Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/357 E., 2025/5132 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/357 E., 2025/5132 K. (01.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/357
Karar No
2025/5132
Karar Tarihi
01.07.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/357 E. , 2025/5132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/382 E., 2024/1548 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/9 E., 2022/261 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davası devam ederken kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne; duruşma isteminin ise nitelikten reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmaz 1966 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmaları sırasında paftasında çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır. Daha sonra yörede yapılan 3402 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesine göre yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında Muğla ili .... ilçesi ... Mahallesi ... numarasıyla 28.758,40 m² yüzölçümüyle davalı olarak 01.09.2021 tarihinde tespit edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde özetle; dilekçede sınırları bildirilen, yaklaşık 28.790,40 m² büyüklüğündeki zeytinliğin, kendisi tarafından yaklaşık 30 yıldan beri malik sıfatıyla kullanıldığı belirterek olağanüstü kazandırıcı zamanaşım zilyetliği ve mirasçılık hakkına dayanarak, dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 28.790,40 m² büyüklüğündeki zeytinliğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi gereğince davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince; yargılama sırasında yörede kadastro çalışması yapıldığı ve bunun sonucunda davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek, dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; " dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda (Ilbıra Serisi) yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1966 yılında çalılık tespit harici bırakıldığı, Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu taşınmazın 109 ada 14 parseli kapsadığı, dava konusu taşınmazların üzerindeki zeytin ağaçlarının deliceye aşılanarak yetiştirildiği, 1953 ve 1964 tarihli hava fotoğraflarında tam kapalı makilik, 1974 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarında ise kısmen maki bitki örtüsünün temizlendiği, 2009-2012-2015-2018-2021tarihli hava ve uydu fotoğraflarında zeytinlik olduğu, 1959-1977-1996 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kaldığı, 2012 tarihli memleket haritasında sarı renkli alanda kaldığı, klizemetre ile yapılan ölçümde %38 meyille sahip olduğunun tespit edildiği, toprak muhafaza karakteri taşıdığı, orman vasfındaki makilik alanlardan olduğu anlaşılmıştır. 3573 sayılı Kanun'un 2 nci ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin uygulanmayacağı, %12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğunun kabulü gerekmekte olup bu yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri kapsamında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Muğla ili .... ilçesi .... Mahallesi ... sayılı taşınmazın 28.790,40 m² yüzölçümü ve orman vasfı ile Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2021/482 Esas sayılı dosya yönünden; dosya talep edeni ... yönünden; davanın mahiyeti gereği kadastro tutanağı devredildiği anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerde kaldığının belirtildiğini, dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında makilik alan olarak görüldüğünü, aynı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın imar-ihyasının tamamlanmış zeytinlik vasfında olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporunun kendi içinde açıkça çelişkiler içerdiğini ve Mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazlarının kabul edilmeyerek eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, Yargıtay uygulamalarında belirtilen incelemelerin yapılmadığını, Milas'da zeytinliklerin tümünün eğimli arazide bulunduğunu, belirsizlik doğduğunu ve davacının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek, istinaf incelemesi sonunda Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesine göre orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı ve orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, bir yerin orman kadastro sınırları dışında kalmış olmasının o yerin orman vasfını ortadan kaldırmayacağı da hep birlikte değerlendirildiğinde; çekişmeli taşınmazın anılan maddelere göre özel mülkiyete konu olamayacağı ve dolayısıyla gerçek kişi yararına Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddelerinde düzenlenen imar-ihya ve zilyetlik koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince istinaf gerekçeleriyle temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2eef738c951b5d4d 60f2d3d8ec5f8062

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı