8. Hukuk Dairesi 2024/6681 E. , 2025/3042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/296 E., 2024/256 K. KARAR : Bozma sonrası davanın kabulüne Taraflar arasındaki galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, Mahkeme kararı bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın büyükannesi .. .. Vakfı'nın galleye müstahak evlatlarından olduğunu ileri sürerek davacının da .. ve .. Vakfı olarak bilinen vakıfların galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da vakfiyede vakfedenin soyundan gelen evlatlarına yönelik herhangi bir hüküm bulunup bulunmadığını, var ise vakfın galleye müstehak evladiyetinin hangi şartlarla şart kılındığının ehil bilirkişiler marifetiyle tespitinin gerektiğini, aksi halde haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dava ilk önce Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, davalı vekilinin yetki itirazı üzerine 17.03.2011 tarihli ve 2010/69 Esas, 2011/237 Karar sayılı kararı ile açılan davada Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş, yetkisizlik kararı ile dosya kendisine gönderilen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2012 tarihli ve 2011/434 Esas, 2012/414 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve davacı ...'ın, .. .. .. .. .. .. Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine şeklinde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulüne dair bu hüküm, davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/6535 Esas, 2013/12733 Karar sayılı ilamı ile davacının genel adı .. ve .. Vakfı olarak bilinen dava konusu vakıfların vakıf evladı olduğu yolundaki Mahkemenin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak; dava konusu .. .. .., .. .. .., .. .. ve .. .. Vakıflarının herbirinin ayrı ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup mazbut vakıf statüsünde bulundukları, bu vakıfların herbirine ait olmak üzere vakfiyelerinin bulunduğu, galle fazlasına ilişkin olarak herbir vakfiyede farklı hükümlerin yer aldığı, Mahkemece; dava konusu vakıflardan galle alan evlat listesi ve dayanakları evrakın Vakıflar Genel Müdürlüğünden, davacıya ait gidebildiği kadar üst soylarını gösterir nüfus kayıtlarının ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilip, yukarıda açıklandığı şekilde galle konusunda her bir vakıf ve vakfiye şartlarının ayrı ayrı olmak üzere uzman bilirkişiye incelettirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, ödeme ve infazda çelişki oluşturabilecek şekilde eksik araştırmaya dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararıyla, dava dilekçesinde davacının vakıf evladı olarak tespit talebinde bulunduğu vakıfların, ... Vakfı sayılmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.03.2017 tarihli ve 2017/890 Esas, 2017/4704 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin yukarıda bahsi geçen bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Davacının, genel adı .. ve .. Vakfı olarak bilinen dava konusu vakıfların vakıf evladı olduğu yolundaki mahkemenin tespitine yönelik bir bozma yapılmamış, sadece her bir vakfın ayrı tüzel kişiliği olduğu, vakfiyelerde galle fazlasının evlada verilmesi ile ilgili olarak ayrı ve özel düzenlemelerin bulunduğu, buna göre galle konusunda vakıflardan galle olan evlat listesi ve dayanakların evrakın ...'nden davacıya ait gidebildiği kadar üst soylarını gösterir nufüs kayıtlarının ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilip her bir vakıf ve vakfiye şartlarının ayrı ayrı olmak üzere uzman bilirkişiye incelettirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmesine rağmen, mahkemece, bozma ilamı dışına çıkılıp, hükme esas alınan bilirkişi ek raporu sonuç kısmının (1) numaralı parağrafı da gözardı edilerek, Diyarbakır'da kurulu 618 numaralı defterin 19. sayfasının 4. sırasında kayıtlı . . .. oğlu .. .. .. müstakil bir vakfiyede yazılı ve 919 H. Tarihli ve aynı defterin 16.sayfasının 5.sırasında kayıtlı Diyarbakır'da köprü yapan namıyla meşhur .. Hoca .. ait gurrei .. 928 H. tarihli vakıfların ... Vakfı sayılmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı ikinci defa bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra bilirkişi raporu alınmış, 31.03.2022 tarihli ve 2022/7479 Esas, 2023/3929 Karar sayılı kararı ile bu defa, davacının üst soyu olan ... vakfedenlerin kız evlat soyundan mı yoksa erkek evlat soyundan mı geldiğinin tespit edilemediği, yine Cemile ile vakfedenler arasında bağ kurulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.06.2023 tarihli ve 2022/7479 Esas, 2023/3929 Karar sayılı kararıyla; "...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kök muris .. ile vakfedenler arasında bağ kurulamadığına, yine .. vakfedenlerin kız mı yoksa erkek evlat soyundan mı geldiklerinin de tespit edilemediğine değinilmiş ise de; Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.1948 tarihli ve 1947/228 Esas, 1948/92 Karar sayılı kararı ile .. ve .. Çocuklarının (.. ve kardeşleri) galle fazlasına müstahak olduklarına karar verildiği, yine dosya kapsamındaki .. Mahkemesinin 25 Temmuz 336 (1920) tarihli ilamı esas alınarak oluşturulan .. .. .. .. ait soybağı çizelgesi ve listesine göre .. ... .. .., .... kızı .., .. oğlu .., .. oğlu .., .. kızı .. altsoyunda (.. oğlu .. kızı .. oğlu .. oğlu davacı ...) bulunduğu, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.1970 tarihli ve 1970/170 Esas, 1070/382 Karar sayılı kararı ile davacının babaannesi .. ve kardeşleri hakkında da vakıf evlatlığına dair verildiği, ... diğer oğlu .. altsoyları .., .. ve diğerleri hakkında Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/12 Esas, 1994/142 Karar sayılı kararı ile verilen galle fazlasına müstehak evlat kararına ilişkin hükmün Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 1994/6267 Esas sayılı dosyası üzerinden onandığı, nitekim Dairemizin 19.12.2022 tarihli ve 2021/2708 Esas, 2022/10329 Karar sayılı ilamı ile davacının kök murisi .. kardeşi .. alt soyu hakkında Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/101 Esas, 2020/177 Karar sayılı kararı ile verilen galle fazlasına müstehak vakıf evladı kararının onandığı, yine ...'nün 24.06.2020 tarihli ve 70398 sayılı yazısı ekindeki evlat listesine göre mahkeme ilamı ile 112 vakıf evladı olduğu da dikkate alındığında vakfedenlerin erkek evlat soyunun münkariz olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmış, bu nedenle evlat kararı alanların kız evlat soyundan geldikleri kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bozma ilamı dışına çıkılarak ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; uyulan bozma ilamı da dikkate alınarak davacının dava konusu edilen genel adı ... Vakfı olarak bilinen dava konusu vakıfların galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun teptine karar vermek olmalıdır." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı üçüncü defa bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi son kararı ile bozma ilamına uyarak davanın kabulüne ve "davacının .. Vakfı'nın galleye müstehak evlatlarından olduğunun tespitine," karar verilmiştir. Davacı vekili ile davalı ... vekili İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararını temyiz etmişlerdir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi nedeni ile davacı lehine vekalet ücreti verilmesi, yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ..Vakıfları olarak adlandırılan vakıfların yönetim olarak eskiden beri bir bütün olarak idare edildiklerini, ancak herbirisinin farklı tüzel kişiliğe sahip olup farklı taşınmazlar ve farklı şartlarla vakfedildiklerini, bu nedenle ... vakıfları olarak bilinen vakıfların galle şartlarının ayrı ayrı ele alınması gerektiğini, ..Vakfiyelerinde "batın şartı" öngörüldüğünü, incelemeye konu davada .. Vakıflarının gallesinden yararlanmakta olan üst batından vakıf evlatları bulunduğundan, davacının vakfiyelerdeki batın tertibine göre galleden yararlanması ihtimalinin bulunmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının mevzuata uygun olduğunu, davacının Vakfın galleye müstehak evladı olması ihtimali bulunmadığını, arz ve izah olunan tüm bu nedenlerle davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini beyan etmektedir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7531 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 449e2c161e05ec5e 37bb7cef78737c25
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6681 E., 2025/3042 K. (16.04.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6681
- Karar No
- 2025/3042
- Karar Tarihi
- 16.04.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1353 E., 2025/3038 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1341 E., 2025/3039 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1279 E., 2025/3040 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1117 E., 2025/3043 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6263 E., 2025/3045 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6264 E., 2025/3046 K. 16.04.2025