8. Hukuk Dairesi 2025/4866 E. , 2025/5987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/1 E., 2019/58 K. Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davaların reddine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ile birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, 01.10.2009 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde tahminen 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi gereğince müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. Dosya, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esasına kaydedilmiştir. Davanın devamı sırasında, 2009 yılında orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, bilahare 2012 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında; dava konusu taşınmaz bölümlerini de kapsayacak şekilde 1080 parsel 2/B'lik alanda kalması nedeniyle, tarla niteliği ile Hazine adına, 1063 sayılı parsel (birleşen davalarda dava konusu) ise orman niteliğiyle kadastro tutanağı düzenlenmeksizin ihdasen tescil edilmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kapanması sonucu dosyanın geldiği ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/378 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, davanın devamı sırasında Hazine adına idari yoldan tapu kaydı oluşturulduğundan, Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmiş, hükmün, davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.03.2014 tarihli ve 2014/1440 Esas, 2014/3403 Karar sayılı ilâmıyla; "... tarafından, dosya arasına gönderilen belgelerden çekişmeli taşınmazın yer aldığı ... Köyünde 20.04.2006 tarihinde 71 numaralı orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosuna başlandığı, bu çalışmanın 19.03.2009 tarihinde sonuçlandırılarak sonuçlarının 09.04.2009 - 09.10.2009 tarihleri arasında ilân edildiğinin anlaşıldığı, davacı ... tarafından davanın, 01.10.2009 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında yapılıp ilân edilen orman kadastrosu, davanın tarafları ve dava konusu taşınmaz yönünden kesinleşmeyeceği, eldeki tescil davasının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, Kadastro mahkemesince bakılacak dava türlerinin 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde gösterildiği, 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre bu davalar dışında, altı aylık askı süresi içinde açılan orman sınırlaması ve 2/B madde uygulamasına itiraz davalarının da kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılacağı, bu nedenlerle; tescil davasında asliye hukuk mahkemesinin, orman kadastrosuna itiraz davasında ise; kadastro mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece anılan yönler gözönüne alınarak; orman kadastrosuna itiraz davası, tescil davasından ayrılıp, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizliğe karar verilerek tescil davası elde tutulup, orman kadastrosuna itiraz davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, yargılamaya devamla, yazılı olduğu biçimde karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilâmına uyularak, orman kadastrosuna ilişkin talep yönünden görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. ... Kadastro Mahkemesinin, 2015/8 Esasına kaydedilen dosyada İlk Derece Mahkemesince yargı yeri belirlemesi için dosya Yargıtaya gönderilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/9018 Esas, 2015/9810 Karar sayılı ilâmıyla; "Dosya kapsamından, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.04.2013 tarihli ve 2012/3 78... /145 Karar sayılı davanın reddine dair kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.03.2014 tarih ve 2014/14 40... /3403 Karar sayılı kararı ile ''Orman kadastrosuna itiraz davası yönünden bu davadan ayrılarak, kadastro mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi'' gereğine değinilerek bozulup kesinleşmekle, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden ... Kadastro Mahkemesinin yetkili olduğunun Özel Dairenin kabulünde olduğu, bu kararın mahkemeleri bağlayıcılığı özelliğinin bulunduğu, hal böyle iken, ... Kadastro Mahkemesince bozma ilâmı doğrultusunda orman kadastrosuna itiraz davası yönünden davaya bakılması gerekirken, yargı yeri belirlenmesi amacıyla Daireye gönderilmesinin yerinde görülmediği" belirtilerek, dosya ... Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve 2016/1 Esasına kaydedilmiştir. Birleştirilen davacı ...'ın ... Kadastro Mahkemesinin 2015/3 Esasında devam eden davasında; dava dışı başka parsellerle birlikte 1063 parsel bölümünü dava konusu ettiği, 07.09.2009 tarihinde Kadastro Mahkemesine açtığı davasında orman kadastro ekiplerince ... köyünde 2009 yılında yapılan çalışmalar sonucunda yaklaşık 80 dönümlük arazisinin orman sınırları içine alındığını, bu yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak kendisine ait olduğunu açıklayarak, tespitin iptali ile dava konusu alanın adına tescilini istediği anlaşılmıştır. 1063 parsel bölümüne ilişkin talep, 2015/3 Esasından tefrik edilerek, ... Kadastro Mahkemesinin 2016/18 Esasına kaydedilmiş, 2016/18 Esas sayılı dosya da aynı Mahkemenin 2016/1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Birleştirilen davacı ...'ın ... Kadastro Mahkemesinin 2015/2 Esasında devam eden davasında; dava dışı başka parsellerle birlikte 1063 parsel bölümlerini dava konusu ettiği, 31.08.2009 tarihinde Kadastro Mahkemesine açtığı davasında orman kadastro ekiplerince ... köyünde 2009 yılında yapılan çalışmalar sonucunda yaklaşık 100 dönümlük arazisinin orman sınırları içine alındığını, bu yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak kendisine ait olduğunu açıklayarak, tespitin iptali ile dava konusu alanın adına tescilini istediği anlaşılmıştır. 1063 parsel bölümlerine ilişkin talep, 2015/2 Esasından tefrik edilerek, ... Kadastro Mahkemesinin 2016/21 Esasına kaydedilmiş, 2016/21 Esas sayılı dosya da aynı Mahkemenin 2016/1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Birleştirilen davacı ...'ın ... Kadastro Mahkemesinin 2014/71 Esasında devam eden davasında; dava dışı başka parsellerle birlikte 1063 parsel bölümünü dava konusu ettiği, 13.07.2006 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davasında sınırlarını bildirdiği, ... Köyü ... Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, yörede dava sırasında orman kadastrosu yapıldığından dava orman kadastrosuna itiraza da dönüşmüş, buna ilişkin davanın tefrik ile görevsizlik kararı sonucu Kadastro Mahkemesine geldiği anlaşılmıştır. 1063 parsel bölümüne ilişkin talep, 2014/71 Esasından tefrik edilerek, ... Kadastro Mahkemesinin 2016/19 Esasına kaydedilmiş, 2016/19 Esas sayılı dosya da aynı Mahkemenin 2016/1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Birleştirilen davacı ... ...'ın ... Kadastro Mahkemesinin 2015/10 Esasında devam eden davasında; dava dışı başka parsellerle birlikte 1063 parsel bölümlerini dava konusu ettiği, 08.10.2009 tarihinde Kadastro Mahkemesine açtığı davasında orman kadastro ekiplerince ... Köyünde yapılan çalışmalar sonucunda ... ve ... Mevkiinde bulunan arazisinin orman sınırları içine alındığını, bu yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendisine ait olduğu iddiasıyla, tesbitinin iptali ile kendi adına tescilini istediği anlaşılmıştır. 1063 parsel bölümüne ilişkin talep, 2015/10 Esasından tefrik edilerek, ... Kadastro Mahkemesinin 2016/20 Esasına kaydedilmiş, 2016/20 Esas sayılı dosya da aynı Mahkemenin 2016/1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. 2016/1 Esasının 13 numaralı 29.05.2019 tarihinde yapılan celsesinde İlk Derece Mahkemesince; "2015/10 Esas sayılı dosyadan tefrik edilerek dosyamızla birleşen 1063 parselin raporlarda (A1), (A2) ve (B) ile gösterilen kısımların ilgili dosya ile birleştirmek üzere dosyamızdan tefrikine ve yeni esasa kaydedikten sonra birleştirme kararı verilmesine," şeklinde ara karar kurularak davacı ... ...'ın 1063 parsel bölümlerine ilişkin talebi eldeki dosyadan tefrik edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 2016/1 Esasında yapılan yargılama sonucunda; "Dosya ve dosyayla birleşen dosyalarda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının 1080 parsele ilişkin açmış olduğu davasının; dava açılan parselin orman mahiyetinde olduğu, orman alanlarından hiçbir şekilde taşınmaz ediniminin mümkün olmadığı, 1063 parsel hakkında ise; davacının ve birleşen dosya davacılarının (2015/2 Esas sayılı dosya hariç) dava açmış olduğu kısımlarının orman mahiyetinde olduğu, orman alanlarından hiçbir şekilde taşınmaz ediniminin mümkün olmadığı, dosyayla birleşen 2015/2 Esas sayılı dosya davacısının dava konusu yaptığı 1063 parsel kısmının, ilgili dosyada yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi beyanları ve keşif sonrasında sunulan raporlar doğrultusunda orman dışına çıkarılmasının gerektiği, ancak Mahkemece sadece orman dışına çıkarmakla yetinilmesi gerektiği, tescile ilişkin karar veremeyeceği, Mahkemenin bu hususta görevsiz olduğu, davacının bu yere ilişkin tescil talebinin bu nedenle (Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle) reddine karar vermek gerektiği" gerekçeleriyle, davacının ve dosyalarından tefrik edilerek dosyayla birleşen 2016/18 (2014/3), 2016/19 (2014/71), 2016/20 (2015/10) dosyalardaki davacıların davasının reddine; yine tefrik ile dosyayla birleşen 2016/21 (2015/2) dosya davacısının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü, 1080 parsel yönünden davacının davasının reddi ile kadastro tespiti gibi tesciline, ... ili ... ilçesi ... köyü 1063 parselin dosyadaki 10.10.2017 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi ... tarafından sunulan raporda A (Dosya no:2015/3), B (Dosya no:2014/52) ve C (Dosya no:2014/71) ile işaretlenen kısımları yönünden davacı ve birleşen dosya davacılarının davasının reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü ... numaralı orman parselinin dosyadaki (2015/2 Esas sayılı dosyaya sunulan) 19.09.2017 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi ... tarafından sunulan raporda (C) ile işaretlenen kısmı yönünden davacının davasının reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 1063 orman parselinin dosyadaki (2015/2 E. sayılı dosyaya sunulan) 19.09.2017 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi ... tarafından sunulan raporda (A) ile işaretlenen kısmın orman sınırları dışına çıkarılmasına, ... ili ... ilçesi ... köyü 1063 orman parselinin dosyadaki (2015/2 Esas sayılı dosyaya sunulan) 19.09.2017 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi ... tarafından sunulan raporda (A) kısmı hakkındaki tescil talebi yönünden dava dilekçesinin reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, birleştirilen davacılardan ... vekili, davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; orman kadastrosuna itiraz ve tescil, sonradan tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'a göre yapılıp 09.04.2009 - 09.10.2009 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları vardır. Arazi kadastrosu ise, 1987 yılında yapılıp kesinleşmiştir. 2012 yılında ise 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca arazi kadastrosu yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 1 numaralı bendinde 2016/20 (2015/10) Esasındaki taleple ilgili, bu dosyadan tefrik edilmesine rağmen, ret şeklinde hüküm kurulduğu, yine davası reddedilen 2016/18 (2015/3) Esasındaki taleple ilgili Mahkemece esas numarasının "2014/3" olarak hatalı yazıldığı, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde 1080 parselle ilgili hüküm kurulurken, bu parsele ilişkin eldeki dava orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğundan ret kararıyla yetinilmesi gerekirken, kadastro tespiti gibi tesciline şeklinde hüküm kurulduğu, öte yandan hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde dosyada dava konusu olmayan B (Dosya no: 2014/52) Esas sayısındaki talebin reddine şeklinde karar verildiği, esasa ilişkin olarak ise; davacı ...'in 2015/3 Esasındaki dosyada dava konusu olan ve eldeki dosyayla birleşen, hükme esas raporda 1063 (A) ile gösterilen bölüme yönelik davasının orman kadastrosuna itiraz ve tescil taleplerini içerdiği, orman kadastrosuna itiraz talebi bakımından yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, raporda 1951 tarihli hava fotoğrafında (1063/A) ile gösterilen kısmın üzerinde seyrek makiler bulunduğu, klizimetre ile yapılan ölçümde ise eğiminin yüzde 8-10 olduğunun belirtildiği ve yerin 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince hangi nedenle taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yer olduğu kanaatiyle yazılı şekilde karar verildiğinin gerekçe yerinde açıklanmadığı, çelişkinin giderilmediği, yine davacı ...'in tescil talebi (sonradan tapu iptal ve tescile dönen) yönünden de görevsizlik kararı verilmeyerek usul ve kanuna aykırılık oluşturulduğu, davacı ...'ın 2015/2 Esasındaki dosyada dava konusu olan ve eldeki dosyayla birleşen, hükme esas raporda 1063 (A) ve (C) ile gösterilen bölümlere yönelik davasının orman kadastrosuna itiraz ve tescil taleplerini içerdiği, Mahkemece orman kadastrosuna itiraza yönelik dava bakımından (A) ile gösterilen bölüm yönünden davanın kabulüne, (C) ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddine karar verildiği, (A) ile gösterilen bölüme yönelik olarak 2015/2 Esasındaki dosyada alınan raporlarda taşınmaz bölümünün 1951 hava fotoğrafında makilik olduğu yönünde tereddüt bulunmasa da, taşınmaz bölümünün eğimi konusunda çelişkili husus bulunduğu, alınan raporların birinde yüzde 12'den az gösterilen eğimin, diğerinde yüzde 12'den fazla gösterildiği, çelişki oluşturan bu durumun taşınmazın orman olup olmadığı yönünde tereddüte neden olduğu ve Mahkemece bu tereddütün giderilmediği, yine tescile yönelik talep bakımından (A) harfi ile gösterilen dava konusu yerle ilgili görevsizlik kararı verilmiş olmasına rağmen (C) harfi ile gösterilen yere ilişkin görevsizlik kararı verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir jeoloji mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve bir fen elemanı ile yeniden keşif yapılarak alınacak denetime elverişli bilirkişi kurul raporuyla, en eski tarihli hava fotoğrafında 2015/3 Esasında davalı olup eldeki dosyayla birleşen (1063 A) ile gösterilen yer ile 2015/2 Esasında davalı olup eldeki dosyayla birleştirilen (1063 A) ile gösterilen yerin kapalılık oluşturan maki niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi, kapalılık oluşturan makilik olduğunun anlaşılması durumunda, memleket haritasındaki münhanilerden de yararlanılarak klizimetre aletiyle ölçümle eğimlerinin tereddütsüz belirlenmesi, yine öncesi makilik ve eğimi yüzde 12 den büyük ise anılan taşınmaz bölümlerinin üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonunu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunup bulunmadığı, bölgenin ve arazinin genel yapısı, iklim ve mevsim özelliği, toprağın cinsi, su ve rüzgar erozyonuna göre durumu, eğimin şiddeti, bitki örtüsünün türü, kök ve gövdesinin niteliği, toprağa tutunma özelliği ile birlikte değerlendirilerek orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı da belirlenip orman sayılan yerlerden olup olmadığı saptanmalı, oluşacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, usuli yönden belirtilen hatalar da dikkate alınarak karar verilmelidir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Birleşen davacı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eb99a6483b532b1a 35ec5fc25e22f6a5
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4866 E., 2025/5987 K. (25.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4866
- Karar No
- 2025/5987
- Karar Tarihi
- 25.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1517 E., 2025/5978 K. 25.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4095 E., 2025/5979 K. 25.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1994 E., 2025/5980 K. 25.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6863 E., 2025/5988 K. 25.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6998 E., 2025/5959 K. 24.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6010 E., 2025/5944 K. 24.09.2025