9. Hukuk Dairesi 2025/1652 E. , 2025/4119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2477 E., 2024/2103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/409 E., 2024/610 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ... Köy Hizmetleri Müdürlüğü emrinde kadroya geçirildiği 2001 yılına kadar mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, mevsimlik işçi dönemi dâhil tüm çalışma süresince fiilen büro görevlisi olarak çalışmasına rağmen davalı işverence pozisyonunun düz işçi olarak gösterilerek başlangıç derece ve kademesinin eksik hesaplandığını, buna bağlı olarak eksik ücret ödendiğini ve ... Sendikası üyesi olduğunu belirterek müvekkilinin işe başladığı tarihten bu yana pozisyonunun büro görevlisi olduğunun, davacının başlangıç derece ve kademesinin toplu iş sözleşmesi uyarınca büro görevlisi için belirlenen derece ve kademe olduğunun ve buna göre bulunması gereken derece ve kademesinin tespiti ile davacının yeni belirlenecek derece ve kademesine göre ödenmesi gereken miktardan eksik ödenen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye ile fark yıpranma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz ve mesnetsiz bir dava olup hukuki dayanağının bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu hususla alakalı sendikalar ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Müdürlüğünden alınan görüşte de özel idarelerin sürekli işçi kadro kütüğü esas alınmak kaydıyla sürekli işçi kadrolarının iptal ve ihdas işlemlerinin il genel meclisi kararı ile yapılabileceğinin belirtildiğini, ... Sendikası ile Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası arasında imzalanan 6. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi'nin 26. maddesinde işçilerin mevsim ve iş şartları gereği tayin edildikleri pozisyon dışında ünvanı ve niteliği benzer veya üst pozisyonda çalıştırabileceğinin de düzenlendiğini, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının mevsimlik işçi statüsünden ... Köy Hizmetleri Müdürlüğünde (şimdiki adıyla İl Özel İdaresi) daimi/kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı sürenin derece ve kademe tespitinde dikkate alınması suretiyle davacının 12. derecenin 24. kademesinde olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, davacının mevsimlik işçi süresindeki söz konusu çalışmalarına ait intibaklarının yapılarak bir kısmının ödendiği, intibak neticesinde davacının fark alacağının bulunduğu, 20.02.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda fark alacak taleplerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime, hüküm kurmaya ve dosya içeriğine uygun olduğu, davacının Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait işyerinde ilk olarak geçici işçi şeklinde çalışmaya başladığı, ... Sendikasına üye olduğu ve taraf olunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ile kapatılarak işyerlerinin İl Özel İdaresine devredildiği, davalı İdare tarafından davacının sendika üyesi olduğu tarih itibarıyla derece ve kademesinin yanlış belirlenmesi nedeniyle çalıştığı hizmet süresine göre davacının mevsimlik işçi statüsünden davalı bünyesine daimi/kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, davacının kayıtlarda düz işçi olsa da gerçekte fiilen büro görevlisi olduğu, mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı sürenin derece ve kademe terfiinde dikkate alınması suretiyle davacının 12. derecenin 24. kademesinde olduğu, bu farktan dolayı 20.02.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ücret farkı, yıpranma prim farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının bulunduğu, belirsiz alacak davasında zamanaşımı süresinin alacağın tamamı için davanın açıldığı tarihten itibaren kesildiği, davalı vekili lehine reddedilen tutar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tanık beyanlarına göre davacının fiilen yaptığı işin tespitinin hukuken mümkün olmadığını, dosya içerisindeki görevlendirme olurları ile müvekkili Kurum tarafından fiilen yapılan işe ilişkin Mahkemeye gönderilen yazıların dikkate alınması gerektiğini, tanıkların objektif olmasının mümkün olmadığını, 2. Davacının 01.03.2013 tarihinde toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre düz işçi olarak derece kademe terfii yapıldığını, tespit edilen pozisyon ile derece ve kademenin de hatalı olduğunu, 3. Islah talebine süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulundukları hâlde Mahkemenin bu talebi ıslah değil bedel arttırım talebi olarak kabul etmesinin doğru olmadığını, 4. Ücret alacaklarında aylık gün sayısı fazla alındığı için daha yüksek alacak kalemi hesabı ortaya çıktığını, 5. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki miktarın altında kaldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mevsimlik işçilikte geçen sürelerin derece ve kademe hesabında dikkate alınıp alınmayacağı ve buna göre davacının ücretinin tespiti ile fark alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 372576f4a5214f45 871835e39a4098e2 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/1652 E. , 2025/4119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2477 E., 2024/2103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/409 E., 2024/610 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ... Köy Hizmetleri Müdürlüğü emrinde kadroya geçirildiği 2001 yılına kadar mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, mevsimlik işçi dönemi dâhil tüm çalışma süresince fiilen büro görevlisi olarak çalışmasına rağmen davalı işverence pozisyonunun düz işçi olarak gösterilerek başlangıç derece ve kademesinin eksik hesaplandığını, buna bağlı olarak eksik ücret ödendiğini ve ... Sendikası üyesi olduğunu belirterek müvekkilinin işe başladığı tarihten bu yana pozisyonunun büro görevlisi olduğunun, davacının başlangıç derece ve kademesinin toplu iş sözleşmesi uyarınca büro görevlisi için belirlenen derece ve kademe olduğunun ve buna göre bulunması gereken derece ve kademesinin tespiti ile davacının yeni belirlenecek derece ve kademesine göre ödenmesi gereken miktardan eksik ödenen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye ile fark yıpranma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz ve mesnetsiz bir dava olup hukuki dayanağının bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu hususla alakalı sendikalar ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Müdürlüğünden alınan görüşte de özel idarelerin sürekli işçi kadro kütüğü esas alınmak kaydıyla sürekli işçi kadrolarının iptal ve ihdas işlemlerinin il genel meclisi kararı ile yapılabileceğinin belirtildiğini, ... Sendikası ile Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası arasında imzalanan 6. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi'nin 26. maddesinde işçilerin mevsim ve iş şartları gereği tayin edildikleri pozisyon dışında ünvanı ve niteliği benzer veya üst pozisyonda çalıştırabileceğinin de düzenlendiğini, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının mevsimlik işçi statüsünden ... Köy Hizmetleri Müdürlüğünde (şimdiki adıyla İl Özel İdaresi) daimi/kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı sürenin derece ve kademe tespitinde dikkate alınması suretiyle davacının 12. derecenin 24. kademesinde olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, davacının mevsimlik işçi süresindeki söz konusu çalışmalarına ait intibaklarının yapılarak bir kısmının ödendiği, intibak neticesinde davacının fark alacağının bulunduğu, 20.02.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda fark alacak taleplerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime, hüküm kurmaya ve dosya içeriğine uygun olduğu, davacının Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait işyerinde ilk olarak geçici işçi şeklinde çalışmaya başladığı, ... Sendikasına üye olduğu ve taraf olunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ile kapatılarak işyerlerinin İl Özel İdaresine devredildiği, davalı İdare tarafından davacının sendika üyesi olduğu tarih itibarıyla derece ve kademesinin yanlış belirlenmesi nedeniyle çalıştığı hizmet süresine göre davacının mevsimlik işçi statüsünden davalı bünyesine daimi/kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, davacının kayıtlarda düz işçi olsa da gerçekte fiilen büro görevlisi olduğu, mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı sürenin derece ve kademe terfiinde dikkate alınması suretiyle davacının 12. derecenin 24. kademesinde olduğu, bu farktan dolayı 20.02.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ücret farkı, yıpranma prim farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının bulunduğu, belirsiz alacak davasında zamanaşımı süresinin alacağın tamamı için davanın açıldığı tarihten itibaren kesildiği, davalı vekili lehine reddedilen tutar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tanık beyanlarına göre davacının fiilen yaptığı işin tespitinin hukuken mümkün olmadığını, dosya içerisindeki görevlendirme olurları ile müvekkili Kurum tarafından fiilen yapılan işe ilişkin Mahkemeye gönderilen yazıların dikkate alınması gerektiğini, tanıkların objektif olmasının mümkün olmadığını, 2. Davacının 01.03.2013 tarihinde toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre düz işçi olarak derece kademe terfii yapıldığını, tespit edilen pozisyon ile derece ve kademenin de hatalı olduğunu, 3. Islah talebine süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulundukları hâlde Mahkemenin bu talebi ıslah değil bedel arttırım talebi olarak kabul etmesinin doğru olmadığını, 4. Ücret alacaklarında aylık gün sayısı fazla alındığı için daha yüksek alacak kalemi hesabı ortaya çıktığını, 5. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki miktarın altında kaldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mevsimlik işçilikte geçen sürelerin derece ve kademe hesabında dikkate alınıp alınmayacağı ve buna göre davacının ücretinin tespiti ile fark alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 372576f4a5214f45 871835e39a4098e2 ... ...