Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/988 E., 2025/5230 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/988 E., 2025/5230 K. (08.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/988
Karar No
2025/5230
Karar Tarihi
08.07.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/988 E. , 2025/5230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2328 E., 2024/2718 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sandıklı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/589 E., 2023/900 K. Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali ve tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucunda, Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 612 parsel sayılı ve 17.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1969 yılında ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, 30.12.2002 tarihinde satış suretiyle davacı ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Aynı çalışma alanında bulunan 614 parsel sayılı ve 34.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... İnce adına tespit ve tescil edildikten sonra davalı ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiş, bilahare ise kamulaştırma nedeniyle 09.12.2019 tarihinde yapılan ifraz sonucunda 1330 parsel numarasıyla ve 33.988,00 metrekare yüzölçümlü olarak davalı ... adına tapuya tescil edilmiş; davacının, 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesine dayanarak yaptığı teknik hataların düzeltilmesi talebi, Kadastro Müdürlüğünce reddedilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 612 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 1330 parsel sayılı taşınmaz arasında sınırlandırma hatası yapıldığını ve kadastro sırasında müvekkiline ait taşınmazın bir bölümünün davalıya ait taşınmaz içerisinde tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, öncelikle 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesini, mümkün olmadığı taktirde çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının talebinin İdare tarafından reddedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazda herhangi bir tersimat, ölçü, hesap veya sınırlandırma hatasının tespit edilemediği, davacının asli talebi olan 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca düzeltme talebinin ve 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davacının terditli talebi olan kadastro tespitinden önceki hukuki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriği ve toplanan delillere göre tesis kadastrosunun dayanağı ölçü krokisinin takeometrik ölçü değerleri ile paftada gösterilen sınırların uyumlu olmasından dolayı tersimat hatasının bulunmadığı, 1956 yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazlar arasında belirgin ortak sınır görülemediği, davacı tanıklarının fiili sınırın doğru olduğuna dair beyanlarının hava fotoğrafı ile doğrulanamadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a73bbfb5a525e47b 5855f8e57825015a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı