Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2023/6480 E., 2025/5134 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6480 E., 2025/5134 K. (01.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6480
Karar No
2025/5134
Karar Tarihi
01.07.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/6480 E. , 2025/5134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2023/40 K. Taraflar arasındaki (22/a) uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli 945 parsel sayılı 9583 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1996 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında (2/B) niteliyle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle kullanıcısı ... ve ... olduğu beyanlar hanesine yazılarak tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Daha sonra 1999 yılında ... kendi kullanımında olan taşınmaz bölümünü Hazineden satın alarak çekişmeli taşınmazda 4860/9583 pay sahibi olmuştur. 2009 yılında ... köyünde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanuna ile eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın 9583 m² olan yüzölçümü 11951,91 m² olarak düzeltilmiş, işlemin kesinleşmesi ile tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılmıştır.2012 yılında 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda 945 parsel sayılı 11951,91 m² yüzölçümündeki taşınmaza 236 ada 1 parsel numarası verilmek ve yüzölçümü 11951,91 m² olarak düzeltilmek suretiyle tespit edilerek 29.01.2013 ilâ 29.02.2013 tarihleri arasında askı iânı yapılmış, askı ilan süresi içerisinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. Davacı dava dilekçesinde özetle; tapuda Hazine ile ... adına kayıtlı ve bayanlar hanesinde 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... kullanımında olduğu yazılı ... köyü 945 parsel sayılı 11951,91 m² yüzölçümündeki taşınmazın, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan güncelleme kadastrosunda 236 ada 1 parsel ve 11952,07 m² yüzölçümüyle düzeltmenin yapıldığı, ancak, yapılan güncelleme ile müvekkilinin zilyetliğinde bulunan ve hakkında tescil davası açılan taşınmaza tecavüz edildiği iddiasıyla güncelleme işleminin iptaliyle zemindeki sınıra uygun hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açtığı davanın kabulüne, ... köyü 236 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 22/2-a tutanağına ilişkin 24.12.2013 tarihli teknik bilirkişilerin rapor eki ölçü krokisinde (F) harfi ile gösterilen 1821,94 m²'lik kısım ile 168,51 m²'lik miktarlık patika yolun taşınmazın toplam miktarından düşülmesine, böylece: ... köyü 236 ada 1 numaralı parselin uygulama tutanağının (11952.07, 1821,94 ve 168,51)= 9961,62 m² olarak düzeltilmesine, ayrıca, rapor eki krokide (F) harfi ile gösterilen 1821,94 m²'lik alanın ve yol olarak kullanıldığı tespit edilen 168,51 m²'lik alanın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan tapulama harici alanda bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/175 Esas ve 2015/654 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece yapılan uygulama kadastrosunun kanun ve yönetmeliklere aykırı yapıldığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak orman ve fen bilirkişiler raporunda orman tahdit hattı uygulanmak suretiyle rapor düzenlenmiş ise de (F) harfiyle işaretli bölüm ile yol olarak gösterilen bölümün çekişmeli taşınmazın 1996 yılında oluşan ilk çapı içerisinde kalıp kalmadığı açıklanmamış olması nedeniyle hükme yeterli değildir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların Kadastro Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açtığı davanın kabulüne; ... köyü, 236 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 22-a tutanağına ilişkin 24.12.2013 tarihli teknik bilirkişilerin rapor eki ölçü krokisinde (F) harfi ile gösterilen 1821,94 metrekarelik bölüm ile 168,51 metrekare yüzölçümündeki patika yolun taşınmazın toplam miktarından düşülmesine, böylece; ... köyü 236 ada 1 numaralı parselin uygulama tutanağının 9961,62 metrekare olarak düzeltilmesine, ayrıca rapor eki krokide (F) harfi ile gösterilen 1821,94 metrekarelik bölümün ve yol olarak kullanıldığı tespit edilen 168,51 metrekarelik bölümün devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan tapulama harici alanda bırakılmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 25.12.2020 tarih 2020/9676 Esas, 2020/6422 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına alınmamış, teknik bilirkişiden tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de "uygulama paftasının düzeltilmesi" yerine "uygulama tutanağının düzeltilmesine" şeklinde hüküm kurulması da isabetsiz olduğu" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; dosya içerisinde yer alan 22.12.2022 tarihli rapor içeriğinde de belirtildiği üzere söz konusu 22.12.2022 tarihli rapor eki durum krokisinde işaretlenen 38 numaralı O.T.S noktasının tesis edildiği yerden batıya dönülerek patika yolun kuzeyinde işaretlenen 39 numaralı O.T.S noktasının tesis edildiği gözetilerek söz konusu 38-39 numaralı O.T.S hattının kuzeyine isabet eden (A) harfiyle gösterilen 9961,62 metrekarelik alanın eski 945 parsel yeni 236 ada 1 parsel olarak belirlenmesi gerektiği, 38 ve 39 numaralı O.T.S noktalarının güneyine isabet eden patika yoldan sonraki (F) harfiyle gösterilen 1.821,94 metrekare olarak belirlenen kısım ile 168,51 metrekare miktarındaki patika yolun ... mahallesi eski 945 parsel yeni 236 ada 1 parsel miktarından düşülmesi gerektiği yine (F) harfiyle gösterilen 1821,94 metrekarelik kısmın Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/297 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan tescil davası kapsamında kaldığı, ayrıca eldeki davanın taşınmaz maliki olmayan kadastro müdürlüğü aleyhine açılamayacağı gerekçeleriyle Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine ve ... hakkında açılan davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... köyü ... mevki eski 945 parsel yeni 236 ada 1 parsel sayılı 11.952,07 m² miktarlı taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosu tespitinin iptaline; dosya içerisinde mevcut Teknik bilirkişi ...., Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi ... ve Harita Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 22.12.2022 tarihli rapor eki krokide; (F) harfi ile gösterilen 1821,94 m²'lik kısım ile 168,51 metrekare miktarındaki zeminde yol olarak kullanılan toplam 1.990,45 metrekarelik kısmın Antalya ili ... ilçesi ... köyü ... mevki eski 945 parsel yeni 236 ada 1 parsel sayılı taşınmaz miktarından çıkarılmasına, çıkarılan bu (F) harfi ile gösterilen 1821,94 m²'lik kısım ile 168,51 metrekare miktarındaki zeminde yol olarak kullanılan toplam 1990,45 metrekarelik kısmın tescil harici alanda bırakılmasına, Antalya ili ... ilçesi ... köyü ... mevki eski 945 parsel yeni 236 ada 1 parsel sayılı taşınmazın miktarının 9961,62 metrekare yüzölçümüyle tapuya kayıt ve tesciline, Uygulama paftasının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6c3d7d63f5cb77c4 5411b56d9749b731

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı