8. Hukuk Dairesi 2024/5780 E. , 2025/5746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/88 E., 2024/1017 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/442 E., 2022/245 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... ile davacı ... vekili Avukat ...'nün katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 589 parselin maliki olduğunu, bu taşınmaz ile doğusunda bulunan ... yolu arasında kalan yaklaşık 18.000 m² yüzölçümündeki tapusuz taşınmazı 20 yıldan fazla süredir davacının nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... dava konusu edilen taşınmaz hakkında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve teknik bilirkişilerce düzenlenen 02.02.2021 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 17.785,41 m²lik kısmın tarla vasfı ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığı, kamu hizmetine tahsis edilmediği ve dava tarihinden geriye doğru davacı ve bayiileri tarafından nizasız, fasılasız malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullanıldığı ve davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerinde düzenlenen kazanma şartlarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, İlk Derece Mahkemesince karar vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm tesis edildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, fen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın üzerinden enerji nakil hattı geçirildiği ve pilon bulunduğu belirtilmesine rağmen, enerji nakil hattının ait olduğu kurum tespit edilip, ilgili kamu tüzel kişiliği olarak davaya dahil edilmemiştir. Bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki; bir davada taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken dava şartlarından olup, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davaya konu taşınmazın üzerinden geçirilen enerji nakil hattının ve pilonun hangi kamu tüzel kişiliğine ait olduğu tespit edilip, bu kamu tüzel kişisinin yöntemine uygun şekilde davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, bu yolla taraf teşkili tamamlandıktan sonra dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirmesi halinde delilleri toplanmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre, sair yönlerin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, Yine bozma nedenine göre duruşma ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.