veri kayıt işlerini yapmakla görevlendirildiğini ve bilfiil bu görevleri yerine getirdiğini, 04.10.2021 tarihinde haksız ve dayanaksız bir biçimde temizlik işlerinde görevlendirildiğini, çalışma koşullarının ağırlaştırılması mahiyetinde bulunan ve müvekkilinin üyesi bulunduğu yetkili Sendika ile davalı arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmünde açıkça aykırı bulunan görevlendirmeyi kabul etmeyen davacının şifaen ve yazılı olarak itiraz etmesine rağmen itirazlarının kabul edilmediğini, dava konusu temizlik işlerinin yapılmasına dair görevlendirmenin, çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğini ve toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmüne aykırı olduğunun tespiti ile iptaline, davacının toplu iş sözleşmesinin bu hükmü uyarınca daha önce yapmakta olduğu bilgi işlem, veri kayıt operatörlüğü veya da aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ... arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmenin 4. maddesinde “İşçi hangi branşta istihdam ediliyorsa branşına uygun alanda çalışmak ve görevini en iyi şekilde yerine getirmekle yükümlüdür.” düzenlemesinin yer aldığını, davacının kadroya geçişi yapılan işi yapmak kaydıyla görevlendirildiğini, bilgi işlem-veri kayıt işlemleri ile görevli personeller, hastaların elektronik kayıt ve dosya işlemlerini yapma ile tıbbi, idari ve istatistiki dokümanları hazırlama bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişiler olduğunu, bu personeller işe alınırken de aranacak kriterler temizlik personeli alırken değerlendirilecek kriterlerden çok farklı olduğunu, davacının dayandığı kurs sertifikasının işe alım sırasında sunulmadığını, müvekkili İdare tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre davacının Kamu ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde sürekli işçi alımı kurası ile 05.06.2020 tarihinde temizlik görevlisi olarak açıktan atamasının yapıldığı, ancak işe başladıktan sonra veri hazırlama görevlisi olarak çalıştığı ve temizlik görevinde yer almadığı, 23.09.2021 tarihli Yönerge gereği tekrar temizlik görevlisi olarak görevlendirildiği, davacının ihtirazı kayıtla görevlendirmeyi tebellüğ ettiği, sendika üyesi olan davacının yetkili Sendika ile davalı arasında bağıtlanan 01.01.2019-31.12.2020 ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi hükümlerine tâbi olduğu, toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmünde "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." düzenlemesine yer verildiği, davacının sunulan özlük dosyasındaki görevlendirme evrakları incelendiğinde bir yıldan uzun süre veri hazırlama görevlisi olarak çalıştığı anlaşılmakla vasıfsız bir işte çalıştırılamayacağı; ancak, işçinin hangi işyerinde hangi işte çalışacağı konusundaki yönetim hakkı işverene ait olduğu, mevzuatta işvereni bu konuda değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle diğer taleplerin reddine, davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sürekli işçi kadrosuna geçirildiği ileri sürülmüş ise de dosya kapsamından davacının, 4857 sayılı İş Kanunu ve Kamu ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde 03.06.2020 tarihli ve 6116 sayılı atama kararı ile Bursa Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ... Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine sürekli işçi (temizlik görevlisi) olarak açıktan atamasının yapıldığı, taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, sürekli işçi (temizlik görevlisi) olarak atandığına ilişkin yazının davacıya tebliğ edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumuna davalı işverence verilen işe giriş bildirgesinde davacının meslek kodunun temizlik görevlisi olarak bildirildiğine ilişkin işe giriş bildirgesi sureti sunulduğu, yargılama aşamasında dinlenen davacı tanıkları, davacı ile birlikte çalıştıkları dönemde davacının sürekli olarak veri giriş elemanı/sekreter olarak çalıştırıldığı ve temizlik işi yapmadığı yönünde beyanda bulundukları, davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağına yönelik dilekçesi, davalı tarafça sunulan ilgili yazışmalar, dosya kapsamında yer alan davacının hasta kabul kurs bitirme belgesi, önlisans diploması, hala davalı işyerinde çalışan tanıkların açık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının işe giriş tarihinden itibaren veri giriş elemanı olarak bir yıldan uzun süre çalıştırıldığı, davacının üyesi olduğu Sendika ile davalı arasında bağıtlanan ve davalı işyerinde yürürlükte olan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmünde yer alan düzenleme gereğince yapılan değerlendirmede davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesinin isabetli olduğu; ancak, işçinin hangi işyerinde hangi işte çalışacağı konusundaki yönetim hakkının işverene ait olduğu, işvereni bu konuda değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün mevzuatta bulunmadığı hususları dikkate alındığında, davacının daha önce yapmakta olduğu bilgi işlem, veri kayıt operatörlüğü veyahut da aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilmesine ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bununla birlikte davanın kısmen kabulüne karar verildiği hâlde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeple sınırlı olarak kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacının davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine, mevzuatta davalının yönetim hakkında değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün bulunmadığından diğer taleplerinin reddine, davalı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusunu müvekkilinin vasıfsız bir işte çalıştırılamayacağı yönündeki taleplerinin oluşturduğunu, bu talebin açıklanarak davacının eski görevine iadesi gerektiği yönündeki beyanın farklı bir dava konusu olmayıp davada iki farklı talep varmışçasına kısmen kabul kararı verilmesinin ve aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçirilirken mevzuata uygun hareket edildiğini, hizmet alımı kapsamında çalıştığı işe uygun olarak kadroya alındığını, b. Mevzuata göre davacının görev tanımına giren iş dışında başka bir işte çalıştırılmasının mümkün olmadığını, c. Davacı ile müvekkili İdare arasında imzalanan iş sözleşmesinde "İşçi hangi branşta istihdam ediliyorsa branşına uygun alanda çalışma ve görevini en iyi şekilde yerine getirmekle yükümlüdür." yazılı olduğunu, d. İdarenin takdir hakkını kullanırken kamu yararı ve kamu hizmetlerinin gereğini göz önünde bulundurmak zorunda olduğunu, davacının görevlendirmesinin de bu esaslar gözetilerek mevzuata uygun yapıldığını ve davacının ihtiyaç duyulması sebebiyle geçici süre veri kayıt işinde görevlendirildiğini ve bilahare asıl işi olan temizlik işlerinde görevlendirmesinin yapıldığını ve bunun usule ve mevzuata uygun olduğunu, e. Çalışanların görevlendirmelerinin tayininde işveren İdareninin yönetim hakkının bulunduğunu, davacının bilgi işlem personeli olmak için gerekli yeterliliğe haiz olmadığını, her ne kadar kurs bitirme sertifikası olduğunu iddia etmiş ise de bunu işe alım sırasında ibraz etmediği gibi davacının temizlik görevlisi olarak işe alındığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının temizlik işinde görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespiti istemine ve vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta davacının, davalı işverence 04.10.2021 tarihinde temizlik işçisi olarak görevlendirildiği ve ihtirazı kayıtla 04.10.2021 tarihinde görevlendirmeyi tebliğ aldığı, işbu dava ile toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca temizlik işlerinin yapılmasına dair görevlendirmenin iptali ile daha önce yapmakta olduğu bilgi işlem-veri kayıt operatörlüğü veya aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilmesini talep ettiği görülmektedir. Sözü edilen talebe ilişkin olarak işverenin yönetim hakkına müdahale teşkil edecek şekilde icrai nitelikte bir karar verilemeyeceği dikkate alındığında; davacının talebi, işverenin 04.10.2021 tarihli görevlendirmesinin hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkindir. Bu bağlamda değerlendirme yapıldığında; Bölge Adliye Mahkemesince, toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü gereğince davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine, diğer taleplerin davalının yönetim hakkında değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün mevzuatta bulunmadığından reddine; reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, işverence yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu; ancak işverenin yönetim hakkına müdahale teşkil edecek şekilde icrai nitelikte bir karar verilemeyeceği kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de bu durumda yapılması gereken davanın kabulü ile davacının temizlik işçisi olarak görevlendirilmesine dair işveren işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesidir. Bu husus gözetilmeden, toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü gereğince davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesi ve davacının taleplerinin ayrı ve müstakil bir talep ve dava konusu olarak değerlendirilip dava kısmen reddedilerek davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (B) numaralı bendinde yazılı, "Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Toplu İş Sözleşmesinin 29. maddesi gereğince davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının TESPİTİNE, diğer taleplerin davalının yönetim hakkında değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün mevzuatımızda bulunmadığından REDDİNE," şeklindeki ibare çıkartılarak yerine, "Davanın KABULÜNE, 1-Davacının temizlik işçisi olarak görevlendirilmesine dair işveren işleminin hukuka aykırı olduğunun TESPİTİNE," ibaresinin yazılması, Yargılama giderlerine ilişkin "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklindeki (8) numaralı alt bendi çıkartılarak yerine; "Davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5928cb4077f046d1 1749e184b0750a28