Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1130 E., 2025/4460 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1130 E., 2025/4460 K. (03.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1130
Karar No
2025/4460
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1130 E. , 2025/4460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/11 E., 2023/14 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar ve müdahillerin davalarının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... ve arkadaşları vekili, müdahil ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Van ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 263 ada 6, 8, 264 ada 1 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 17544, 20000, 1502, 6508 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 263 ada 6 ve 8 parseller müştereken ... ve ... adına; 264 ada 1 parsel ... adına ve 264 ada 4 parsel ise ... adlarına tespit edildikten sonra, Kadastro Komisyonunca davacı ...'un itirazının reddine, 263 ada 6, 8 ve 264 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda diğer itirazların kabulü ile 263 ada 6 parselin ... adına, 263 ada 8 parselin 20,300 metrekare yüzölçümü ile ... adına ve 264 ada 4 parselin tespit gibi ... adlarına tespitine, 264 ada 1 parselin ise ... adına mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, vergi kaydı, noter senedi, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış ve yargılama sırasında müdahiller ..., ... ve ..., aynı tapu ve vergi kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/10364 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... çekişmeli 264 ada 1 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla tespit edilmiş olup, meraların mülkiyet hakkının Hazineye, kullanım hakkının ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olduğu, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca Van Büyükşehir Belediye Başkanlığının da ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada taraf olması gerektiği, Mahkemece öncelikle davacı tarafa, Van Büyükşehir Belediye Başkanlığına da davasını yöneltmek için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, anılan Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delillerinin sorulması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması; çekişmeli 263 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacı ve müdahillerin dayandıkları 11.02.1977 tarihli ve 12 numaralı tapu kaydı ile 1936 tarihli ve 190 tahrir numaralı vergi kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı yönündeki mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak zilyetlik yönünden yeterli araştırma yapılmadığı, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediği açıklanarak, öncelikle dava konusu taşınmazın hangi tarihte ... Komutanlığı sınırı içine alındığının ilgili kurumdan sorulması; bundan sonra davada yararı bulunmayan yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, ne zamandan beri, kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı hususunda ayrı ayrı maddi olaylara dayalı bilgi alınması, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesinin karar yerinde gösterilmesi; fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli rapor düzenlettirilmesi; çekişmeli 263 ada 6 ve 264 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, davacı ve müdahiller dayanağı 11.02.1977 tarihli ve 16 numaralı tapu kaydı ile 1936 tarihli ve 190 tahrir numaralı vergi kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı yönündeki mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak zilyetlik yönünden yeterli araştırma yapılmadığı, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediği açıklanarak, mahallinde davada yararı bulunmayan, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı hususunda ayrı ayrı maddi olaylara dayalı bilgi alınması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesinin karar yerinde gösterilmesi; fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli rapor düzenlettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... Davacılar ve asli müdahiller dava konusu taşınmazlara ilişkin eski tapu kayıtları ve vergi kayıtları ile zilyetliğe dayanarak hak iddiasında bulunmuş iseler de, dayanılan tapu kayıtları ile vergi kayıtlarının dava konusu parsellere uymadığı hususunun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazların davacılar veya asli müdahillerin kadastro tespiti öncesi 20 yılı aşkın bir süre nizasız ve fasılasız olarak zilyetliklerinde bulunulduğuna dair tam bir kanaate ulaşılamadığı, her ne kadar bazı mahalli bilirkişiler ve tanıkların bu yönde beyanları olsa da bu beyanların diğer mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla uyuşmayıp soyut iddianın ötesine geçemediği, nitekim Van İl İdare kurulunun 1984 tarihli kararında dahi 263 ada 8 parselin davalı ... adına yazıldığı, aslolanın davacı ve asli müdahillerin davalarını ispat etmesi olduğu, ancak yapılan yargılama neticesinde davacılar ve asli müdahillerin iddialarını ispatlayamadıkları ..." gerekçesiyle, davacılar ve asli müdahillerin davalarının reddine, çekişmeli 263 ada 6, 8, 264 ada 1 ve 4 parsel sayılı taşınmazların 21.07.1981 tarihli ve 178 karar numaralı kadastro komisyon ek kararındaki tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... ve arkadaşları vekili, müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 263 ada 6, 8 ve 264 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... ve arkadaşları vekilinin ve müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. a) Dava konusu 264 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... ve arkadaşları vekilinin, müdahil ... ve arkadaşları vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince, davaların reddi ile çekişmeli 264 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 21.07.1981 tarih ve 178 karar numaralı kadastro komisyon ek kararındaki tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Hükümde atıf yapılan komisyon kararında ise, taşınmazın ... Belediyesi adına tesciline, taşınmaz mera vasfında olduğundan tescile mahal olmadığına şeklinde karar verilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi gereğince orta malı niteliğindeki taşınmazların hangi nitelikte oldukları belirtilmek suretiyle sınırlandırılıp özel siciline kaydı yolunda karar verilmesi gerekirken, Belediye adına aidiyet içeren Komisyon kararına atıfla hüküm kurulmuş olması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 263 ada 6, 8 ve 264 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Yukarıda (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 264 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ... ve arkadaşları ile müdahil ... ve arkadaşları vekilinin, müdahil ... ve arkadaşları vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan sebeplerle kamu düzeni gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde "264 ada" ifadesinden sonra gelen "1 ve" ifadesinin cümleden çıkartılmasına; hüküm fıkrasının 3 numaralı bendine "Dava konusu Van ili ... ilçesi ... Mahallesi 264 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 21.07.1981 tarihli ve 178 karar numaralı Komisyon ek kararının iptali ile 264 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına" ifadesinin eklenmesine; hükümde yer alan (3), (4), (5), (6), (7) bentlerinin sırasıyla (4), (5), (6), (7), (8) bentleri olarak teselsül ettirilmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 52845b05b02582a5 3c7e5c63123abba5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı