8. Hukuk Dairesi 2024/736 E. , 2025/2768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1552 E., 2023/1603 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2022/114 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1965 yılında yapılan seri bazda Orman Kadastrosu, 1986 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca yapılan evvelce herhangi bir şekilde orman sınırları dışında kalmış ormanların Orman Kadastrosu ve 2/B madde çalışması, 1988 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması ve 2017 yılında 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanunla değişik maddeleri uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları mevcut olup, Arazi Kadastrosunun 1979 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesine göre 2020 yılında yapılan kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 249 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, senetsiz olarak, 937,72 m² yüzölçümü ve tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları Ahmet kızı ...'ya aittir" ve "bu parsel 3 derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır" şerhleri verilmiştir. Tespite karşı davalı ... tarafından mülkiyete yönelik itirazda bulunulmuş ve itiraz kadastro komisyonunca reddedilmiş ancak komisyonca zeminde yapılan inceleme neticesinde kadastro teknisyenliğince taşınmazın vasfında hata yapıldığının anlaşıldığı ve taşınmazın ham toprak ve çalılık vasfı ile müstakilen Hazine adına tespitine .... eski tutanağın ve komisyon kararının yerine kaim olmak üzere oybirliği ile karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili 27.07.2021 tarihli taleplerini açıkladığı dilekçesinde; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 249 ada 4 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhtesat beyanının sicilden terkin edilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise, muhtesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında kadastro tespitinden önce davalı tarafından aşılanıp yetiştirilen zeytin ağaçlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 249 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ff74aa2b2a23de37 1e9ab7bb8a7c2676 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/736 E. , 2025/2768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1552 E., 2023/1603 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2022/114 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1965 yılında yapılan seri bazda Orman Kadastrosu, 1986 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca yapılan evvelce herhangi bir şekilde orman sınırları dışında kalmış ormanların Orman Kadastrosu ve 2/B madde çalışması, 1988 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması ve 2017 yılında 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanunla değişik maddeleri uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları mevcut olup, Arazi Kadastrosunun 1979 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesine göre 2020 yılında yapılan kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 249 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, senetsiz olarak, 937,72 m² yüzölçümü ve tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları Ahmet kızı ...'ya aittir" ve "bu parsel 3 derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır" şerhleri verilmiştir. Tespite karşı davalı ... tarafından mülkiyete yönelik itirazda bulunulmuş ve itiraz kadastro komisyonunca reddedilmiş ancak komisyonca zeminde yapılan inceleme neticesinde kadastro teknisyenliğince taşınmazın vasfında hata yapıldığının anlaşıldığı ve taşınmazın ham toprak ve çalılık vasfı ile müstakilen Hazine adına tespitine .... eski tutanağın ve komisyon kararının yerine kaim olmak üzere oybirliği ile karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili 27.07.2021 tarihli taleplerini açıkladığı dilekçesinde; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 249 ada 4 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhtesat beyanının sicilden terkin edilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise, muhtesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında kadastro tespitinden önce davalı tarafından aşılanıp yetiştirilen zeytin ağaçlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 249 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ff74aa2b2a23de37 1e9ab7bb8a7c2676 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/736 E., 2025/2768 K. (08.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/736
- Karar No
- 2025/2768
- Karar Tarihi
- 08.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7475 E., 2025/2762 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6598 E., 2025/2764 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6825 E., 2025/2766 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/875 E., 2025/2770 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6174 E., 2025/2631 K. 07.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5885 E., 2025/2634 K. 07.04.2025