Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3215 E., 2025/5144 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3215 E., 2025/5144 K. (18.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3215
Karar No
2025/5144
Karar Tarihi
18.06.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3215 E. , 2025/5144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4175 E., 2025/172 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/259 E., 2024/530 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının kadroya geçişi sırasında davalı Kurum ve davacı arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesi gereği ücretinin, asgari ücretin %50 oranında fazlası olarak belirlendiğini, ancak 2018 yılından sonraki dönemde bireysel iş sözleşmesinde yazılı oran uygulanmadan eksik ücret ödemesi yapıldığını, ücretinin düşürülmesine ilişkin muvafakatinin olmadığını, davacının üyesi olduğu ... ... Sendikası ile davalı Bakanlık arasında bağıtlanan 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi uyarınca ilave tediye ödeneceği ve ayrıca Mart ve Eylül aylarında 60 günlük ücretleri tutarında ikramiye ödeneceğinin düzenlendiğini, ancak ücreti hatalı tespit edildiği için bu alacak kalemlerinin de eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrosunda çalışmaya başlayan davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında zam uygulanmadığından ücretin düşürülmesinin söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacağa hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin iki kez ortadan kaldırma kararı üzerine bilirkişiden ek rapor alındığı, davacının kadroya geçişi sırasında taraflar arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesinin 7. maddesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğu, buna göre yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ücretinin geçişin yapıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olarak tespit edildiği, taraflar arasında davacının kadroya geçişi sırasında imzalanan sözleşmede davacının ücretinin asgari ücretin % fazlası olarak belirlendiği, fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağının sözleşme ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) Geçici 23. Maddesi Uyarınca Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre hesaplandığı, belirsiz süreli iş sözleşmesine göre davacının alması gereken ücret ile ödenen ücret arasındaki fark tespit edilerek alacakların hüküm altına alındığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kamu hukuku ilke ve kurallarına göre sürekli işçi kadrosuna geçen davacı artık kamusal bir statü içine girdiğinden bu statünün öngördüğü haklardan yararlanabildiğini, davacının ücretinin İdare tarafından mevzuata uygun bir şekilde belirlendiğini ve işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, 2. Müvekkili İdare ile davacı arasında asgari ücretin belli oranda fazlasının ödeneceğine dair bireysel iş sözleşmesi hükmü olmadığını, davacı işçinin tamamen 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine tâbi olduğunu, 3. Davacı ile imzalanan bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümleri karşılaştırıldığında işçilere bireysel iş sözleşmesinden fazla olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yapıldığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin daha lehe olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki artış hükmünden, diğer yandan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden aynı anda yararlanmasının mümkün olmadığını, 4. Faiz türü ve başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürmüş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığına, varsa alacakların hesaplanmasına ve faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 94ffdc55ce640ae9 a15f6bc1ca4cf8c1 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/3215 E. , 2025/5144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4175 E., 2025/172 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/259 E., 2024/530 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının kadroya geçişi sırasında davalı Kurum ve davacı arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesi gereği ücretinin, asgari ücretin %50 oranında fazlası olarak belirlendiğini, ancak 2018 yılından sonraki dönemde bireysel iş sözleşmesinde yazılı oran uygulanmadan eksik ücret ödemesi yapıldığını, ücretinin düşürülmesine ilişkin muvafakatinin olmadığını, davacının üyesi olduğu ... ... Sendikası ile davalı Bakanlık arasında bağıtlanan 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi uyarınca ilave tediye ödeneceği ve ayrıca Mart ve Eylül aylarında 60 günlük ücretleri tutarında ikramiye ödeneceğinin düzenlendiğini, ancak ücreti hatalı tespit edildiği için bu alacak kalemlerinin de eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrosunda çalışmaya başlayan davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında zam uygulanmadığından ücretin düşürülmesinin söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacağa hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin iki kez ortadan kaldırma kararı üzerine bilirkişiden ek rapor alındığı, davacının kadroya geçişi sırasında taraflar arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesinin 7. maddesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğu, buna göre yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ücretinin geçişin yapıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olarak tespit edildiği, taraflar arasında davacının kadroya geçişi sırasında imzalanan sözleşmede davacının ücretinin asgari ücretin % fazlası olarak belirlendiği, fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağının sözleşme ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) Geçici 23. Maddesi Uyarınca Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre hesaplandığı, belirsiz süreli iş sözleşmesine göre davacının alması gereken ücret ile ödenen ücret arasındaki fark tespit edilerek alacakların hüküm altına alındığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kamu hukuku ilke ve kurallarına göre sürekli işçi kadrosuna geçen davacı artık kamusal bir statü içine girdiğinden bu statünün öngördüğü haklardan yararlanabildiğini, davacının ücretinin İdare tarafından mevzuata uygun bir şekilde belirlendiğini ve işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, 2. Müvekkili İdare ile davacı arasında asgari ücretin belli oranda fazlasının ödeneceğine dair bireysel iş sözleşmesi hükmü olmadığını, davacı işçinin tamamen 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine tâbi olduğunu, 3. Davacı ile imzalanan bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümleri karşılaştırıldığında işçilere bireysel iş sözleşmesinden fazla olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yapıldığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin daha lehe olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki artış hükmünden, diğer yandan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden aynı anda yararlanmasının mümkün olmadığını, 4. Faiz türü ve başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürmüş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığına, varsa alacakların hesaplanmasına ve faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 94ffdc55ce640ae9 a15f6bc1ca4cf8c1 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı