Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3611 E., 2025/4280 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3611 E., 2025/4280 K. (12.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3611
Karar No
2025/4280
Karar Tarihi
12.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3611 E. , 2025/4280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/147 E., 2024/423 K. DAVA TARİHİ : 31.07.2018 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete bağlı İstanbul İl Telekom Müdürlüğünde 10.04.2000 tarihinden itibaren sendikalı işçi olarak çalıştığını, sipariş personeli memur olduğunu, fakat davalı Şirket tarafından 24.05.2006 tarihinde santraller büroya atandığını, bu atama sebebiyle davacının ücretindeki müşteri ile yüz yüze, gişe farkı ücret ödemesinin kesildiğini, davacının hâlihazırda müşteri memnuniyeti ve şikâyetlerini karşıladığını, davacıya emsal olmak üzere N.K. isimli personelin erişim şebeke büroya atanmasına rağmen kendisine tahsilat veznesi adı altında eksik ödenen fark alacaklarının iade edildiğini, davacının 02.05.2008 tarihinde tahsilat servisinde görevlendirildiğini, ücretinden yapılan kesintilerin iade edilmediğini, ücretinin eksik ödendiğini, yine davacıya emsal olmak üzere Büyükçekmece Telekom Müdürlüğünde yönetici asistanı olarak görev yapan B.Ö. ile Hukuk Müdürlüğünde görev yapan S.E.G. isimli çalışanlara müşteri ile yüz yüze, gişe farkı ücretinin ödendiğini, davacıya eksik ödenen bu ücret nedeniyle ücretini, ücretine bağlı olarak belirlenen ilave tediye ve ikramiyelerinin de eksik verildiğini belirterek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.11.2006 tarihinden itibaren Büyükçekmece Telekom Müdürlüğü idari işler uzmanlığında, 02.05.2018 tarihinden itibaren ise Muhasebe Uzmanlığında görevlendirildiğini, çalışma konusunun değiştirildiğini, gişede olmadığından gişe ücretine hak kazanmadığını, kaldı ki 12. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde de gişe farkı ödemesine dair hüküm bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli kararı ile; davacının Mayıs 2010 ayında müşteri şikâyet yönetimi pozisyonuna getirildiği, bu tarihe denk gelen 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde gişe çalışanlarına dair ek bir ödeme veya ücret artışı düzenlemesine rastlanılmadığı, bu hâlde dosya kapsamı ile davacının dava dilekçesinde emsal gösterdiği çalışanların bordrolarının incelenmesi ile bir hesaplama yapılabileceği, emsal gösterilen çalışanların bordrolarından davacıdan yüksek ücret aldıkları anlaşılmış ise de farkın müşteri çalışmasını gerektirir bir pozisyonda olduklarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenemediği, üç emsal çalışan arasında en yüksek ücretin N.K'ya ödendiği, diğer iki emsal işçinin ise birbiri ile aynı ücreti aldığı, N.K'nın ücretindeki yüksekliğin nedeninin tespit edilemediği, sipariş personeli ve dava takip personeli olarak çalışan ve birbiri ile aynı ücreti alan B.Ö. ve S.E.G'nin davacıya emsal alınabileceği gerekçeleriyle alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 05.10.2023 tarihli kararı ile; ilave tediye alacağının toplu iş sözleşmesi hükmü ile öngörülmesinin, alacağın dayanağının 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, bu nedenle alacağa yasal faiz yürütülmesinin yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere davacının hüküm altına alınan alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının dava dilekçesinde bildirdiği işçilerin davacıya gerek yaptığı iş gerekse de kıdemi, eğitim durumu vs. durumları dikkate alındığında emsal olmadığı, bu işçilere "gişe ücreti" adı altında yapılan ödemenin bulunmadığı, dava konusu talep dönemi için işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinde davacıya gişe ücreti ödeneceğine yönelik düzenleme olmadığı hususları dikkate alındığında; davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacakların dava konusu dönem için uygulanan toplu iş sözleşmelerinde davacıya gişe ücreti ödeneceğine yönelik düzenleme olmadığı hususları dikkate alınarak davacının alacak taleplerinin reddine karar karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Fark ilave tediye alacağının toplu iş sözleşmesinde gösterilen her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek, bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte hüküm altına alınması gerektiğini, b. Davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; işçinin ücretinin eksik ödenip ödenmediği ile buna bağlı fark alacaklarının bulunup bulunmadığı, bu noktada davacıya esas alınacak emsal işçinin doğru şekilde tespit edilip edilmediği ve hükmedilen vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/1 ve 13/2 hükümleri şöyledir: "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." Dava ve ıslah dilekçesine göre davada reddedilen toplam miktar 7.849,06 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan AAÜT'ye göre maktu vekâlet ücreti 30.000,00 TL'dir. Davalı lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti miktarı reddedilen bu miktarı geçemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince, davalı yararına 7.849,06 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar gözetilmeden davalı yararına 30,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Eksik vekâlet ücreti takdir edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan “Davalı vekili için 30,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı yararına takdir edilen 7.849,06 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı