Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2443 E., 2025/4924 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2443 E., 2025/4924 K. (28.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2443
Karar No
2025/4924
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/2443 E. , 2025/4924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/11 E., 2024/1909 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/108 E., 2022/574 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 03.01.2018 tarihine kadar çalıştığını, davalı işverenin hiçbir gerekçe yokken müvekkilinin işine son verdiğini ve bir kısım alacaklarını ödemediğini, işine son verilen müvekkilinin hak ve alacaklarının ödenmesi için ihtarda bulunduğunu, ancak işverence sadece kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, çalıştığı süreçte ücretlerinin banka aracılığıyla ödendiğini, su tesisatı ustası olarak işe başlamış ise de şef pozisyonunda çalıştırıldığını, hatta müvekkili şef olduğu için bir iş kazası nedeniyle müvekkiline sorumluluk yüklendiğini, çalıştığı sırada 150'den fazla işçinin müvekkilinin emrine verildiğini ve fen işlerinin yürütülmesi görevini müvekkili tarafından yerine getirildiğini, park ve bahçelerden sorumlu tutulduğunu, bu şekilde şef olarak çalıştığını, fakat ücretinin şef pozisyonuna göre ödenmesi gerekirken usta ücreti olarak ödendiğini, 2008-2009 yıllarında ise asgari ücret düzeyinde ücret ödendiğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde işveren ile ... Sendikası arasında 2004 yılından beri sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmelere göre çalışanların ücretlerine %4 zam yapılmasına karar verildiğini ancak müvekkilinin ücretine bu zammın yapılmadığını, müvekkilinin fen işleri sorumlusu olması nedeniyle sürekli bir şekilde fazla çalışma yaptığını, ayrıca hafta sonları, resmî ve dinî tatillerde müvekkilinin devamlı sahayı denetleyerek çalışma yaptığını iddia ederek ücret farkı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ücret zammı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiğinin aksine çalışmış olduğu süreler içerisinde hak etmiş olup da alamadığı fazla çalışma ücreti, bayram tatilinde çalışma ücreti ve hafta tatili alacağının bulunmadığını, davacının kendisine yapılan ödemeler sırasında ihtirazı kayıt ileri sürmediğinden davaya konu ettiği hak ve alacaklarının düştüğünü, davacının hafta içi 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, 12.00-13.00 saatleri arasında öğle paydosu verdiğini, müvekkili İdarede fazla çalışma, bayram ve hafta tatili yapacak kişilerin isimlerinin birim idarecileri tarafından bir ay önceden belirlenip gerekli izinler alındıktan sonra ancak o ay için çalışma yaptırıldığını, bu çalışmalar sonrasında da puantaj cetvelleri hazırlanarak mali işler birimine bildirildiğini ve bu çalışmaların karşılığında ücretin ücret ile birlikte yatırıldığını, davacının ücret zammı alacağının dayandırdığı toplu iş sözleşmesine olarak tutulan tutanak ile taban yevmiyelerin yeniden belirlendiğini, buna göre davacının hak edip de alamadığı hiçbir işçilik alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücretinin fiilen yaptığı işe uygun olduğu, bu nedenle davacının ücret farkı alacağının bulunmadığı, bu hususta 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme sonucu, davacının ücret bordrolarına göre, toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince uygulanması gereken zam oranı ile davacının yevmiyesine uygulanan zam oranlarının uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının ücret zammı alacağının da bulunmadığı, davacının saha amiri olarak çalıştığı dönemden kaynaklanan fazla çalışma alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin ücreti kapsamında sosyal hak ve alacağı bulunduğunun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olmasına rağmen taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Belediye tarafından sunulan emsal işçi ücretleri arasında fark olduğunun ispatlandığını ve dava dilekçesinde taleplerinin dayanağının ise pozisyondan kaynaklı olduğunun açıklandığını, 3. Müvekkilinin eksik ödenen ücrete ilişkin, yapılan zamma göre alması gereken ücreti üzerinden yapılan zammın esas alınması gerektiğinden eksik ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, 4. Müvekkilinin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde yapmış olduğu çalışmaya ilişkin ücretleri ödenmediğinden bu alacak kalemlerine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fiilen çalıştığı pozisyondan kaynaklı fark ücret alacağı ile ücret zammının olup olmadığı ve fazla çalışma alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7fd9ffcb15f711ba 22b47b03501062ee

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı