Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/709 E., 2025/6036 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/709 E., 2025/6036 K. (29.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/709
Karar No
2025/6036
Karar Tarihi
29.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/709 E. , 2025/6036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1728 Esas.,2023/1978 Karar. İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/17 Esas, 2023/62 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ... İlçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 755 parsel sayılı ve 2.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...... parsel numarasıyla ve 3.049,85 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 758 parsel sayılı ve 5.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...... parsel numarasıyla ve 3.726,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü hudutları dahilinde bulunan ...... parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu, davalının kullandığı yerin ise aynı köy ve sınır komşusu olan ...... parsel olduğunu, taşınmazların komşu olduğunu, Kadastro Müdürlüğünün dava kanusu taşınmazların bulundu yerde sınır tespiti güncellemesi yaparken sehven kendisine ait olan ...... parsel numaralı taşınmazın içerisinde bulunan evinin ve taşınmazının bir kısmının davalıya ait ...... parsel numaralı taşınmazın sınırları içerisinde gösterildiğini ileri sürerek, Kadastro Müdürlüğünce yapılan sınır güncelleme tespitinin iptali ile davalıya ait olan ...... parsel numaralı taşınmaz içerisinde gösterilen kendisine ait ev ve taşınmazının davalının tapu kaydından iptal edilerek kendi taşınmazı olan ...... parsel numaralı taşınmazının sınırları içerisine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ''tesis kadastrosuna göre 758 nolu parselin günümüz teknolojisiyle sayısallaştırılan tesis kadastro paftasında yapılan alan hesabında 4.124,00 metrekare geldiği, eski tapu kaydındaki planimetre hesabında 5.200,00 metrekare tapu kaydının olduğu, planimetre ile hesaplanan alan hesabının hatalı olduğu; ayrıca 755 (...... numaralı parsel) numaralı parselin güney doğu cephesinde (sarı çizgi ile işaretli kısmı) 19 69... yılları uydu fotoğrafına göre zemin kullanımı dikkate alındığında sınırlandırma krokisinin hatalı yapıldığının anlaşıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesine göre yapılan yeni çalışmada; eski 758, yeni ...... numaralı parsel sayısal değerlere göre 3.726,01 metrekare hesaplandığı, aradaki alan farkının 397,99 metrekare olduğu, bu oluşan alan farkının ise zeminde kuzey doğu cephesinde dere ve yol olduğu, derenin yıllara göre erozyona uğrayıp yatak değiştirmesinin doğal olduğu, dere kenarındaki yol cephesinde bir miktar alan kaybının olduğu, 21... numaralı parseller arasındaki sınırların sabit sınır kabul edilerek (her iki tarafın rızası var kabul edilen dikenli telle çevrili sınırlar) yapılan ölçümde bir miktar alan kaybı olduğunun (A(106,88)+B(157,72)+C(130,20)=394,80 metrekare) görüldüğü, 22 numaralı parselin tapu alanına eksilen alanı eklendiğinde 3726,01+ 394,80 = 4120,81 metrekare geldiği, hesaplanan 4.120,81 metrekare alanın; 758 numaralı parsel alanı (tesis kadastro paftasından yeniden hesaplanan alan) 4.124,00 metrekare arasındaki farkın 3,19 metrekare olduğu, ve tecviz sınırının (26,91 metrekare) içinde kaldığı, zeminde 22 numaralı parsel sahibinin, 23 numaralı parselle olan sınırının güney batı bölgesinde son kırık (831) noktasından sonra köşeye birleştiği noktada (869) sabit sınır olmadığından tesis kadastrosundaki sınıra uyulduğu ve dava konusu taşınmazlarda yapılan yenileme çalışmalarının 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uygulaması yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı, 22-A çalışmaları kapsamında dava konusu taşınmazlarda hatalı bir işlem yapılmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sırası belirtilen kararıyla; ''davacının gösterdiği çit sınırının (748-831 sınır noktası) 22/a uygulama çalışmalarında dava konusu ...... parsel sayılı taşınmazla kısmen ortak sınır olarak belinlenmesinde, ...... ve 23 parsellerin tel çit ile belirlenen sınırı dışındaki ortak sınırının (831-869 sınır noktası) ise belirsiz olması sebebiyle tapulama sınırı olarak belirlenmesinde, tapulama sırasında planimetre ile yapılan hesabın 22/a çalışması ile düzeltilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği'' belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; tanık deliline dayanmasına rağmen, dinletmek istediği tanıkların dinlenmediğini, konutu ile ilgili yapı ruhsatının bulunmasına rağmen Mahkemece delilin hükme esas alınmadığını, kadastro tespitinde bilirkişi olarak bulunan ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin kanununda bilirkişi olabilmek için aranan şartları taşımadığını, mahalli bilirkişilerle husumeti bulunduğunu, mahalli bilirkişi listesine itiraz ettiğini, itirazının Mahkemece değerlendirilmediğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 469e6279930768e6 495018ff06328e51

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı