8. Hukuk Dairesi 2025/2354 E. , 2025/3672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1558 E., 2025/290 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/37 E., 2023/85 K. Taraflar arasındaki 2/B uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.06.2020 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında, dava konusu ''Parsel XXX'' olarak belirtilen taşınmazın halen davacının kullanımında olduğunu, 31.12.1981 tarihinden geriye dönük 5 yıllık kullanımının da aynı şekilde olduğunu, bu hususun yapılan incelemede orman kadastro komisyonu tarafından da belirlenerek ilana esas komisyon kararında belirtildiğini, taşınmazın toprak yapısı bakımından kültür arazisi vasfını taşıdığını, üzerinde orman bitki örtüsü bulunmadığı gibi orman niteliğini tam olarak kaybettiğini, yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığını, çevredeki aynı nitelikteki taşınmazların gerçek kişiler adına kayıtlandığını, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından nizasız, fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığını belirterek, orman hudutları dışına çıkartılarak, müvekkili adına tashihi ile tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yenice Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) 28.07.2020 tarihli ve 2020/85 Esas, 2020/134 Karar sayılı kararı ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 13.05.2015 tarihli ve 544 sayılı "Kadastro Mahkemelerinin Yargı Alanı" değişikliğine ilişkin kararı uyarınca Yenice Kadastro Mahkemesinin Çanakkale Kadastro Mahkemesinin yargı alanına bağlanması ve Mahkemenin kapatılması nedeniyle tüm dosyaların Çanakkale Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilerek yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Çanakkale Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Çanakkale Kadastro Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2020/57 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararı ile davanın 2/B uygulama çalışmasına itiraz niteliğinde olduğu, dava konusu edilen yerin orman içerisinde kalan bir taşınmaz olduğu, davacının bu taşınmazın 2/B uygulamasına konu edilerek orman sınırları dışına çıkartılmasını talep ettiği, ancak kanun gereği dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılmasını istemekte davacının herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı, aynı konuda idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacakları, aktif dava ehliyetinin (taraf sıfatının) bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d ve 115. maddeleri gereğince hukuki yarar, aktif dava ehliyeti, husumet ve dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca davasının açıklattırılarak, çekişmeli olan taşınmaz bölümünün orman parseli içinde kaldığı ve davacının talebinin sadece çekişmeli taşınmaza yönelik orman vasfıyla kayıtlı tapu kaydının iptali ve adına tescil istemine ilişkin olduğu belirlendiği takdirde anılan taşınmaza yönelik kadastro tespitinin 2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın ise askı ilan süresi sonrasında açıldığı gözetilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi, talebin sadece çekişmeli taşınmaz içinde kalan bir kısım yerin 2/B madde uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkarılması ve adının beyanlar hanesine kullanıcı olarak şerhi istemine ilişkin olduğu belirlendiği takdirde yörede 2/B madde uygulamasının 2020 yılında ilan edildiği ve davacının da askı ilan süresi içinde dava açtığı gözetilerek bu talep yönüyle Kadastro Mahkemesinin görevli olacağı gözetilerek işin esasına girilmesi, bu halde anılan orman sınırları dışına çıkarma istemi yönüyle davacının idareyi zorlayıcı nitelikte dava açmakta hukuki yararı olup olmadığı, yine beyanlar hanesine kullanıcı olarak adının yazılması istemi yönüyle de nizalı taşınmaz bölümü açısından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi gereği kullanım kadastrosu yapılıp yapılmadığı Kadastro Müdürlüğünden sorularak kullanım kadastrosu yapılmamış ise bu takdirde anılan talep yönüyle de dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, davacı taraf talebinin hem taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve adına tescili yani mülkiyete, hem de 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarma işlemine itiraz istemlerine ilişkin olduğu yönünde olması halinde ise davacının tapu iptali ve tescile, bir başka deyişle mülkiyete yönelik talebinin eldeki davadan tefrik edilerek, akabinde tefrik edilen mülkiyete yönelik talep yönüyle açıklandığı şekilde görevsizlik kararı verilmesi, elde kalan orman sınırları dışına çıkarma istemi yönüyle işin esasına girilerek ve yapılan açıklamalar gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Daire kararına uygun şekilde karar verilmek üzere mahalli Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davacıya talebinin açıklattırıldığı, davacı vekilinin dilekçesinde orman kadastrosunun iptali ve tescil ile taşınmazın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmasını talep ettiklerini bildirdiği, orman kadastrosunun iptali ve tescil talebinin dosyadan tefrikine karar verildiği, eldeki dava bakımından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca yapılacak orman sınırları dışına çıkarma işlemlerini yapma görev ve yetkisinin, aynı Kanun'un 7/1 inci maddesine göre, orman kadastro komisyonlarına ait bulunduğu, orman sınırları içinde bulunan bir taşınmazın bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olup olmadığının tayin ve takdirinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğundan, komisyonca bu yönde bir işlem yapılmadıkça, gerçek ve tüzel kişiler tarafından komisyonu bu yönde işlem yapmaya zorlayıcı dava açılamayacağı ve davacının bu taleple dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının Çanakkale...köyü dava konusu edilen PXXX no.lu alanın 2/B kapsamında orman sınırları d��şına çıkarılması talebi bakımından hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, 145 no.lu orman kadastrosu komisyon kararının aynen ipkasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, tefrik sonucu elde ki davanın çekişmeli taşınmaz bölümünün 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılması istemine ilişkin olduğu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 inci maddesi gereği orman kadastrosu yapılarak sonuçlarının ilan edilerek 2015 yılında kesinleştiği, sonrasında 20.10.2019 tarihinde işe başlanılarak sonuçları 30.06.2020 tarihde ilan edilen ve elde ki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastro ve 2/B madde uygulama çalışması yapıldığı, çekişmeli taşınmazın daha önce kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı ve tahdit dışına çıkartılmadığı, halen tahdit içinde olan ve orman vasfıyla tapuya kayıtlı olan böyle bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için Orman Yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmamasına göre Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fed8e317926bea83 7431c36080e6ea75
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2354 E., 2025/3672 K. (12.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2354
- Karar No
- 2025/3672
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/543 E., 2025/3661 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8544 E., 2025/3665 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5530 E., 2025/3666 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7653 E., 2025/3667 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2231 E., 2025/3668 K. 12.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2225 E., 2025/3669 K. 12.05.2025