9. Hukuk Dairesi 2025/3477 E. , 2025/4152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1817 E., 2024/1625 K. DAVA TARİHİ : 26.02.2016 Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.04.2010 tarihinde Karayolları 9. Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak laboratuvarda ve sahada hizmet alımı şeklinde alt işverenler bünyesinde işe başladığını, davalının asıl işini yapmasına rağmen alt işveren olan müşavir firmalar üzerinden girişinin yapılarak muvazaa durumu yaratıldığını, alt işveren firmaların değişmesine rağmen davacının davalı bünyesinde kesintisiz çalışmasına devam ettiğini, davacının yapmış olduğu işin asıl iş olduğunu, hizmet satın alınan alt işverenlerin değişmesine karşın işçilerin aynı kaldığını, işyeri ve iş ekipmanlarının davalıya ait olduğunu, emir ve talimatların, çalışma koşullarına ilişkin düzenlemelerin ve kayıtların davalı tarafından yapıldığını beyanla davacının işvereninin en başından itibaren davalı olduğunun tespitine, davacıyla aynı kıdem ve derecede işçilere ödenen her türlü ücret alacaklarının tespiti ile fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı İdarenin işçisi olmadığını, davacı ile yapılmış bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, davalı İdare ile dava dışı şirketler arasında yapılan sözleşmelerin anahtar teslim niteliğini taşıyan sözleşmeler olduğunu, davalı İdarenin yalnızca ihale makamı olduğunu, asıl işveren olarak nitelendirilemeyeceğini, somut olayda herhangi bir muvazaanın bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli kararı ile; davalı ... Müdürlüğünün ihale makamı olduğu ve yasal düzenleme gereği ancak davacının son üç aylık ücret alacağından sorumlu olabileceği, davacı tarafın ödenmeyen ücret alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 tarihli kararı ile; davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna dair somut delil bulunmadığı ve alt işveren asıl işveren ilişkisinin geçerli olduğu; buna göre de davacının davalı işçisi olarak kabulü talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin değiştirilmiş olmasına rağmen istinaf başvurusunun esastan reddine yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarından çalışma koşullarının davalı Kurum tarafından belirlendiğini, işverenin davalı Kurum olduğunu, davacı ve işveren arasındaki bağımlılık ilişkisinin davacı ile davalı Kurum arasında gerçekleştiğini, 2. İşin yürütümünde kullanılan araç ve gereçlerin davalıya ait olduğunu, iş sözleşmesinin kurulmasında ve feshinde tek söz sahibinin davalının yetkilileri olduğunu, 3. Davacının davalının asıl işinde çalıştığını, bu işin yapılmasında davalı Kurumun uzmanlığa sahip olduğunu, davacı ile davalının işçilerinin aynı işyerinde beraberce çalıştığını, dava dışı yüklenici firmaların işyerinde bağımsız bir iş organizasyonuna sahip olmadığını, işlerini yerine getirecek uzmanlıklarının da bulunmadığını, sadece istihdam edilen işçilere her ay kendisine ödenen hak edişlerden ücret ödemesi yaptığını ve işçilerin sigortasını yatırdığını ve davalı Kuruma işçi temin ettiğinden dava dışı yüklenici şirketlerin işveren sıfatını kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı, davacının muvazaadan kaynaklı dava konusu fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.