9. Hukuk Dairesi 2025/3946 E. , 2025/4947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/87 E., 2025/347 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/119 E., 2024/259 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Sendika Yönetim Kurulunun toplantı usul ve esaslarına uymadığını, üyelerin tamamına bildirim yapılmadığını, 20.06.2020 tarihli ilk genel kurulunda seçilen sendika yönetim kurulu yedek üyelerinden ilk beşinin aynı zamanda sendika disiplin kurulu asil üyeleri şeklinde, .. .... ise orada yer kalmadığı için denetleme kurulu asil üyeliğinde görev almış olduğunu, Sendika Tüzüğü'ne göre sendika yönetim kurulunun 7 asıl, 7 yedek üyeden, disiplin ve denetleme kurullarının ise 5 asıl 5 yedek üyeden oluştuğunu, yönetim kurulu üye sayısının herhangi bir nedenle azalması durumunda yedek üyenin göreve davet edilmesi gerektiğini, ancak sendika internet sitesinde paylaşılan yazıya göre; sendika yönetim kurulunun 03.09.2022 tarihinde internet üzerinden yaptığı toplantı sonucuna göre sendikanın yeni yönetim kurulu asıl üyelerinin 1) .. 2) S... 3) ... .. 4) .. .. 5) .. .. 6) ... Y. ..; yedek üyelerinin 1) ... .. ... 2) .. .. isimli üyelerden oluştuğunun belirtildiğini, ancak Sendika Tüzüğü'ne göre 7 asıl üye olması gerekirken 6 üye belirlenmesi ve hâlihazırda yedek üye bulunması, sendikanın bu şekilde yönetilmesi ve kararlar alınmasının hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulunun, yedek üye varken hiçbir suretle eksik sayıda asıl üye ile toplanıp karar alamayacağını, öte yandan .. ..., Sendika ilk genel kurulunda disiplin kurulu asıl üyeliğine seçildiği hâlde sendika başkanı tarafından koşulları oluşmadığı hâlde sendika yönetim kurulu asıl üyeliğine getirildiğini, ayrıca haricen öğrenildiğine göre sendika ilk genel kurulunda sendika yönetim kurulu asıl üyeliğine seçilen ... ... sendika yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olmasına rağmen sendika yönetim kurulu toplantılarına çağrılmadığını ve yönetimin aldığı kararlara iştirakinin sağlanmadığını, yönetim kurulu kanun ve tüzükte öngörülen oluşum, toplanma usul ve esaslarına uygun hareket etmediğinden alınan kararların hukuken geçersiz olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Kütahya ilinin Bursa şubesine bağlanmasına dair Sendika Merkez Yönetim Kurulunun 28.03.2024 tarihli ve 146 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sendika yönetim kurulunda yedek üye konumunda olan kişinin disiplin kurulunda asıl üye veya başka bir organın asıl üyesi olan kişinin, diğer bir organa yedek üye olamayacağına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, yönetim kurulu asıl üyeliğinde istifa olması nedeniyle boşan asıl üyeliğe yedek üyeler arasından Dr. ... ... disiplin kurulu asıl üyeliğinden 26.08.2022 tarihinde istifa ederek 03.09.2022 tarihinde geçtiğini, dolayısıyla yönetim kurulunun teşekkülünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yönetim kurulunun toplantılarını nasıl yaptığı, çağrı usulünün nasıl gerçekleştiği davacı tarafları ilgilendiren bir husus olmayıp burada bir hukuka aykırılık olsa dahi bu konuda dava açma hak ve yetkisinin kendilerine bildirim yapılmadığı iddia edilen ... ... ait olduğunu, adı geçen yönetim kurulu üyesi geçirdiği bir disiplin soruşturması nedeniyle merkez yönetim kurulu kararıyla görevden kesin olarak uzaklaştırıldığından yönetim kurulu toplantılarına katılamayacağını, sendikanın 20.06.2020 tarihli Genel Kurul divan defterinin (tutanağı) son sayfasında "Yeni Yönetim Kurulu aşağıdaki konularda Genel Kuruldan yetki almıştır" başlıklı maddenin (d) bendi ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun (4688 sayılı Kanun) 12. maddesinin (h) bendi uyarınca yönetim kurulunun sendika şubesi açma ve kapatma yetkilerini aldığını, Eskişehir Şube üye sayısının 400’den 332 üyeye düştüğünü, bu hâliyle şube vasfını yitirdiğini, bir yandan üye kazandırma noktasında başarısız olunması, diğer yandan ilgili Şubenin sendikaya aylık maliyetinin 70.000,00 TL civarında olması karşısında şubenin kapatılmasının sendika yönetiminin takdirinde olduğunu, mahkemenin yerindelik denetimi yapamayacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sendika Yönetim Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 76 sayılı kararı ile Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Afyon şubesinin "Odunpazarı/Eskişehir" adresinde açılmasına karar verildiği, daha sonraki kararlar ile Bilecik, Kütahya ve Afyon illerinin bu şubeden ayrılmasına ve Eskişehir Şubenin kapatılmasına karar verildiği, bazı illerin ayrılmasına ve şubenin kapatılmasına dair kararların iptali talepli açılan davanın kabul edildiği ve kesinleştiği, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 51/son hükmünde sendikaların yönetim ve işleyişlerinin demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı hususunun düzenlendiği, iptali istenen kararda bölgesel yakınlık dikkate alınarak sendikal faaliyetlerin iyileştirilmesi maksadı ile yapıldığı belirtilmiş ise de Sendika Genel Yönetim Kurulunun 28.12.2023 tarihli kararında "Kendi içinde o ille ilgilenen çoğunlukla bir sorumlu olsa da bu sorumlu verimli olamamakta aynı zamanda o ildeki hekimlere konumsal olarak da hizmet verilememektedir." şeklinde karar verildiği de gözetilerek dava konusu karara ilişkin objektif ve somut gerekçe ortaya konulup kanıtlanmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu Kütahya ilinin bağlı olduğu şubenin kapatılmasına dair verilen Sendika Yönetim Kurulu kararının da iptal edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile "Davalı Sendika Merkez Yönetim Kurulunun 28/03/2024 tarih ve 146 sayılı Kütahya ilinin Bursa Şubesine bağlanmasına dair kararın iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sendika yönetim kurulunun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5b0a7b641e243c7d 1a589f7cdb190e3c