Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2027 E., 2025/5907 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2027 E., 2025/5907 K. (22.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2027
Karar No
2025/5907
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/2027 E. , 2025/5907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/320 E., 2024/2076 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/154 E., 2022/282 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi... Mahallesi çalışma alanında bulunan 281 33... parsel, 400,14 metrekare yüzölçümlü taşınmaz; kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1995 tarihinden itibaren ... oğlu ...'un fiili kullanımında bulunduğu şerh verilerek, arsa niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava konusu taşınmazın zilyetliğini 1996 yılında ... isimli kişiden devir alarak üzerine iki katlı bir ev yaptığı iddiasına dayanarak taşınmazın davacı adına şerh verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazın zilyetliğini 11.03.1996. tarihli sözleşme ile parasını ödemek suretiyle aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin davacı tarafça alındığı ve üzerindeki evin yapımının büyük ölçüde davacı tarafça üstlenildiği, davalının da çalışma hayatına atılmasıyla beraber evin yapımına destek olduğu, uzun yıllar dava konusu evin farklı katlarında birlikte oturdukları ve çevrede de evin baba ve oğul tarafından aileleri ile birlikte kullanıldığının bilindiği, bu haliyle davacının da davalı gibi taşınmazda zilyet olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "tarafların baba-oğul olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki evde altlı ve üstlü oturdukları ve taşınmazın kullandıklarının anlaşıldığını, mahkemece tapu iptal ve tescil davasının reddine ilişkin verilen kararın fazla nitelikte olduğunu, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğunu" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kadastro tespit bilirkişi ve mahalli bilirkişi beyanlarının, zilyetlik devir sözleşmesinin dikkate alınmadığını, 2.... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/575 Esas ve 2014/391 Esas sayılı dosyasının kesin hüküm niteliğinde olduğunu, 3.Davacının tescil talebi yönünden karar verilmediğinden aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek 4 maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davalının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ff519e0f5a8c1f8e ca89d3de1413b840

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı