8. Hukuk Dairesi 2024/4795 E. , 2025/3297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/588 E., 2024/1038 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/612 E., 2023/8 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Kullanım kadastrosu sırasında Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi, 11856 ada 480 parsel sayılı taşınmaz, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.1983 tarihli ve 1982/477 Esas, 1983/47 Karar sayılı kararıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan 90 adet zeytin ağacının ise davalılara ait olduğunun tapu kaydına şerh verilmesine karar verilmiş, karar 03.05.1983 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, dava konusu taşınmazda kendisi zilyet iken komşu 473 parselin zilyeti olan davalı adına sehven 480 parsel üzerinde kullanım şerhi verildiğini ve bu şerhe istinaden davalının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca davacı adına tescil edildiğini belirterek davacı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili davalının atalarından itibaren taşınmazın tamamına zilyet olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Hazine vekili; davacı tarafından yasal süresi içinde açılmayan, yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 13.12.2016 tarihinde davalılar adına tescil edilmiş olduğu, davacının 6292 sayılı Kanun gereğince tescili için süresinde davacının idareye başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6292 sayılı Kanun uyarınca önceki tapu malikleri adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlemin, idari işlem niteliğinde 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin iade işlemi olup, Hazinenin iade işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin iadesi idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde usûl ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacının bu yöne ilişkin istinaf isteminin reddine ancak davanın dinlenme olanağı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu red sebebinin de tüm davalılar bakımından ortak olması nedeniyle davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde her bir davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilini istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaza kendisinden önce devralan ve zilyet olan kişilerin 28.04.2016 tarihli ek dilekçesi ile ad ve adreslerini bildirmesine rağmen, eksik araştırma yapılarak karar verildiğini, davacının idareye başvuruda bulunduğunu ancak, taşınmazın davalıya satıldığını, davalı aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/612 Esas sayılı dosya ile elatmanın önlenmesi davası açtığını bu hususlar dikkate alınmadan karar verildiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun'un uyarınca yapılan satış nedeniyle oluşan tapu kaydının iptali talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.