8. Hukuk Dairesi 2025/207 E. , 2025/3293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/68 E., 2024/109 K. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonunda verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında Iğdır ili, ... ilçesi, ... köyü 118 ada 31 parsel sayılı taşınmaz orta malı mera olarak ... köyü adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava konusu taşınmazın bir kısmının müvekkili olan .. ve .. köyüne tahsisli .. .. .. bir parçası olduğunu, bu hususa ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemisinin 1963/127 Esas, 1965/09 Karar sayılı kararıyla; .. .. .. doğu hududununun ...'dan başlayan ... takiben Çerkez Ağılından geçen .. olup, bu seylabın batısı ile yeni çıkarılan ... köyü arasında kalan kısım olduğunu, itiraz edilen kısmın ise doğusunun ... seylabı, batısının yeni çıkarılman ... yolu, güneyi ... köyüne tahsisli ... .., kuzeyi ise Iğdır ili, .. köyü merası olduğu, 118 ada 31 nolu mera vasfındaki taşınmazın yukarıda belirtilen kısmının davalı Köy Tüzel Kişiliği adına yapılan tespitinin iptali ile yeni bir parsel numarası verilmek sureti ile .. ve .. köylerine tahsisli .. .. kışlayikesinin sınırları içerisinde olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Kadastro Mahkemesinin 12.11.2012 tarihli ve 2006/152 Esas, 2012/143 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafça dava konusu taşınmaza ilişkin yatırılması gereken harcın süresinde tamamlanmaması nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, 118 ada 31 parselin kadastro tespitinde olduğu gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve 2016/9911 Esas, 2019/3743 Karar sayılı ilamıyla; "mahkemece dava konusu edilen parsel başında keşif yapılarak dava edilen taşınmaz ve bölümü ile dava konusu yerin buna göre değerinin belirlenmesi ve buna göre eksik harcın tamamlattırılması gerekirken oldukça büyük mera parselinin dava edilmeyen bölümlerini de içine alacak şekilde taşınmazın tamamının değeri üzerinden eksik harcın hesaplanması ve harcın kesin sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup..." gerekliliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. ... Kadastro Mahkemesinin kararı ile Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın temyiz incelemesi sonunda Yargıtay tarafından kesin hükmün yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulduğu, dosyanın Yargıtay incelemesinden geçtiği ve esasına ilişkin bir bozma kararı verildiği, bu inceleme sırasında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin herhangi bir karar verilmediği, Yargıtay incelemesinde usule ilişkin görev hususunun öncelikle inceleneceği ve sonrasında esasa ilişkin hüküm verileceği, Yargıtay incelemesinden geçerek görev hususunda herhangi bir görevsizlik kararı verilmeden Kadastro Mahkemesinin kararının incelendiği, görevli mahkemenin Yargıtayca da Kadastro Mahkemesi olduğunun kabul edildiğinin anlaşıldığı, davacının talebinin ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonrasında asgari listesine göre 118 ada, 31 parsel sayılı taşınmazın ... köyü adına değil, .. ve .. köyleri adına tespit yapılması gerektiğinden askı süresinde açılan kadastro tespitine itiraz davası olduğu dolayısıyla Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yaylak ve kışlak yerlerde mülkiyete değil sadece (tahsise) kullanma hakkına dayalı olarak açılan davalarda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın bir kısmının davacı köy adına tahsis edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılamada, ... Kadastro Mahkemesinin 2006/152 Esas ve 2012/43 Karar sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair kararın temyiz incelemesi sırasında Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ilamıyla; harç eksikliği yönünden bozulmasına karar verilmiş olup görev dava şartına ilişkin bozma yapılmadığı dolayısıyla görevli Mahkeme olarak Yargıtay tarafından Kadastro Mahkemesi olduğunun kabul edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle Iğdır Kadastro Mahkemesi tarafından verilen 2023/1 Esas, 2023/2 Karar sayılı görevsizlik kararının isabetli olmadığı, Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemece Yargıtay tarafından yapılan incelemede görev hususuna değinilmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de yapılan değerlendirme Kadastro Mahkemelerinin görevine ilişkin kanuni düzenlemelere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25/son maddesi uyarınca, bu davada olduğu gibi yenilik doğurucu hüküm almayı sağlayan dava ile istekler Kadastro Mahkemesinin görevi dışındadır. Bununla birlikte görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, resen gözetilerek her zaman görevsizlik kararı verilebilir. Hal böyle olunca Mahkemece hataya düşülerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d940a3a29961fe52 3ee680ce2d8c9828