Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/2782 E., 2025/5203 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2782 E., 2025/5203 K. (03.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2782
Karar No
2025/5203
Karar Tarihi
03.07.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/2782 E. , 2025/5203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/583 E., 2025/497 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/162 E., 2021/506 K. Taraflar arasındaki mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, temyize konu Ankara ili ... ilçesi . ... çalışma alanında bulunan 1074 (yeni 138 ada 3) parsel sayılı 38600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, ifraz, taksim, harici satış ve zilyetlik nedeniyle... adına tespit ve tescil edildikten sonra 26.07.1996 tarihinde yapılan satış işlemi ile 1/2şer hisseyle ... ve ... adına kayden intikal etmiş; Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 896 (yeni 158 ada 1) parsel sayılı 869250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, tapu kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edildikten sonra yapılan satış vb. işlemlerle ... ve müşterekleri adına kayden intikal etmiştir. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; Tapu Müdürlüğünce, müvekkili olan davacılara ait 1074 parsel sayılı taşınmazın 22711,32 metrekarelik kısmının ... Mahallesinde bulunan 896 parsel sayılı taşınmazla mükerrer olduğunun ve iptal edileceğinin bildirildiğini, davacıların taşınmazı tapuya güven ilkesi gereğince 26.07.1996 tarihinde satın aldıklarını, ayrıca davacılar taşınmazının kadastro çalışmasının ... Mahallesinde yapılan kadastrodan önce olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ve mükerrerlik hususunun yanlış tespit edildiğini ileri sürerek, itirazlarının kabulü ile belirtilen tutanaklara konu tespit ve işlemin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Davanın, 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca düzeltme yapılması istemine ilişkin olduğu ve bu madde ile belirlenen idari başvuru yolu tüketilmeden dava açıldığı .." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... Davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesine dayalı mükerrer kadastro sonucu oluşan kaydın iptali davası olduğu, somut olayda, 3402 sayılı Yasanın 41. maddesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığı, bu tür davaların, davacının maliki bulunduğu taşınmazla mükerrerlik oluşturduğu (iddia olunan) belirtilen taşınmazın/taşınmazların malikine/maliklerine husumet yöneltilmek suretiyle açılması gerektiği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, Tapu Müdürlüğünün ya da Hazinenin davada taraf sıfatıyla yer almasını gerektiren herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, bu nedenle adı geçenlerin yasal hasım konumunda olduğundan söz edilemeyeceği, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d.maddesi gereğince taraf sıfatı dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada, davacılar ... ve ...'nın Hazineye husumet yönelterek dava açtığı, mükerrerliğin giderilmesi istenen dava konusu 896 (yeni 158 ada 1) sayılı parselin tapu malikleri olan şahıslara karşı dava açılması gerekirken, davanın tapu maliki olmayan ve davada pasif dava ehliyeti bulunmayan Hazineye husumet yöneltilerek açılması nedeniyle davacı tarafından usulüne uygun olarak doğru hasma yöneltilerek açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek davanın HMK'nın 114 ve 115.maddeleri gereğince husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın dava ön şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ..." gerekçesiyle davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve temyize konu davacı ... ve ... tarafından açılan davanın pasif taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL davacılar tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fdb006b6e5b7620f 6d61fb3107b0d73f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı