Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2204 E., 2025/4888 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2204 E., 2025/4888 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2204
Karar No
2025/4888
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat, Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/2204 E. , 2025/4888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2407 E., 2024/1768 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/310 E., 2022/242 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 2484 ada 17, 16, 15, 14 ve 13 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında arazi vasfında olduğunu, davacının 2484 ada 17 parsel sayılı taşınmazı Hazineden satın aldığını, aynı şekilde diğer parselleri de davalıların Hazineden satın aldıklarını, 6831 sayılı Kanun' un 2B maddesi kapmasındaki kadastro tespit çalışmalarında davacıya ait parselin yüzölçümünün 34 - 35 m² küçüldüğünü, bu kısmın davalıların kullanımındaki parsellere ilave edildiğini ileri sürerek, davacıya ait 2484 ada 17 parsel sayılı taşınmazın aleyhine, davalılara ait olan 13, 14, 15 ve 16 numaralı parseller lehine fazla tespit edilen yaklaşık 34 - 35 m² alanın tapu kaydının iptal edilerek, davacıya ait taşınmaza eklenmesini ve davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 2019/6 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararıyla, "... 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra davanın açıldığı, dayanak satış iptal edilmedikçe tapu kaydının iptaline ilişkin dava açılmasının mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle verilen davanın reddine dair önceki karar, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarih, 2021/529 Esas, 2021/835 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu taşınmazlardan 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmazın mevcut halde Hazine adına kayıtlı olduğu, taşınmazın beyanlar hanesinde Şaban evladı ...'nun fiili kullanımında olduğuna yönelik şerh bulunduğu, bu parsel yönünden iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme yapılması gerektiği ..." kaldırılmış ve dava dosyası yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda; "... davaya konu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmazın, dava açılışında Hazine adına kayıtlı ise de 09.09.2021 tarihinde 6292 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen satış işlemi neticesinde ... adına tescil edilmiş olduğu, bu noktada 2484 ada 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin söz konusu 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden geçerli olup olmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, ... adına yapılan tescil işleminde, tapu kaydının beyanlar hanesinde 09.09.2021 tarihli "satın alan kişinin taşınmazın tapu kaydında mevcut “davalıdır” şerhini bilerek satın aldığını, davanın hazine aleyhine sonuçlanması halinde, taşınmazın hazineye iadesine muvafakat edeceğini, taşınmazın satış bedeli hariç hazineden herhangi bir hak ve tazminat talebinde bulunulmayacaktır." şerhinin mevcut olduğu nazara alındığında, anılan değerlendirmenin söz konusu 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden de geçerli olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, zira, ..., söz konusu taşınmazın davalı olduğunu bilerek satış işlemlerini gerçekleştirmiş olup, bu bağlamda da tapu kaydının beyanlar hanesine şerh tesis edilmiş olduğu, açıklanan nedenlerle, davaya konu 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın kabulü gerektiği ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, taşınmazın beyanlar hanesinde belirtilen 29.11.2021 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 10,45 m²'lik kısmının davacının fiili kullanımında olduğuna yönelik şerh verilmesine, 2484 ada, 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'nun kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş olup, çekişmeli taşınmaz, yargılama sırasında 09.09.2021 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca satış nedeniyle davalı ... adına tescil edilmiş olduğu, görüldüğü üzere, çekişmeli taşınmaz dava tarihinde Hazine adına kayıtlı olmakla beraber, yargılama sırasında 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca davacıya satılmış ve böylelikle taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olduğu, bu durum karşısında, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle, başlangıçta dava açmakta hukuki yararı mevcut olan davacının, dava açmaktaki hukuki yararının ortadan kalktığı, tapu kaydındaki şerhlere dayanılarak dava dava şartının var olduğunun ileri sürülemeyeceği, bu durum karşısında ilk derece mahkemesince, 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı ... vekilinin 2484 ada 14, 15 ve 16 parsellerle ilgili istinaf talebi değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde dava konusu 2484 ada 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından 6292 sayılı yasa kapsamında satın alındığı, 2484 ada 13 parselin halen Hazine adına kayıtlı olduğu bildirilerek tüm kayıt malikleri ve fiili kullanıcı ... aleyhine dava açıldığı görülmekle, davalı Hazine 14, 15 ve 16 parsellerde malik olmadığından bu parseller ile ilgili Hazine aleyhine dava açılmadığı değerlendirilmekle 2484 ada 14, 15 ve 16 parsel yönünden Hazine aleyhine hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik görülmediği ..." gerekçesiyle, davalı ... vekilinin 2484 ada 14, 15 ve 16 parsel yönünden istinaf talebinin reddine, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin 2484 ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e7002abdffd6771c 2896e2f846dc33bb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı