Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2823 E., 2025/5182 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2823 E., 2025/5182 K. (18.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2823
Karar No
2025/5182
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/2823 E. , 2025/5182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/408 E., 2024/601 K. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sürekli olarak davalı Belediyede çalışmış olmasına rağmen ihale alan Şirketlerde sigortalı gösterildiğini, davalı Belediyenin asıl işveren diğer davalıların ise alt işveren olduklarını, davalı işyerinde fazla çalışma yapmasına, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili ile iş sözleşmesi imzalamış olan ... (..........Temizlik Şirketi) ve alt yüklenicisi olan ... Med. Taah. Tm. Hiz. ünvanlı Şirketin elemanı olarak çalıştığını, sosyal hak ve ücretleri açısından davalı ... ile bir ilişkisi olmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca kamu kurumlarının alt işveren işçilerinin ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer haklarından sorumlu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin...Temizlik Şirketine müteahhitlik hizmeti verdiğini, bu kapsamda yanında işçi çalıştırdığını, davacının işe devamsızlık yaptığını, bu hususta tutanak düzenlendiğini ve işçiye ihtarname keşide edildiğini, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, süre sonunda işin bitimi sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, bu sebeple davacının ihbar tazminatına hak kazanamadığını, davacının zincirleme iş sözleşmesi ile çalışmadığını, bu sebeple somut olayda işyeri devri kurallarının uygulanamayacağını, davalının, asıl işverenin haklı talebi doğrultusunda gerekli yazılı bildirimleri yaptıktan sonra çalışanların iş sözleşmelerini haklı olarak feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı...Temizlik Şirketi temsilcisi cevap dilekçesinde; ihale süresi bitmeden işten el çektirildiklerini, mevsimlik/geçici işçi olarak çalışan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davalı işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ve tatil günlerinde çalışılmadığını, ücret bordrolarını ihtirazı kayıt koymadan imzalayan davacının alacak taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İHLAL KARARINDAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkeme Kararı Mahkemenin 25.03.2016 tarihli kararıyla; iş sözleşmesinin ihale süresinin sona ermesi üzerine iş bitimi sebebiyle feshedildiği ve fesih yapılırken işçiye ihbar önelinin kullandırıldığının ispat edilemediği, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, dosya içeriğine göre asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacaklarının sübut bulduğu, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacakları bakımından dinlenen tanık beyanları doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. B. Bozma Kararı Mahkemenin 25.03.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunmaları üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 27.03.2018 tarihli kararı ile, davacının dava konusu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının miktarını belirleyebilme imkânına sahip olduğu, anılan alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından belirtilen talepler yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda salt davacı ile menfaat birliği içinde olan davacı tanıklarının beyanları esas alınarak fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı, ancak davacı tanıklarının da davalı aleyhine dava açtıkları ve somut davada çıkacak sonuçtan menfaat elde edecekleri de tartışmasız olduğundan başkaca delillerle desteklenmeden tek başına davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık anlatımına itibar edilmesinin mümkün olmadığı; bu sebeple davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.12.2018 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi taleplerinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin ise ispatlanamadığından esastan reddine karar verilmiştir. D. Onama Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarihli kararı ile; davanın reddine dair hükmün onanmasına karar verilmiştir.

IV. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE İHLAL KARARINDAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bireysel Başvuru ve Anayasa Mahkemesi Kararı Kesinleşen karara karşı davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli 2019/40222 Başvuru Numaralı kararı ile; davacının açtığı belirsiz alacak davasının dava şartı yokluğundan reddedilmesinin usul hukukundaki imkânlar gözetildiğinde, başvurulabilecek son çare olmadığı belirtilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddi suretiyle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Mahkeme Kararı Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen ihlal kararı üzerine yeniden yargılama yapan Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ispat yükü kendisinde olan davalılarca davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yine davalılarca davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığı yahut asgari geçim indiriminin ödendiğinin ispat edilemediği; dava konusu fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerine dair hesaplamada ise tek başına davalı işverene karşı davası olan tanıkların anlatımına değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararının sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verildiğini, kısmen bir ihlal kararı verilmediğini, buna rağmen Mahkemenin ikili bir ayrım yaparak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, b. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 27.03.2018 tarihli bozma kararında, kararı temyiz etmeyen davalılar lehine bozma kararı verilmesinin maddi hata olduğunu ve maddi hatanın her aşamada düzeltilebileceğini, tanık beyanları ile fazla çalışmanın ispatlandığını, işçilerin birbirlerine tanıklıklarının menfaat birliği oluşturacağına ilişkin herhangi bir delilin dosyada bulunmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkili Belediyenin dava konusu yapılan alacaklarla ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, b. Davacının ücretinin asgari ücretten fazla olması sebebiyle asgari geçim indirimi alacağına hak kazanamayacağını, c. Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Anayasa Mahkemesince kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacak talepleri bakımından belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı gerekçesiyle verilen hukuki yarar yokluğu nedeniyle ret kararına ilişkin davacının bireysel başvurusu üzerine mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olup bu bağlamda uyuşmazlık, sözü edilen alacak kalemlerinin ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemizin belirsiz alacak davasına ilişkin ilkeleri 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Bununla birlikte Dairemizin 26.02.2024 tarihli ve 2024/558 Esas, 2024/3615 Karar sayılı emsal kararında Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararı nedeniyle Mahkeme kararının onanması gerektiği açıklanmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıda yapılan açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c00d24276a9cb875 44063bb0fcc973e9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı