Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2926 E., 2025/5149 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2926 E., 2025/5149 K. (18.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2926
Karar No
2025/5149
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/2926 E. , 2025/5149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/7 E., 2024/1906 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi SAYISI : 2020/368 E., 2021/183 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ...verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin başlangıçtan beri ... işçisi olarak müdürlük bünyesindeki işyerinde şube araç ve gereçlerini kullanarak çalıştırıldığını, kadroya geçen diğer işçilerle aynı iş ve işlemleri yapmasına rağmen sigorta kayıtlarında alt işverenlerde sigortalı olarak gösterildiğini, imzalanan ihale sözleşmeleri nedeniyle davalılar arasında iş/işyeri devir işlemi yapıldığını, davalı İdare ile firmalar arasında asıl alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, davalılar arasında müştereken/müteselsilen sorumluluk bulunmasına rağmen müvekkiline hak ettiği işçilik alacakları ve tazminatlarının ödenmediğini, davalı ... Müdürlüğünün davacı ve benzer durumda olan diğer işçilerin kadrolu işçilerin özlük haklarından yararlanmalarının önüne geçmek için muvazaalı olarak farklı şirketlere ihaleli iş vererek sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını, müvekkilinin davalı ... Müdürlüğünün kadrolu işçileri ile aynı statüye sahip olduğunu, aynı işyerinde, aynı görevi ifa ettiklerini, işçilerin çalışma koşullarının Karayolları Şube Müdürlüğünce belirlendiğini, talimatların ... tarafından verildiğini, ayrıca işe alım ve sözleşmesinin feshinin ... inisiyatifinde olduğunu, yüklenici firmaların görevinin sadece işçilerle görünüşte sözleşme akdetmek, ödenen hak edişlerden sigorta primlerini kuruma bildirmek/ödemek ve ücretlerini ödemekten ibaret olduğunu, davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisinin bulunması hâlinde dahi müvekkilinin talepleri bakımından davalıların müştereken/müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline ...verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının bünyesinde çalıştığı firmaların bir kısmı ile müvekkili İdare arasında anahtar teslim iş yapım ihalelerine istinaden sözleşme imzalandığını, bu ihalelerin yapım ihalesi olması sebebiyle müvekkili İdarenin sorumluluk alanının 4857 sayılı İş Kanunu ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili hükümleri ile sınırlı olarak belirlendiğini, müvekkili Kurum ile yüklenici firmalar arasında asıl alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, sorumluluğun diğer davalılara ait olması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ... (..............İnşaat Şirketi) ile ...İnşaat Taahhüt Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. (...İnşaat Şirketi) vekilleri, davacının Şirketleri nezdinde çalışmasının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ile ihale suretiyle hizmet alan davalı Şirketler arasındaki işlemlerin toplanan delillere göre muvazaalı olmadığı, asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının çalışmasının hâlen davalı İdare işyerinde dava dışı Şirket işçisi olarak devam ettiği, buna göre iş sözleşmesinin feshine bağlı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacak talep şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu alacak taleplerinin reddine dair ...verildiği, talep konusu edilen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden yapılan değerlendirmede dinlenen davacı tanıklarının kadrolu işçi statüsünde çalışan olup davacı ile aynı alt işveren işçisi olarak çalışmamış olmaları, ayrıca aynı çalışma düzenine sahip olmadıkları, Yargıtay uygulamalarında da belirtildiği üzere aynı çalışma düzenine bağlı olmayan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına yönelik emsal kararlar da dikkate alındığında bu alacakların ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ...verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 48. maddesinde belirlenen işlerin hizmet alımı ihalesi ile gerçekleştirilebileceği yönünde İdareye yetki verildiği, bu kapsamda, davalı ... ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine konu Rutin Yol Bakım, Yapım ve Onarımı ile Kar ve Buzla Mücadele işlerinin Yapılması işlerinin asıl iş niteliğinde kabul edilse bile İdareye tanınan yetki gereğince alt işverenlere verilmesi mümkün işlerden olduğu, buna göre ... ile ihale suretiyle hizmet alan Şirketler arasındaki işlemlerin muvazaalı olmadığı, dosya kapsamındaki belgelerden davalı ...İnşaat Şirketi ve ...İnşaat Şirketlerinde davacının çalışmasının bulunmadığı, davacı tarafça davalılar ...Şirketi ve ............... Şirketi yönünden ise davadan feragat edildiği, dinlenen davacı tanıklarının kadrolu işçi statüsünde çalışan olup, davacı ile aynı alt işveren işçisi olarak çalışmamış olmaları, aynı çalışma düzenine sahip olmamaları nedeniyle beyanlarının hükme esas alınamayacağının ve böylelikle davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının yöntemince ispatlanamadığı anlaşılmakla, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ...verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar arasındaki asıl alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, 2. Emsal ücret araştırması yapılmadan ...verilmesinin hatalı olduğunu, 3. Fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, izinlerinin kullandırılmadığını, 4. Kanundan kaynaklı kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine ...verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshedilip feshedilmediği ve buna göre iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı tazminat ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel talil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile arabuluculuk dava şartına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3/1 hükmünde "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi ile açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Dava şartı olarak arabuluculuk sürecinin başından sonuna kadar detaylı kurallara bağlanması, yaşanması muhtemel hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından gereklidir. Şüphesiz arabulucuğun en önemli aşamalarından biri başvurunun yapılması, diğeri ise arabuluculuk tutanağı düzenlenmesidir. Anlaşmazlıklara ve tereddütlere meydan verilmemesi için arabuluculuk tutanağında tarafların anlaştıkları ya da anlaşamadıkları alacak kalemleri tek tek belirtilmelidir. Dava şartı arabuluculuk uygulamalarının başlangıcında, hem talepte bulunanlar ve hem de arabulucular tarafından yapılan hataların tarafların mağduriyetine sebebiyet verdiği, arabuluculuk uygulamasının amaçlandığı gibi uygulanmasına engel olduğu görülmüştür. Bu sebeple Dairemizce, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na (6325 sayılı Kanun) dayanılarak çıkartılan ve 02.06.2018 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik ile başvuru formu uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihine kadar olan dönemde, arabuluculuk anlaşamama tutanağında arabuluculuğa konu alacaklar tek tek belirtilmeden "işçilik alacakları" veya "işçi-işveren uyuşmazlığı" gibi soyut ifadeler kullanılmış olsa dahi dava konusu edilen işçilik alacaklarının tamamı hakkında dava şartının gerçekleştiği görüşü benimsenmiştir. Başka bir deyişle başvuru formu uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihinden önceki dönem için taraflardan kaynaklanmayan bu tür uygulama hataları aşılarak arabuluculuk müessesesinin amaca uygun yürütülmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Başvuru formu uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihinden sonraki başvurularda ise hangi alacak veya tazminat kalemleri konusunda anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığını açıkça belirtmeyen son tutanağa göre dava şartının gerçekleştiği kabul edilemeyecektir. Ayrıca belirtmek gerekir ki 6325 sayılı Kanun'un "Beyan ve belgelerin kullanılması" kenar başlıklı 5. maddesi ve 7036 sayılı Kanun'un 3/21 hükmü göz önünde bulundurulduğunda; arabuluculuk faaliyeti kapsamında düzenlenen belgelerden sadece son tutanağın kullanılmasına izin verilmiştir. Buna göre arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu, yalnızca son tutanak esas alınarak belirlenebileceğinden, başvuru formunda yer alan alacak kalemlerinin müzakere edilip edilmediği ancak son tutanak ile anlaşılabilir. Müzakere edilmemiş bir alacak için dava şartının gerçekleştiğinden söz edilemez. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında düzenlenen 06.02.2019 tarihli "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı"nda tarafların anlaşmaya varamadıkları alacak kalemleri tek tek sayılmıştır. Buna göre dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinden yıllık ücretli izin alacağı arabuluculuk görüşmelerine konu edilmemiştir. Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeyen sözü edilen alacak kalemi yönünden davanın usulden reddine ...verilmesi gerekirken bu kalem yönünden esastan ret kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz ...harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle ...verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9e2141417fe97d7e 7d9215dd371458e7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı